• $9,294
  • €10,7931
  • 527.165
  • 1415.28
29 Aralık 2010 Çarşamba

Twitter ve Facebook zehirli aygıt değil ama...

İtiraf edeyim tuzağa ben de düştüm. Medyada ve İnternet'te çeşitli kaynaklarda çıkan 'Diyanet İşleri Başkanı Facebook ve Twitter'a zehirli aygıtlar dedi' haberine kanıp Twitter, Facebook ve FriendFeed gibi sosyal ağlarda Prof. Dr. Mehmet Görmez'i eleştirdim.

Haberin doğruluğunu teyit etme ihtiyacını ancak gazetede yazmaya gelince ciddi olarak hissettim. Neyse ki gazetecilik reflekslerim devreye girdi, Diyanet İşleri Başkanı'nın sözlerinin aslını araştırma ihtiyacı duydum. Ve Diyanet İşleri Başkanı'nın habere konu olan Diyanet Dergisi'ndeki yazısında Facebook ve Twitter'ın adını dahi anmadığına şahit oldum. Bırakın Facebook'un, Twitter'ın adını anmasını, sosyal ağları ima eden tek bir ifadesi bile yoktu Sayın Görmez'in.

Bir süredir konvansiyonel basın dahil medyada ve akademik çevrelerde sosyal medyanın, klasik medyanın yerini aldığı konusunda konsensüse varan bir görüş oluştu. Gün geçmiyor ki sosyal medyanın klasik medyayı tahtından indirdiğine dair gazetelerde bir köşe yazısı yayınlanmasın, dergilerde tartışılmasın, panellerde konuşulmasın, konferanslara guru niyetine davet edilen sosyal medya temsilcileri ateşli konuşmalar yapmasın.

Oysa medyadaki dönüşüm henüz evrimini tamamlamamış durumda. Sosyal medya adı takılan yayıncılık, yaşanan medya devriminde bir geçiş aşaması sadece. Kullanıcı tarafından yaratılan içeriğin yükselişini temsil eden Web 2.0 döneminin takipçisi olan sosyal medya dönemi, kullanıcının içeriği yaratmakla kalmayıp, okuyuculukta seçiciliği de üstlendiği dönemi temsil ediyor. Yani bir bakıma Web 2.0 kullanıcının muhabirin ve yazarın yerini aldığı evreyse, sosyal medya da kullanıcının editörün yerini aldığı evreyi temsil ediyor.

Ancak vardığımız nokta, medyadaki dönüşümün son aşaması değil. Blogların yükselişiyle gündeme gelen Web 2.0 döneminin en büyük sıkıntısı kullanıcı tarafından yaratılan sonsuz içeriğin güvenilirliğiydi. Evet bloglarda medya profesyonellerini kıskandıracak kalitede içerik de üretiliyordu blogcular tarafından ancak yaratılan toplam içeriğin içinde bu kaliteli içeriğin yüzdesi çok düşük kalıyordu. Üstelik yaratılan bilgi kirliliği içinde kaliteli içeriğin kendisini göstermesi de gitgide zorlaşıyordu.
İşte bu aşamada devreye sosyal medya girdi. Kullanıcıya okuyacağı içeriği, içeriğini takip edeceği kullanıcıları seçme özgürlüğü getiren sosyal medya, bilgi kirliliği içinde kaliteli içeriğin daha kolay ayırt edilip, izlenebilir olmasına olanak sağladı.

Peki sorunlar tamamen bitti mi? Hayır. Çünkü dezenformasyon, sosyal medya çağında bile çok hızlı yayılabiliyor. Sosyal medyanın önemli güçlerinden biri olan enformasyonu hızlı yayma özelliği, dezenformasyonun da hızlı yayılmasına araç oluyor.

Yeni medya, Web 2.0 ve sosyal medyanın ardından yeni bir dalga yaratmak zorunda. Bu dalganın hibritleşme olacağını düşünüyorum. Kullanıcı tarafından yaratılan içeriğin profesyonel gazetecilerin yarattığı içerikle, kullanıcı seçiciliğinin profesyonel editör seçiciliğiyle harmanlanarak yayınlanacağı bir döneme giriyoruz gibi geliyor bana.


Santimini açıklayan çıkmadı

Pazar günkü yazımda yaptığım çağrıya hala cevap gelmedi. 'Herkes bir tutturmuş 24 cm'nin altında lüfer yemeyelim, neslini tüketmeyelim diye. Lüferin soyunun çinekopun mevsiminde avlanması nedeniyle tehlikede olduğunu söyleyen bilimsel bir araştırma bilen varsa söylesin lütfen' diye çağrıda bulunmuş ve böyle bir araştırma sonucu varsa 'Seninki kaç santim' kampanyasının seve seve destekçisi olacağımı söylemiştim.
Hamaset edebiyatından ibaret bir sürü tepki aldım ama kampanyanın kurucuları dahil, kimseden böyle bir araştırma sonucu bilgisi gelmedi. Öte yandan Doç. Kürşat Çağıltay'dan üniversitelerimizde böyle bir araştırma yapılmadığına dair bir mesaj aldım. İstanbul Üniversitesi'nden bu konuyla ilgili uzmanlığına çok güvendiği bir isme sormuş ve 'Seninki kaç santim' kampanyasının bilimsel bir dayanağı olmadığı cevabını almış.
 Yeni Sosyal Medya

 www.twitter.com/yurtsan - www.neonebu.com

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar

Servis minibüsüyle kamyonet çarpıştı: 2 ölü, 11 yaralı