• $9,5244
  • €11,096
  • 546.383
  • 1455.42
26 Aralık 2010 Pazar

Seninki kaç santim diyerek balıklar kurtarılmaz

Herkes bir tutturmuş '24 cm'nin altında lüfer yemeyelim, neslini tüketmeyelim' diye. Peki, hangi bilimsel araştırmaya dayanılarak söyleniyor bu?
Twitter'da, Facebook'ta, Friendfeed'de tüm samimiyetimle sordum: 'Lüferin soyunun çinekopun mevsiminde avlanması nedeniyle tehlikede olduğunu söyleyen bilimsel bir araştırma bilen varsa söylesin lütfen'...
Bir hafta geçti kimseden böyle bir araştırma bilgisi gelmedi. Konuya en yakın olanlar bile sadece kuramdan bahsettiler. Kuramı test edip, kanıtlayan bilimsel araştırma sonuçları gösteremediler.
İşin çarpıcı yanı, 24 cm'nin altında balıkların tüketilmesine karşı çıkan 'Seninki kaç santim' kampanyasının kurucularından Slow Food Türkiye grubunun bile, kampanyalarını dayandırdıkları gerekçeyi bilimsel bir araştırma sonucuyla destekleyememesiydi.
Greenpeace imzalı kampanya sitesinde de yine popülist birkaç slogan dışında, bırakın lüferin soyunun 24 cm'den küçük avlanma yüzünden tükeniyor olmasını, lüferin soyunun tehlikede olduğunu gösteren bir bilimsel araştırmaya dahi tek bir atıf yok.
Peki öyleyse nereden çıkıyor bu patırtı? Temeli araştırılmayan, sorgulanmayan bir iddianın peşine nasıl bu kadar kolay takılabiliyoruz. Popülist söylemlere bu kadar kolay kanmamız, sorgusuz sualsiz içselleştirip kolayca en azılı savunucusu kesilebilmemiz toplum sağlığımız için önemli bir tehdit değil mi?
Tekrar tüm samimiyetimle soruyorum. Lüferin soyunun tehlikede olduğunu, tehlikedeyse nedeninin 24 cm'nin altında lüferlerin avlanması olduğunu gösteren bilimsel araştırma sonuçları var mıdır? Gerçekten varsa tutarlı bir araştırma, kampanyanın en büyük destekçisi olacağım. Ama öyle bilimsel kanıt diye falanca üniversitenin filanca hocasının, akademik unvanının arkasına sığınıp araştırma sonuçlarına dayanmayan hamasi nutuklarını göstermeyin. Varsa bilimsel araştırma sonucu istiyorum. Yoksa üniversitelerimizin bu konuda bir an önce araştırma yapmalarını.
Konu ciddi. Öyle elinde cetvelle balık hali basmakla çözülecek bir konu değil.
SlowFood_FSD Lüferin soyunun tükenmekte olduğunu İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi söylüyor, Tarım Bakanlığı bürokratları da hak veriyorlar. Zira hale giren balık sayısından belli diyorlar, muazzam bir düşüş var.
yurtsan Bu genel bir kanı oluştuğunu gösterir sadece. Bilimsel dayanak değildir. Zamanında herkes dünyanın düz olduğunda da birleşiyordu. Herkes öyle düşünüyor diye dünya düz olmadı.
SlowFood_FSD Sana yeterli kanıt olmayabilir, diyecek lafımız olmaz. 'Stok verileri' diye tutturabilirsin ve gerek bakanlık ve gerekse de akademisyenler sınıfta kalabilirler. Zira hayır, maalesef seni tatmin edecek çeşitlilikte veri yok kimsede. Ama zekana haksızlık etme, kıyasla: Bebek'te kaldırımların lüferle dolduğu yıllar çok geride kalmadı, hepi topu 30 yıl. Kofana görmeyeli ne kadar oldu? Dön bir sor kendine! Ve hürmet etsem de 'bilimsellik' talebine, vicdanının sesini dinle, az mukayyet ol kendine: Çinekop yeme!
yurtsan Vicdan meselesi değil bu. Bilimsel kanıt olunca vicdan da çalışır. Vicdanı beyin çalıştırır. 30 yıl önce balıkçıların birkaç leğen içinde sattığı balık sayısıyla, bugün binlerce süpermarketin balık reyonunda satılan balık sayısını karşılaştırmak da pek bilimsel değil ayrıca.
kibelee 'Bir soyun ya da türün tükenmesi için belirli çevresel faktörler ile doğal zararlıların baskınlıklarının önem kazanması veya yitirilmiş olması gerekir. Besin zincirinde ne kadar önemli de olsa tek bir halkanın dengeyi tamamen bozacağı kanısına varamayız. Böyle bir iddiamız var ise kesin kanıtlar sunabilecek konumda olmalıyız.' Zoolojide uzmanlığını yapan bir arkadaşımın fikri.

Yeni Sosyal Medya
www.twitter.com/yurtsan -
www.neonebu.com

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu