• $7,6864
  • €9,1251
  • 416.906
  • 1529.44
22 Haziran 2011 Çarşamba

Google Schmidt Gül'ü neden öptü -1-

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Bayram değil seyran değil, Google Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ü neden öptü? Schmidt, Türkiye'ye kapalı kapılar ardında yapılacak bir anlaşma arayışı için mi geldi? Helalleşme sırası Google'da mı?
Aklıma takılan bu soruların nedeni Google'ın en önemli tepe isimlerinden Schmidt'in, Cumhurbaşkanı Gül ile buluşmak için pazartesi günü İstanbul'a gelmesi.  Schmidt, dün gerçekleşmesi planlanan toplantıdan bir gün önce Google tarafından seçilen çok az sayıda medya mensubuyla bir araya geldi. Ancak medyada çıkan haber ve yazılardan Schmidt'in ziyaretinin nedenini anlamak mümkün değil.
Google'ın misafir ettiği gazetecilerin hepsi çok deneyimli, işinin ehli isimler. Ziyaretin nedenini sormuşlar tabii. Ancak İnternet dünyasına yakın isimler olmadıkları için fazla üzerine gidememişler, verilen kaçamak cevaplarla yetinmek zorunda kalmışlar. Zaten sanırım Google da, İnternet dünyasını yakından takip eden gazeteci ve yazarları bilerek çağırmamış buluşmaya. Zira Schmidt'in ziyaret nedeniyle ilgili verdiği kaçamak cevaplar bu kanıyı güçlendirecek kadar komik.
Schmidt, 'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 'İnternet'te yasak olmaz' diyeceğim', diyerek açıklamış ziyaret nedenini. Onca yolu Gül'e sansür nasihati vermek için gelmiş, anlayacağınız. Abdullah Gül de, Eric Schmidt'i sansür nasihatlerini dinlemek için mi kabul etmiş oluyor yani bu durumda?
Hadi inandık diyelim ama İnternet konusunda dünyadaki trendlere ve Türkiye'deki duruma yakından bakınca ziyaretin asıl nedenlerini aramadan edemiyor insan.
Google'ın Schmidt'le olan medya buluşmasında gündeme getirilmesinden çekindiği konular ne olabilir? Dünyadaki ve Türkiye'deki duruma kısaca bir bakalım.
İnternet dünyasında Google için şu anda iki önemli tehdit var. Birincisi Facebook, ikincisi ise mobil İnternet. Hızla büyüyen ve arama ve mesajlaşma gibi Google'ın en stratejik alanları dahil İnternet'teki tüm servisleri kendi bünyesinde toplamaya çalışan Facebook, Google için ciddi bir tehdit. İkinci ve daha ciddi tehdit ise İnternet'in mobilleşme sürecinin getirdiği belirsizlikten kaynaklanıyor. Mobil İnternet hızla gelişmekte olan ve henüz oturmamış bir alan. Mobil İnternet'te güçler dengesi yeni yeni şekilleniyor. Teknoloji devlerinin hepsi bu alanın hakim oyuncuları olabilmek için büyük bir savaş veriyor.
Apple, iPhone ve iPad ile bu alanda büyük bir çıkış yaptı ve avantaj yakaladı. Ancak kendi içine kapalı bir ekosistemi benimseyerek, yakaladığı avantajı iyi kullanamadı. Apple'ın güçlü çıkışına en hızlı cevap Google'dan geldi. Dileyen her mobil cihaz markasının kullanımına açık Android işletim sistemiyle, Apple'ın kapalı sisteminin karşısına dikildi. Sıkıntılı ve sorunlu bir girişin ardından, açık bir platform olmanın avantajıyla Android hızla gelişti ve geçtiğimiz aylarda Android'li cihaz satışları Apple mobil cihaz satışlarını geçti.
Mobil cihazlardaki bu platform savaşı henüz bitmedi. Yakında üçüncü bir güçlü ittifak daha giriyor savaşa; Microsoft-Nokia ittifakı. Microsoft'un geliştirmekte geciktiği ancak bu gecikmeyi çok güçlü bir işletim sistemi geliştirmekte kullandığı Windows 8 platformu da savaşa girmek üzere.
Kısacası Google'ın bu ani Türkiye ilgisinin altından Android'le ilgili bir konunun çıkma olasılığı çok yüksek. Google ile Türk hükümeti arasında daha düne kadar süren ateşli kavganın sonunda sulh çubukları, Android için yakılacak gibi görünüyor.
Peki Google tam olarak neyin peşinde? Türkiye'de, Schmidt'in iştahını kabartan ne var? Pazar günkü yazımda bugün bahsettiğim dünya konjonktürünü Türkiye'deki durumla üst üste koyup, Schmidt'i ayağımıza getiren nedenle ilgili analitik tahminimi paylaşacağım.

<p>Samsun'daki rezaletin ardından bir haber de Ankara'nın Mamak ilçesinden geldi. Bir kadın, tartışt

Eşini sokak ortasında dövdü

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi