• $7,4162
  • €8,9957
  • 445.788
  • 1569.35
25 Nisan 2012 Çarşamba

Facebook 'beğen'leriyle övünme saçmalığı

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

AKŞAM'ın yenilenen ve her sayısı kendini özleten Pazar ekinde bu hafta bir haber vardı. AKŞAM hafta sonu eklerinin Nilay Örnek ve ekibinin eseri fark yaratan içeriği ve konu renkliliğine biraz aykırı kaçacak haberdi. 'Şirketlerin Twitter'da takipçi satın almasını' konu edinen yazıda çok takipçisi olan bazı isimlerin bu durumlarını reklam aracına çevirip, para kazanmalarına da değiniyordu.
Konu ilginç olmasına ilginçti ama bir süre önce kaleme alınmıştı. Sosyal medyanın pazarlama aracı olarak kullanılmasıyla ilgili genel sorunların bir parçası olarak işlense daha iyi olurdu.
Sosyal medyanın pazarlama amaçlı kullanımının biraz daha eskilere dayandığı ABD'de bu pazarlama biçiminin çok iyi kullanım örneklerini görmek mümkün ancak Türkiye'de şirketler sosyal medyaya hala düşük bütçeli bir pazarlama aracı gözüyle bakıyorlar. Başarı ölçütü olarak ise Twitter'da takipçi sayısını, Facebook'ta 'beğen' sayısını, YouTube'da ise seyredilme sayısını kullanıyorlar.
Konvansiyonel medya çağından kalma alışkanlıklarından hala sıyrılamamış olmalarının bir sonucu bu. Tıpkı 'banner' ilanlarının gösterim sayısına bel bağlamak gibi, dijital medyanın gerçeklerini kavramaktan fersah fersah uzak bir yaklaşım.
Twitter takipçi sayısının pazarlama açısından başarı ölçütü olmadığı gibi Facebook 'beğen' sayılarının da markalar için övünülecek bir ölçüt olmadığını bu köşede ve Digital Age Dergisi'nde birkaç kez yazmıştım. Bu savım şimdi bir araştırma sonucuyla da kanıtlandı, bilimsel dayanak kazandı.
Markaların sosyal medya kampanyalarında Facebook'ta aldıkları beğen sayısını başarı ölçütü olarak almalarının anlamsız olduğu ortaya çıktı. Appalachian Eyalet Üniversitesi, İletişim ve Sosyal Medya Bölümü tarafından yapılan araştırmada Facebook kullanıcılarının yüzde 75'inin önlerine gelen sayfayı beğendiklerini ama sonra çok az ziyaret ettiklerini gösterdi.
Araştırmaya göre bir şirket ya da marka sayfasını beğenen kullanıcıların yüzde 70'i o sayfayı sonradan ya çok ender ziyaret ediyorlar ya da genellikle hiç etmiyorlar (Bknz.: http://onkapak.com/yurtsan :)
Nilay Örnek'in geçen hafta yayınlanan yazısında verdiği bir bilgi de bu sonuçlarla birlikte değerlendirildiğinde iyice anlam kazanıyor. Nilay Örnek yazısında, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatoş Karahasan'ın verdiği bilgiyi aktarıyordu; 'Facebook'taki 'like'lar oksitosin -özellikle kadınları etkileyen bir tür mutluluk hormonu- salgılatıyor'.
Peki başarılı bir sosyal medya iletişimi nasıl yapılmalı? Bu konuya da bir sonraki yazımda değineceğim.
Peki sen kablolu çağı biliyor musun?
Twitter'da @mesutkarakas sormuş, 'Facebook 900 milyona ulaştı, 1 Mayıs söylemleri 60'larda kaldı. 'Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya'yı 25'li biri nasıl yorumlasın?'
Cevabını Orson Welles vermişti ama gençlerin çoğu habersizdir büyük olasılık. 'I know what it is to be young / But you don't know what it is to be old (Genç olmanın ne demek olduğunu ben biliyorum / Ama sen yaşlı olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun)'.
Cumartesi akşamı Hıdır Geviş'in aHBR'de  yayınlanan 'Benim adım Hıdır' programında 'kablosuz kuşak'ı tartışmıştık. Soru o program sırasında da gelseydi keşke. 'Kablosuz kuşak'ın ateşli bir savunucusuyum, programda da savundum ama madalyonun öbür yüzüne de her zaman bakmak lazım.
------------
Yeni Sosyal Medya twitter.com/yurtsan
- friendfeed.com/yurtsan - neonebu.com

<p>Son yıllarda, teknoloji ile ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu kavramlar arasında büyük veri (big da

WhatsApp'la kayıp giden 'Prozodimiz'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bakan Kasapoğlu, Samsun'da kano durgunsu parkuru inşaatında inceleme yaptı

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı