• $7,3607
  • €8,9527
  • 436.697
  • 1536.11
29 Eylül 2010 Çarşamba

Çılgın İstanbul projesini açıklıyorum

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Ama önce onun kadar önemli bir konu: İnternet sansürü... Sansürlenen binlerce sitenin sembolü haline gelen YouTube sansürü ikinci yılını tamamlayalı aylar geçmişken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, ABD'de yaptığı açıklama kafaları karıştırdı.

 

Columbia Üniversitesi'nde yapılan Dünya Liderler Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de aralarında YouTube'un da bulunduğu sitelere yapılan erişim engellemesinin sansürle ilgili olmadığını söyleyerek, "Bu bizim vergi kanunlarımızın yetersizliğinden kaynaklanıyor" dedi.

 

Cumhurbaşkanı'nın bu iddiasındaki temelsizlik bana epey tanıdık geldi. Cumhurbaşkanı Gül, aynı konuşmasının içinde Twitter'da açtığı hesabın gördüğü ilgiden de hoşnut olduğunu belirtmiş ve Twitter'da kendisine gönderilen mesajların, okuduğu basın raporlarından daha değerli olduğunu söylemiş olduğundan, aklıma üşüşen soruları Twitter'dan yönelttim.

 

yurtsan Sayın Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'de hangi site vergi nedeniyle kapatıldı ki, “sansür yok vergi sorunu var” açıklaması yaptınız? Sizi kim yanlış bilgilendirdi?

 

yurtsan İnternet sansürü konusunda sizi yanlış bilgilendirenlerden hesap soracak mısınız?

 

yurtsan Yoksa, vergi borcu olduğuna inanılan şirketlerle bir çeşit gayrimeşru hesaplaşma aracı mı İnternet sansürü Türkiye devleti için?

 

O gece bir cevap gelir diye ekran başında sabahladım. Ertesi gün de erkenden kalkıp hemen Twitter'ın başına koştum... Cevap yok... Tam ümidimi kesecektim ki Cumhurbaşkanı Gül yurda döndü ve kendisine yöneltilen bir soruya cevaben uçaktan iner inmez şöyle dedi: "Dünden beri yoldayız. Bugünkü gelişmelerden bir haberim yok"...

 

Cumhurbaşkanı'nın Twitter mesajlarıyla yönelttiğim sorulara Twitter'dan cevap vermemiş olmasındaki muamma da böylece dağıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı ABD'den Türkiye'ye uçarken on saattir havadaydı ve dünya ile irtibatı kesilmişti.

 

Kim bilir belki de, uzun boyuyla araları dar ekonomi koltuklarında bacakları uyuşmuş bile olabilirdi. Cep telefonunu kullanamadığı, İnternet'e erişemediği 10 saat boyunca koltuk arkasındaki minik ekrandan acaba hangi filmi seyretmeyi tercih etmişti?

 

Akşam yemeği servisi için "Yemekte ne tercih ederdiniz? Tavuk mu makarna mı?" diye soran hostese acaba ne cevap vermişti?

 

Tuvalet kuyruğunda beklerken, pilotun "Bulunduğumuz irtifadaki kötü hava koşulları nedeniyle, lütfen koltuklarınıza dönünüz ve kemerlerinizi bağlayınız" anonsu üzerine ne düşünmüştü?

 

Uçak piste teker koyduktan sonra cep telefonunu açınca, hostes yanına yaklaşıp, “Lütfen cep telefonunuzu havalimanına ayak basıncaya kadar kapalı tutunuz" diye azarlamış mıydı?

 

Bütün bunları bilmiyorum tabii ama kendisi de söylediği için bildiğim, o saatler süren yol boyunca dünya ile irtibatının kesik olmasıydı.

 

Nitekim ertesi gün her şey normale döndü. Cumhurbaşkanı Gül'ün danışmanlarından, işinin ehli olanları devreye girmiş ve kendisini doğru bilgilerle donatmış olacaklar ki, Twitter'daki sorularımın bir bakıma cevabı geldi, Gül'ün İnternet konusundaki söylemi normalleşti. İnternet sansürüne karşı eskiden beri takındığı ve takdir ettiğim duruşuna geri döndü. Ve her kelimesine katıldığım şu demeci verdi:

 

"Daha fazla özgürlüğün iyi bir şey olduğuna inanmalı ve ikna olmalıyız. Daha fazla özgürlüğün ülkeye zarar vereceğine inanmak naifliktir.

 

Mahkemelerimizde karar veren yargıçlarımızı suçlamak biraz kolaycılık oldu. Ama yargıçlara yol gösteren yasaları hazırlayan yasa yapıcılarımız 'YouTube' sitesini yasaklarken (yasaklanmasına yol açacak yasaları yaparken), bu sitelerin ve benzerlerinin yasak olduğu ülkelerin kimler olduğu ve hangi ülkelerin arasına koyduklarının farkında mı?"

 

Umarım bu yerinde çağrı iktidarda da, yasamada da gerekli yankıyı bir an önce bulur ve Türkiye'yi bilgi çağının uzağındaki ülkelerden biri olmaktan kurtarırız.

 

Ayasofya ibadete açılsın

 

İşte Hıncal Uluç farkı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın telefonda kendisine bahsettiği çılgın İstanbul planını yazdı, günlerdir herkes bunu konuşuyor. Medya, Uluç'a göre sadece Türkiye'de değil dünyada olay olacak bu çılgın projenin ne olabileceği üzerine tahmin yarışı yapıyor.

 

Ancak tahminlere bakınca aralarında İstanbul'a yakışacak bir çılgınlık yok. Oysa sevgili Uluç'un çıtlattıklarından anladığım, Başbakan'ın projesinin İstanbul'a yakışacak bir çılgınlık olduğu.

 

Başbakan'ın çılgın projesi bu mudur bilemeyeceğim ama İstanbul'a yakışacak bir çılgın proje fikrini yazayım. Önce cami sonra müzeye dönüştürülen Ayasofya Kilisesi'ni ibadete açmak. Hem de öyle böyle değil. Hem Hristiyan hem Müslüman ibadetine açmak.

 

Nasıl ama, çılgın proje diye buna denmez mi? Hem Türkiye'de hem dünyada günlerce konuşulur. İstanbul dünyanın dinlerinin buluştuğu, kültürlerarası hoşgörünün tartışmasız ve değişmez başkenti olur.

 

------------------------

 

Yeni Sosyal Medya

 www.twitter.com/yurtsan - www.neonebu.com 

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Başkan Erdoğan, Sosyal Atama Töreni'nde konuşma yaptı