• $7,4234
  • €9,0356
  • 439.755
  • 1528.21
05 Eylül 2010 Pazar

Ah biz eşekler, 1958'den günümüze

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Bazı yazılar vardır yazıldıkları zamanın ötesindedirler. Yazıldıklarından yıllar sonra bile ne zaman okunurlarsa okunsunlar aynı tadı verirler.
Aziz Nesin'in 1958'de yazdığı Ah Biz Eşekler isimli hikayesi de bunlardan biridir. İlk kez lise yıllarımda, 12 Eylül döneminde okumuştum ve sanki o yıllarda, o yılların ahval ve şeraiti için yazılmış gibiydi. Daha sonra Turgut Özal döneminde, Hacı-Bacı iktidarında tekrar tekrar okudum ve her seferinde sanki yeni yazılmış gibi geldi hikaye.
Hiç boşuna uğraşmaya gerek yok. İkinci 12 Eylül sonrasının durumunu anlatmak için de Aziz Nesin'in hikayesinden iyisini yazmak mümkün değil. Bu referandum sürecinde toplum tam ortasından öylesine ikiye bölündü ki, referandum sonucu ister Evet ister Hayır çıkacak olsun, kaybettiğine inanacak taraf Nesin'in hikayesindeki tutumu karşısında gördüğü kitleye atfedecektir. Üzücü olan da toplumsal mutabakatın simgesi olan anayasa yapmakta, böylesi büyük bir toplumsal kamplaşmanın içine itilmemiz.
Hani bazı karikatürler vardır, altlarında "yazısız" yazar. Anglosakson ülkelerdeki orijinali "no comment"tir. Yani "yorumsuz". Ne evetçiler ne hayırcılar hedefim. Dediğim gibi referandum sonucu nasıl çıkacak olursa, ona göre farklı okunabilir bu hikaye. Özetleyerek aktarıyorum sadece. Yorumsuz!..
"Ah biz eşekler.. Ah biz eşekler.. Biz eşek milleti de eskiden siz insan milleti gibi konuşurmuşuz. (...) Nasıl olup da o zengin eşekçe ölmüş, bir ölü dil olmuş, sonra biz eşekler anırmaya başlamışız; bunu merak etmiyor musunuz? Merak ediyorsanız anlatayım. (...)
Bir gün, bu eski kuşaktan yaşlı eşek, kırlarda tek başına otlamaktaymış. Hem otlar, hem eşekçe türküler söylermiş. Bir ara burnuna bir koku gelmiş ama güzel bir koku değil, kurt kokusu.
Eski kuşaktan eşek, burnunu yukarı dikip, havayı derin derin koklamış. Hava, keskin keskin kurt kokuyormuş.
- Yok canım, kurt değildir, diye avunup otlamaya başlamış. Kurdun kokusu gittikçe artıyormuş. Belli ki kurt yaklaşıyor. Kurt yaklaşıyor demek, ölüm geliyor demek...
Eski kuşaktan eşek,
- Kurt değildir, kurt değildir... diye kendini avutmuş(...)
- Biliyorum, bu gelen kurt değil. Evet kurt değil ama ben şuradan azıcık uzaklaşsam kötü olmaz, demiş. Başlamış yürümeye. Başını geri çevirip bakmış, kurt sırıtarak, ağzının suları akarak arkasından geliyor. Eski kuşaktan eşek yakarmaya başlamış:
- Ulu Tanrım, bu gelen kurt bile olsa, kurt olmasın ne olur. Kurt değil canım, ben de boşu boşuna korkuyorum (...)
- Ah, ben de ne budalayım, diyormuş. Yaban kedisini kurt sanıp kaçıyorum. Hayır, kurt değil...
Ayaklarının var gücüyle kaçıyor, bir yandan da içinden şöyle geçiyormuş:
- Kurtsa da kurt değildir. İnşallah değildir. Yok canım, ne diye kurt olsun...
Başını çevirip arkasına bakmış, kurdun gözleri ışıl ışıl yanıyor. Eşek dörtnala kaçar, hem de,
- Vallahi de kurt değil, billahi de kurt değil. Allah belamı versin ki kurt değil, diye söylenirmiş (...)
Azgın, aç kurt keskin dişleri ile eşeğin sağrısını ısırmış, budundan büyük bir parça koparmış. Can acısıyla yere yıkılan eşeğin birden dili tutulmuş. Bildiği eşekçeyi, korkudan unutmuş. Kurt, boynuna, gerdanına saldırmış. Eşeğin her yanından kanlar fışkırmaya başlamış. İşte ancak o zaman eşek,
- Aaa kurtmuş. Aaa o imiş. Aaa, o imiş! diye bağırmaya başlamış. Kurt onu parçalar, o da dili tutulduğundan, yalnız:
- Aaa, o imiş. Aaa, oo-ii. Aaa-iii. Aaa·iii! diye bağırır, inlermiş. (...)
İşte o günden sonra, biz eşek milleti, konuşmasını, söylemesini unutmuşuz, her duygumuzu, her düşüncemizi, anırtı ile anlatmaya başlamışız. O eski kuşaktan eşek, tehlike kuyruk altına girinceye dek kendini avutup, kandırmamış ol­saydı, bizler de konuşmasını bilecektik.
Ah biz eşekler, ah biz eşek milleti: Aaaa-i, aaa-iiii"...
Brokoli çok da lezzetlidir
Sağlıklı yaşam gurusu Mehmet Öz'ün bağırsağında kanser şüphesi doğuran bir kitle bulundu diye zil takıp oynayacaklar çıktı neredeyse.
Adam kanser olma riskinizi düşürmek, kalp krizinden korunmak için şunu yiyin, bunu yemeyin diyor ya sanki kendisinin ölümsüz olması gerek bunları söyleyebilmesi için.
Tıp henüz insanları kanserden, kalp krizinden yüzde yüz koruyacak bir yöntem bulmuş değil. Ancak bilim, beslenme ve yaşam stilinin sağlık üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. Bilimsel araştırmalar bazı besinleri tüketmenin kanserden ve kalp hastalıklarından koruyucu etkisi olduğunu gösteriyor. Bilimin sonuçlarını sağlıklı yaşam tavsiyeleri olarak sunuyor olması ne Mehmet Öz'ü ne de bir başka doktoru kansere, kalp krizine ya da başka herhangi bir hastalığa bağışıklı kılar.
Ve sevgili Rahşan Gülşan, Mehmet Öz'ün brokoliye taktığı filan da yok. Ayrıca doğru pişirildiğinde brokoli çok lezzetlidir de.
------------------------

Yeni Sosyal Medya

 twitter.com/yurtsan - friendfeed.com/yurtsan - neonebu.com 

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor