• $ 5,8963
  • € 6,5387
  • 294.468
  • 121475
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yeniden Diriliş…

7 Ağustos’ta Yenikapı’da tek sesle, tek nefesle yeniden dirilişin, yeniden Çanakkale’nin, yeniden milli mücadelenin, yeniden Kuva-yi Milliye’ nin ruhu, inancı, direnci toplandı. İstiklal bağımlısı, ülke sevdalısı milyonlar Yenikapı’dan tüm dünyaya gür sesiyle, kocaman yüreğiyle; “Türkiye Türkiye’den yönetilecek” diyerek son noktayı koydu.

15 Temmuz gecesi ne yaşadığını, niçin yaşadığını ve nasıl yaşadığını çok iyi kavrayan milyonlar, istikrarına, istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. 240 İstiklal ve demokrasi şehidinin, gözünün arkada kalmaması için 15 Temmuz gecesinden itibaren istiklal ve demokrasi nöbetini Yenikapı buluşmasıyla taçlandırdı.

Yenikapı’dan yükselen ses, FETÖ’ nün küresel efendilerine; “bizi bölemezsiniz, bizi ayrıştıramazsınız, bizi Suriye, Irak yapamazsınız, biz biriz ve hep beraber Türkiye’yiz” mesajını verdi.

Küresel baronların çıkarları uğruna tarih boyunca Ortadoğu hep şiddetin, çatışmanın ve savaşların coğrafyası oldu. Osmanlı sonrası bölgeye bırakılan miras; etnik ve mezhepsel farklılıkların kalıcı çelişkilere dönüştürülmesi ve yeri geldiğinde çatışmanın, düşmanlaşmanın unsurları olarak kullanılması esasına göreydi. Her şey bu esas çerçevesinde yapılandırıldı. Buna göre yapay sınırlar çizilmiş, yapay devletler üretilmiş ve başlarına kukla yönetimler, baskıcı rejimler getirilmiştir. Bu kukla rejimler eliyle küresel baronlar her şeye hükmetmiş ve çıkarlarının yörüngesinde bölgenin siyasi atmosferini belirlemiştir. Sonuçta milyonlar mağdur edilmiş, zalimlerin hükümranlığında mazlum milletler umutsuz, yılgın ve çaresiz bırakılmıştır.

Mazlum milletler hep bir umut ve çare aramıştır. Biryandan terörle terbiye edilmeye, bir yandan çeşitli maşa yapılarla denetim altında tutulmaya çalışılmıştır. Hak hukuk ve adalet temelinden yoksun bırakılmış, güçlülerin çıkarlarına hizmet etmenin dışında varlığından yararlanılamayan başta Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kurumlar bugüne değin mazlum milletler için umut kırıcı, özgüven zedeleyici olmaktan öteye gidememişlerdir.

Uzunca bir süreden sonra tüm mazlumlar için bir umut doğmuş, yeniden özgüven kazanmaları için bir nefes kulvarı yapılanmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yapılanan bu kulvar, mazlumların sesi, umudu ve nefesi olmaya başlamış ama sömürgeci küresel baronları ürkütmüştür.

Zengin ve bereketli toprakların gelecekteki yoksul çocukları olarak yaşamak istemeyen tüm mazlumlar bugün ayaktadır. Son kale Türkiye’nin düşmemesi için ayaktadır. 15 Temmuz gecesi bir cep telefonunun küçücük ekranından kocaman yürekli bir ses duyulduğunda bu ses sadece Türkiye’ye değil tüm mazlumlar coğrafyasına nefes oldu, güç oldu. Geniş halk kitleleri inandığı, güvendiği lideriyle bütünleşirse tunç olur, güç olur, millet olur. Lideriyle bütünleşen bu millet tarih yazdı. Dilinden demokrasiyi düşürmeyenlere, gelişmiş ülkeler sınıfında görülenlere demokrasinin ne olduğunun dersini verdi. Sömürgeci küresel baronların yönetemedikleri liderleri; “diktatör”, yönetemedikleri ülkeleri ise; “istikrarsız, demokrasi dışı” olarak karalama oyununu, suçüstü yaparak bozdu.15 Temmuz gecesini ve sonrasını; iradesine, hukukuna, demokrasisine, topraklarına, namusuna, inancına, kültürüne, değerlerine sahip çıkarak sadece Türk siyasi tarihine değil dünya siyasi tarihine, insanlık tarihine, demokrasi tarihine altın harflerle işledi.

Tüm yaşadıklarımız hepimiz için bir milat. Yeniden dirilişinin miladı. Yeniden yapılanmanın yeniden şahlanışın miladı. Devlet- millet bütünleşmesiyle yeni bir güç yapılanmasının miladı. Şimdi tüm yaraları sarararak, FETÖ ihanet şebekesinin bilinen ve gizlenen, maskeli tüm unsurlarını adalete teslim ederek, son derece ciddi, titiz ve müsamahasız bir virüs temizliği yapmak gerekiyor.

Öte yandan Türkiye’nin 2023,2053 ve 2071 stratejik hedeflerine yönelik yolumuza devam etmek ve yılmadan, usanmadan kararlılıkla geleceğin küresel gücü olmamız gerekiyor.

Siyasi tarih esasen büyük güçlerin yükselişi ve düşüşünün tarihidir. Bugünde bu fazın içindeyiz. Bu faz, bu evre; yeni güçlerin yükselişini, güç sahnesine çıkışını içeriyor. Yenikapı’dan yükselen milyonların sesi bu kutlu sabahı, yeniden dirilişi müjdeliyor…

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan´ın açıklamaları şöyle:</p>

<p><strong>REJİM ATEŞKESE UYMUYOR</stro

Başkan Erdoğan´dan Ekrem İmamoğlu´nun Mektubuyla İlgili Açıklama

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!