• $8,4726
  • €10,0611
  • 493.47
  • 1413.8
21 Aralık 2017 Perşembe

Yoksa Türkiye büyümüyor mu?

Üçüncü çeyrekteki büyüme oranıyla Türkiye’nin dünya ekonomileri arasında en yüksek büyüme oranına sahip ülke olmasının arkasından yapılan tartışmalara bakılırsa sanki Türkiye büyümemiş küçülmüştür. Bazıları bu büyüme nerede biz göremiyoruz derken bazılarının da böyle bir büyüme aslında yok rakamlar hormonlu dediği görüldü; daha ilginç yorumlar ise medya ve siyaset çevresinden geldi. Birisi büyüme olduysa bu neden sokaktaki insanın cebine yansımıyor derken bir başkası pazardaki Fatma teyze bunu neden hissetmiyor diye eleştirdi. Bir ülkenin ekonomisinde yaklaşık otuz çeyrektir üst üste büyüme devam ederken bundan memnun olmayıp, neredeyse ekonomi büyümüyor aksine küçülüyor demekten mutlu olacakları anlaşılan bu zihniyetin ekonomi bildiği söylenebilir mi?

Elbette bu tür soruları soranlar arasında büyüme nedir, kalkınma nedir, büyüme rakamları nasıl hesaplanır gibi soruların cevabını bilmeyenler olabilir fakat iyi kötü bunları bildikleri halde yine de soranların durumunu nasıl açıklamak gerekir? İşin daha ilginci Türkiye’nin ekonomik büyümesinin son büyük ekonomik krizden sonra sürdüğünü görmelerine rağmen yani istikrar içinde devam ettiği ortadayken kalkıp ‘tamam ekonomi büyüdü de bu sürdürülebilir mi?’ diye soranlara ise bayılıyorum.

Büyüme nedir?

Şunu hemen belirtelim ki büyüme rakamları dönemsel olarak (aylık, çeyreklik, altı aylık veya yıllık) olarak hesaplanan rakamlardır. Bu oranlar hesaplanırken bir önceki dönemde aynı ay veya aynı çeyrekteki rakamlar baz alınarak durumdaki değişim belirlenmektedir. Dolayısıyla bu aralıklarda belirlenen büyümenin Ayşe veya Fatma teyzenin cebine girmesinden bahsetmek zaten konu dışıdır. Dahası yıllık milli gelirin (söz gelimi 860 miyar doların) yılsonu itibarıyla seksen milyona paylaştırılması zaten söz konusu değildir; burada bahsedilen yıllık mal ve hizmet üretiminin parasal ifadesidir veya bundaki oransal değişimdir.

“Bunların topluma yansıması olmaz mı? Elbette olur, bunu ‘refah etkisi’ olarak toplum belli düzeylerde hissedecektir; yapılan yatırımlar, istihdam, sosyal servislerin miktarının ve kalitesinin artışı gibi. Ülkenin artan hastane sayısı, doktor başına düşen hasta sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, artan okul sayısı, yapılan kara yolları, demir yolları, üniversiteler, sosyal yardım ve hizmetlerden mahalli idarelerin yaptığı faaliyetlerin finansmanından gündelik hayatta tüketim imkânlarının artmasına kadar birçok husus hep bu refah etkisinin yansımalarıdır.”

Ekonominin üçüncü çeyrekte yaşadığı büyüme verileri açıklanmışken, tam da bundan rahatsız olanlar memnuniyetsizliklerini sergilerken ekonomiden yeni haberlerin gelmesi sanırım onlar için iyice moral bozucu olmuştur. İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranı % 80’e yaklaşırken (% 79.8) sanayideki üretim artışının da ekim ayında % 7.3 olarak gerçekleşmiş oldu.

Büyümenin kaynağı

Ortadaki gerçek; Türkiye’nin büyümesidir ve kim ne derse, nasıl karalamaya kalkarsa kalksın bunun üstünün örtülmesinin mümkün olmadığıdır. “Bu büyümenin devam edip etmeyeceği yani sürdürülebilir olup olmadığı hususunda verilecek cevabın göstergesi ise büyümenin dayandığı kaynaklardadır. Bunların başında büyümenin sanayi eksenli olması gelir ki bunun da sermaye malı üretimi (%13,5) ve ara malı üretimine ( % 6,4) dayanmış önemlidir. İmalat sanayiindeki artış oranının % 7,7 olması ise büyümenin sağlam temellerde devam ettiğinin ve bu eğiliminin süreceğini göstermektedir.” Bu göstergelerin işaret ettiği bir diğer önemli gelişme eğilimi de ihracat içinde sanayinin payının artması ve büyümedeki ihracat etkisidir.

Türk ekonomisi büyümesini sürdürecektir derken karşı karşıya bulunduğu sorunların aşılması bir başka ifadeyle büyümesini daha ileri bir aşamaya taşınması için elbette yapması gerekenler vardır. Bunların başında gelen reformların yapısal adını alacak bir düzeyde olması ise ayrı bir konudur.

<p class='MsoNormal'>Türkiye'nin birçok bölgesinde devam eden orman yangınlarına  müdahaleler devam

Müge Anlı'dan evleri yanan köy halkına ziyaret

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor