• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
24 Mayıs 2017 Çarşamba

Tarih yapmak ve tarihin kitabını yazmak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genel olarak eğitim sistemimize ve özellikle tarih eğitimine dönük eleştirileri bazı çevrelerde tartışmaya sebep oldu. Mevcut tarih yazımının oldukça sorunlu olduğunu bilmeyen yoktur. Yine de her devirde büyük tarihçilerimiz olmuştur. İmparatorluk döneminde olduğu kadar Cumhuriyetle başlayan bugüne uzanan dönemde de önemli tarihçiler yetişmiştir. Sadece Halil İnalcık değil, Fuat Köprülü, Osman Turan, Zeki Velidi Togan, Mükrimin Halil Yinanç gibi sadece Osmanlı çağlarını yazmakla sınırlı kalmayan Türklerin umumi tarihi ve Selçuklu dönemlerini çalışan önemli tarihçilerimiz vardır.

Tarihçiliğimizde bir başka boyut ise Ömer Lütfi Barkan Bey’in başlattığı ve günümüzde Mehmet Genç Hocamızın sürdürdüğü önemli çizgidir. Tarihi olayları kurumsal yapı düzeyinde incelemek, iktisadi ve toplumsal düzeyde analiz etmeyi esas alan bu yaklaşım çağdaş tarihçiliğimizin takip etmesi gereken yöntemi de ortaya koymaktadır.

Yönteme evet

Bizim tarihçiliğimizde sadece ülke düzeyinde değil dünya çapında tarihçilerin yetişmesi tesadüf değildir. Tarih her şeyden önce metodoloji meselesidir. ‘Tarihte Usul’ yazarı Zeki Velidi Bey ‘tarihi hadiselerin arkasına gizlenmiş tarihi kanunları tebarüz ettirmek cihetine’ dönük yaklaşımları önemli bulur. Cevdet Paşa modern tarihçiliğimizin mimarlarından biridir. Bu arada Paşa’nın İbn-i Haldun tercümesinin bugünkü Türkçe ile yani Latince harflerle yayımlanmasının gecikerek de olsa yapılmış olmasının sevindirici olduğunu haber vereyim.

Bizde tarihçiliğin birçok bilimsel sahaya göre daha önde olmasının en önemli sebebi şüphesiz İbn-i Haldun geleneğinin tedrisatta erken dönemlerde yer almasıdır. Osmanlı zamanlarında Haldun’un temel kaynaklardan biri olmakla kalmayıp, metodolojik olarak tarihçilere yol gösterdiğini söylemek gerekir. İşin ilginç tarafı, İbn-i Haldun tarihçiliği Osmanlıdan sonra eğitim sisteminin neredeyse tamamen dışına çıkarılmıştır. Bugünkü tarih eğitiminin temelindeki çatlak sanırım bu yanlış tavrın uzantısı olarak büyümüş, daha derin sorunlara dönüşmüştür.

Cumhuriyet döneminin başında, özellikle yeni yönetimin kendini İmparatorluk ötesi bir temelde meşrulaştıracak ‘tarih romantizmi icat etme ihtiyacı’ içinde hissetmesi, dönemin Batıcı aydınları tarafından zaman içinde Osmanlı düşmanlığına dönüştürülmüştür. “Mesele kolay değildir; Birinci Savaş’a girene kadar dünyanın en büyük dört-beş ülkesinden biri, arkasında beş yüz yıllık büyük bir devlet geleneği olan imparatorluğun yerine geçen Cumhuriyetçi kadro durumu meşrulaştıracak bir ‘tarihsel hikâye’ arayışındadır. Bunu anlamak gerekir fakat bunu ilelebet sürdürmeye kalkmak icat edilmiş sanal bir tarihe sarılmak bütünüyle tarih bilincine saldırmak demektir.” Bunun yol açacağı sorunları burada ele alma imkânı yoktur; sadece hatırlatmak isterim ki ortaya çıkacak en önemli sorun toplumsal bilinçte yaşanan travmalardır ve bunları yaralı bilincin meydana getirdiği sorunlar olarak değerlendirmek mümkündür.

Yaralı bilinç

Eğitim sistemimize hâkim olan tarih ders kitaplarında örneklerini gördüğümüz tarih anlatımı, birincisi metodolojik bakımdan sorunludur ve çağdaş tarih anlayışından tamamen uzaktır. Olayların ve o olaylardaki insanların hikâyeleri, moda tabirle yırtma/yapıştırma bir birine eklenerek bir hikâyeleştirme yapılmaktadır.

“Sosyal tarihçiliğin artık yerleşik hale gelen yaklaşımında takip edilmesi gereken, tarihsel zaman, çağın zihniyeti; kurumsal yapılar arasındaki ilişki, toplumsal formasyon ve tarihsel kadroyu oluşturan zümrelerden şahıslara uzanan ilişkiler ağı ortaya konmadan tarihi anlatmak masal anlatmaktan farklı değildir.”

Gelinen aşamada bugünü anlamak için dünü, yarını hazırlamak için bugünü analitik bir şekilde ortaya koyacak sosyal bilim anlayışına dayanan bir yeni tarih eğitimine, bunun içinde yeni tarih kitaplarına ihtiyaç bulunmaktadır. Tarih bilinci, tarihle aşağılık duygusunu aşmanın da sadece övünmenin de ötesinde anlamayı sağlayan bir anlayıştır.

<p>Markar Esayan'ın cesur bir insan olduğunu söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah

'Markar Esayanlara bu toplumun her zaman ihtiyacı var'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi