• $8,1078
  • €9,705
  • 455.155
  • 1378.37
25 Haziran 2018 Pazartesi

Neye evet, neye hayır?

Bu seçim sonuçlarının ortaya koyduğu gerçek milletin neye ‘evet’ neye ‘hayır’ dediğidir. Seçime gidilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti müttefiki Bahçeli ve MHP ile birlikte siyasette köklü bir değişim programını milletin önüne koymuşlardır.

“Bu değişim programı kapsamında yapılacak reformlardan sonra o çok bilinen söyleyişle ‘artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı’ öngörülmekteydi. Hatırlanacağı gibi ülkemizde çok söylenen bu sözden sonra yine her şey eskisi gibi olmaya devam eder, ümit edilen değişim bir türlü olmazdı fakat bu defa ortaya konulan sistem değişimi bundan sonra, istense de birçok şeyin değişmesinin önüne geçilmesini imkânsız hale getirmektedir. Bir anlamda bugün ortaya çıkan seçim sonuçları Türkiye’nin müzminleşmiş sorunlarının başında gelen, aynı zamanda sorun çözme kabiliyetini elinden alan devleti bizatihi bir problem haline getiren mekanizmaların değişimiyle ilgili bir karar anlamını taşımaktadır.”

NEYİ OYLADIK?

Bu bakımdan bu seçimde millet iradesine gidilirken sunulan değişim programında yer alan bazı hususları şöyle değerlendirebiliriz:

“Türkiye’de sistem değişimi devleti sorun kaynağı olmaktan çıkarıp sorun çözme mekanizmasına dönüştürme imkânıdır. Devlet üzerinde hegemonya kurmuş toplumsal zümreler kendi iktidar alanlarını sürdürmek için yaklaşık iki yüz yıllık bir tahakküm geleneğine dayanarak bu ilişki biçiminin devam etmesini istemektedirler. Devlet vasıtasıyla topluma karşı kurdukları bir iktidar alanının değişmesine direnen bu ‘tarihsel iktidar blokunun’, çeşitli araçları kullanarak geliştirdikleri söylemin, doğrudan bu iktidar zümresinin dışındaki kesimler üzerinde de etkili olduğu görülmektedir. Bu bakımdan aslında devletin yapısal olarak dönüşümü ve demokratikleşme yönünde atılan köklü bir adım olan bu değişim programı, hayır diyenleri de özgürleştirecek olmasına rağmen ideolojik araçlar ve benzeri unsurlarla da olsa toplumda belli bir karşılık bulmuştur.”

Bu seçimlerde ortaya konan diğer sonuç Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel sorunlara yaklaşımına verdiği cevapla ilgilidir. Ortadoğu coğrafyası bütün bilinen tarihsel zamanlar içinde büyük siyasal olayların yaşadığı önemli bir yerdir. Çok öncesine gitmeden yakın döneme bakılırsa bile bölge sanayi çağının başlangıcından bugüne, petrol ve yer altı kaynakları bakımından yeryüzünün en önemli zenginliklerinin toplandığı yerdir. Akdeniz ticareti, Doğu-Batı arasında vazgeçilmez konumu bugün daha da önemli hale gelen bu coğrafyanın siyasal lideri, tarihi olarak ve bugün fiili olarak da Türkiye’dir. Bir anlamda bölgenin anahtarı Türkiye’nin elindedir.

NEYE KARAR VERİLDİ?

Bölgeyi yeniden düzenlemek küresel mücadelede Doğuya karşı stratejik avantaj sağlamak istemektedir. Batı sistemi bölgeyi siyasi bakımdan yeniden düzenlemek için ya Türkiye’yi etkisiz hale getirecek ya işe Türkiye’den başlayacak ya da Türkiye’yi ikna ederek, pasifleştirip sonuca razı edecektir. PKK/PYD, FETÖ benzeri terör örgütleri birer dış politika aracı olarak bu bağlamın ürünleridir. Erdoğan ve partisi Batı’nın bu yaklaşımlarına karşı tavır alıp bağımsızlıkçı bir cevap verdiği, Türkiye merkezli ve bölge halklarından yana bir tavır koyduğu, eski Batı çizgisinde hareket eden siyaset anlayışını reddettiği için; eski anlayışı savunanlar, durumdan endişeli olanlar yeniliğe ‘hayır’ derken Türkiye’ye güvenenler ‘evet’ demişlerdir. Her şeye rağmen millet verdiği kararla Erdoğan’ı tercih ederek Türkiye’nin sistem değişimini desteklemiş, demokrasisini daha ileri bir aşamaya geçirmeye karar vermiştir. Bugünden itibaren değişim sadece içeride değil Türkiye’nin dünyadaki konumunu da güçlendirmek üzere başlamıştır…

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler