• $8,1873
  • €9,7618
  • 457.299
  • 1393.24
11 Haziran 2018 Pazartesi

Kemalistleşen milliyetçiler!

‘Milliyetçilerin Kemalistleştirilmesi Projesi’ aslında Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünün kesilmesini olduğu kadar, etnik meseleler üzerinden bir iç savaş çıkarma stratejisi uygulayanların ülkeyi bölmeyi amaçladığı bir projedir. Burada Kemalizm kavramının Milli Mücadelenin Lideri Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla bir ilgisi olmadığını, onun adını kendilerine kalkan yapan, Türkiye’nin bağımsızlığına düşman, mandacı bir zihniyetin içindeki demokrasi düşmanı cuntacılarından, ülkeyi etnik ya da mezhep ekseninde parçalamak için Batılı merkezlerin siyasetini savunan işbirlikçilere kadar geniş bir kadroyu kapsadığını belirtmeme gerek var mı?

“Bağımsızlık mücadelesinin liderinin adının, ülkenin bağımsızlığına düşman olanların kendilerini maskelemek için kullanmasına şaşırmak gerekmediği, FETO ihanetinin ‘Yurtta Sulh Konseyi’nden, ülkeyi bölmek için ABD’den binlerce TIR silah desteği alan PKK ile işbirliği yapan diğer Kemalist maskeli alçakların faaliyetlerinden zaten bilinmektedir.”

KİMİN PROJESİ!

Bu projenin önemli meselesi, yıllardır uygulamaya sokulmak istenen Türkiye’nin PKK üzerinden bir iç savaş stratejisi ile bölünmeye götürülmesidir. Burada sorun, bu amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan, ihtiyaç duyulan diğer çatışma kutbunun oluşturulması olduğu açıktır. Bu ülkenin milliyetçi geleneğinin bütün toplumu kucaklayan kuşatıcı anlayışı, etnik temelde ırkçı-ayrılıkçı hareket karşısında, milleti tarihsel bir zatiyet olarak gören yaklaşımı, ayrımcılığı reddeden bütünlükçü tutumu bu projenin önündeki en büyük engel olagelmiştir. Bu durum, proje sahiplerinin uzun zamandır PKK’nin etnik/ırkçı anlayışı karşısında yapay bir karşı kutup oluşturma arayışını gündemde tutmuştur.

“Burada olay açıkça milliyetçilerin içinden Ulusalcı ya da Kemalist adı altında grup ya da gruplar oluşturmak, geleneksel milliyetçiliğin reddettiği etnik anlayışa dayalı bir çatışma unsurunu sahneye çıkarmak şeklini almıştır. Ayrıca ısrarla üzerinde durulan zeminin, siyasi hedefin MHP olduğunu belirtmeye sanırım gerek yoktur fakat gençlik ve sivil kesimin daha farklı alanların da hedef seçildiğini anlamak zor değildir.”

Batı sisteminin Ortadoğu siyaseti bütün açıklığıyla ortadadır. Bu coğrafyanın haritası, özellikle Suriye, Irak, İran, Türkiye’nin siyasi sınırları yeniden çizilmek istenmektedir. ABD ve bazı Avrupa devletleri açıkça Türkiye’ye karşı PKK’yı sadece desteklemekle kalmayıp, doğrudan onu askeri bir kuruluş haline getirmeye dönük yapılandırma faaliyetleri içinde olduklarını saklamamaktadırlar. Türkiye’deki siyasi olayları bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

HEDEF BAĞIMSIZLIK

“Düşünce planında milliyetçiliği kendi tarihsel çizgisinden uzak, Ziya Gökalp’ten günümüzde Erol Güngör’e uzanan geleneğinin entelektüel zenginliğinden mahrum olan unsurlar, etnik anlayışa dayalı özellikle Kemalist/ulusalcı anlayışa kayan, milliyetçiliğe yabancılaştıkça ırkçılığa açılan bazı operasyonel organizasyonlar, tam da bu aşamada Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyasetine karşı devreye sokulmaktadır.”

‘Milliyetçilerin Kemalistleştirilmesi’ olayının birkaç yönü vardır. Birincisi, Türkiye’nin yaşadığı toplumsal değişim sürecinin ortaya çıkardığı yapısal sorunların meydana getirdiği sosyal lümpenleşme süreciyle ilgilidir. Bu sürecin, Türkiye düşmanlarının eleman devşirmesine uygun bir zemin oluşturduğunu tahmin etmek zor değildir. İkincisi, milliyetçilik düşüncesinin teorik birikiminden mahrum, Kemalist söylemin seviyesiz ırkçı tarih görüşünün etkisine giren, anti demokrat siyaset anlayışı karşısında eziklik hisseden, yetersizlik yaşayanlardan, bu akıma kapılanlardan da bahsetmek gerekir.

Kısaca temel mesele, Türkiye’nin bugün yürüttüğü bağımsızlık ve emperyalist kuşatmayı parçalama mücadelesinde kim nerede durmakta olduğudur. İnsanların durduğu yer onların kimliğini ortaya koyacaktır. Peki, siz kimsiniz?

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü