• $9,2973
  • €10,7933
  • 527.489
  • 1413.01
29 Mayıs 2017 Pazartesi

Muhafazakâr kapitalistler !

Muhafazakârlar kapitalistleşemez mi? Bu soruyu soranların veya açıkça sormasa da üstü örtük bir biçimde ileri sürenlerin ‘muhafazakârlık esnaf ideolojisidir, neden orada kalamayıp sınıf değiştiriyorlar’ dediklerinin farkında olmak lazımdır. Bu tür sorular, modernleşme, kalkınma, kapitalistleşme gibi olayları anlamayan, bununla ilgili ekonomik dinamikleri, sosyolojik süreçleri açıklayacak teorik meselelerden uzak olanların ileri sürdüğü iddialara dayanmaktaydı.

Türk düşüncesinin belli kesimlerinde özellikle ‘beyaz Türkler’ diye ifade edilen ‘kültürel hegemonyayı’ paylaşan zümrelerinde, Marksist düşüncenin teorik düzeyde olmasa da popüler sloganlarıyla yazmak konuşmak moda olduğu için, Türkiye’nin kapitalistleşme süreci hep bu çerçevede ele alınmıştır. “Esnaf ve zanaatkârlara dayanan muhafazakârlığın kısa sürede siyasal olarak tarih sahnesinden çekileceği veya etkisiz hale geleceği tezi de bunlardan biridir ve bu tez beyaz Türklerin resmi ideolojisinin penceresinden dünyaya bakanların, uzunca bir süre içini rahatlatmaktaydı; çünkü muhafazakârlığın kendi konumlarını sarsacak bir siyasi değişim hareketi yaratamayacağı haberi hegemonyanın devamı demekti!”

Esnafsın sen esnaf kal

Marksist düşüncede kapitalistleşme süreci muhtelif boyutlarıyla ele alınmıştır fakat Rozalyef, Şimanov ve benzerlerinin, ne iktisat ne sosyoloji bilen Sovyetlerin ünlü Marksizm Leninizm Enstitüsü elemanlarının propaganda türünden kitaplarına dayanarak 1970’li yıllardan kalan bir sosyalizan edebiyatla ‘İslami Sosyalizm’ ya da ‘Müslüman solcu’ olmaya kalkanların onlara öykünerek yahut kulaktan dolma malumatlarla ele konuyu alanların Türkiye’nin kapitalistleşme sürecini anlaması mümkün değildir. Onlar için kapitalistleşme denince anlaşılan ne sanayileşmedir, ne kalkınma sorunlarıdır. Onlar için mesele sadece zenginlik ve yoksulluktur veya zenginlerin yoksullara karşı davranışı, yoksullara karşı duyarsız kalmasıdır.

“Peki, mesele nedir? Türkiye kapitalistleşme sürecinde nereye doğru ilerlemektedir ve muhafazakârlar bu sürece nasıl katılmışlardır? Yoksa AK Parti bir kapitalistleştirme planı hazırlayıp onu uygulamaya sokarak muhafazakârları Afyon’da bir kampta toplayıp kapitalistleştirme programına mı dâhil etmiştir? Elbette böylesine büyük bir olayı, tarımsal toplum yapısının dönüşümünü, sanayileşmesini, yapısal değişimi bu tür çarpık bakış açılarıyla ne anlamak ne de izah etmek mümkündür.”

Burada söylenmesi gereken hususları şöyle belirlemek mümkündür.

Kapitalistleşmek beyazların hakkıdır!

Bir, kalkınma meselesini çözmek için her yerinde tarımsal toplumların sanayileşmeye çalıştığı yaklaşık iki yüz yıllık tarih vardır. Türkiye sanayileşemediği için dünyanın en büyük imparatorluğunu kaybetmiş bir ülkedir. Kalkınma meselesini kapitalistleşme sürecine girmeden çözen bir toplum yoktur ve Sovyetlerin başka bir yol arayışının nasıl sonuna gelindiğini, Çin’in kapitalist bir modelle kalkındığını analiz eden ortaya koyan birçok çalışma vardır.

İki, Türkiye’nin kapitalistleşme sürecine girmesi yeni bir olay değildir. İmparatorluğun son yıllarından itibaren başlayan çabalar ancak Cumhuriyetle birlikte bilhassa devlet kapitalizmi uygulamalarıyla ilerlemiş, 1970’li yıllardan itibaren sanayileşme sürecini hazırlamıştır.

Üç, Türkiye’de esnafın, özellikle zanaat üretiminin toplumsal dönüşümü, yeni bir olay değil Özal’ın küçük sanayi siteleri, organize sanayi sitelerini geliştirmeye dönük ekonomi politikalarıyla başlamıştır. Kapitalistleşme sürecinde yaşanan sorunlar, yolsuzluk, usulsüzlük her dönemde şikâyet edilen konulardır.

“Netice, Türkiye tarımsal yapıyı değiştirip sanayileştikçe, üretim yapısı ‘içe dönük’ olmaktan çıkıp ‘dışa açık’ hale geldikçe dünün zanaatkârları, esnafı, küçük üreticisi, orta ve küçük işletmeler etrafında piyasada elde ettiği rolü ‘demokrasi sayesinde siyasette talebe dönüştürmüştür’. AK Parti’nin ekonomi politikası ‘piyasayı bu eksende derinleştirip rekabete açarak’ başarıya taşımıştır. Muhafazakârların orada kalmasını, ekonomide daha üst sıralara tırmanmasını mahsurlu görmek, o seviyeyi tabiri caizse resmi ideolojiyi kuşanmış sermaye kuruluşlarının üyelerine tahsisli saymak nasıl bir aymazlıktır?”

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Servis minibüsüyle kamyonet çarpıştı: 2 ölü, 11 yaralı

Motosiklet kazası sonrası şartlı uzlaşma

Binlercesi kıyıya vurdu! İzmit Körfezi'nde korkutan görüntü