• $ 6,7679
  • € 7,6622
  • 372.873
  • 109537
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ekonomi neden erken toparlandı?

Sorunlarına rağmen, ekonominin bunları aşacak bir güce sahip olduğunu sıkça yazmaya çalışıyorum. Bunlar benim ön yargılarım ya da iyimserliğimin sonucu değil, doğrudan ekonominin dinamizmini oluşturan parametrelere dayanmaktadır. En kötü denilen zamanda yani ABD’nin talimatla Türk ekonomisine operasyon başlatıldığı, yapısal ve konjonktürel sorunların üst üste çakıştığı dönemde bile ekonominin bunları aşacak potansiyelini gösteren değerlendirmeler yaptım.

Şimdi ekonomiyle ilgili veriler açıklandıkça en kötü dönemin geride kaldığına dair genel kanaatlerin de giderek değiştiği gözlenmektedir. Türk ekonomisi 2019 yılını 1 milyar 674 milyon dolar cari fazla vererek geride bıraktığı gibi, faiz oranlarındaki hızlı bir düşüşle birlikte enflasyonun da tekrar tek haneli rakamlara doğru inme eğiliminde olduğu bir sürece girilmiştir.

KÖTÜMSERLER!

Türk ekonomisinin içine girdiği daralmadan erken çıkmasının bazı çevrelerde meydana getirdiği kaygıyı tahmin etmek zor değil; bilhassa bütün ümitlerini ekonomide çıkacak bir kriz sonrası AK Parti iktidarını tökezletmeye bağlayanlar tam bir hayal kırıklığı içindedirler. Bunu politikacı, gazeteci veya düpedüz muhalefet arzusuyla yapanları anlayabiliriz fakat meslekten iktisatçı olanların hatta ‘ekonomide çöküş başladı’, ‘yolun sonuna gelindi’ türünden kitaplar yazan, işgal ettikleri mecralarda ‘ekonomik kriz derinleşiyor’ diye derin analizler yapanları nasıl anlayacağız! Bunlar içinde akademik unvanlı olanların durumunun daha vahim olduğunu söylemeye gerek var mı?

Peki, bunca ekonomi yorumcusu neden bu kadar kötümserdir diye soralım. Bunların hepsinin sadece politik ön yargılarından dolayı bu yorumları yaptıklarını söylemek bir ölçüde doğru olsa da ekonomiyi, meseleyi anlamada yetersiz kaldıklarını da görmek gerekir. Bunun nedenini ise ülkenin daha önce yaşadığı ekonomik krizlerin meydana getirdiği düşünme biçimidir.

ÖN YARGILARDAN ÇIKMAK ZOR!

Bu bakımdan enflasyon-faiz ilişkisini de inatla eski ön yargılarıyla değerlendirmektedirler. ‘Döviz-faiz-enflasyon’ ilişkisini hangi ‘verili durum’ içinden bakarak açıklamak gerektiğini düşünmeden faiz enflasyonun sonucudur demek bu bakımdan konuyla ilgili inanç belirtmekten öteye bir şey değildir.

Basitçe ifade etmek gerekirse, döviz üretemeyen bir ekonomide, ekonominin dışarıdan talep ettiği tüketim, aramalı ya da yatırım malları ithalatı için ihtiyaç duyulan dövizi karşılamak için dışardan borçlanma yoluyla kaynak yaratılmaya çalışılır. Türkiye bunu yıllardır yapagelmiş bir sorunlu bir ekonomik yapıya sahiptir.

Bunun yanında bir başka bir olay ise dövizin yani yabancı paranın doğrudan bir tasarruf aracı olarak talep edilmesidir ki bunun da bizde genellikle dolara bir talep şeklinde oluştuğu açıktır. Bir anlamda bu durum, ekonomiyi iki paralı haline getiren süreç budur. Şimdi ne değişmiş, ekonomi bütün bunlara rağmen nasıl erken toparlanmıştır, bun ayrıca bakmak gerekir.

İBB ekipleri Beyoğlu Belediyesi'nin maske ve dezenfektan stantlarını kaldırdı

İBB ekipleri Beyoğlu Belediyesi'nin maske ve dezenfektan stantlarını kaldırdı

Türkiye'den Nijer'e tıbbi yardım

Türkiye'den Nijer'e tıbbi yardım

Libya ordusu, Hafter'in işgalindeki Trablus Uluslararası Havaalanı'nda kontrol&

Libya ordusu, Hafter'in işgalindeki Trablus Uluslararası Havaalanı'nda kontrolü sağladı!

İstanbul'da iki yeni Millet Bahçesi hizmete açılıyor

İstanbul'da iki yeni Millet Bahçesi hizmete açılıyor