• $8,5492
  • €10,0853
  • 495.469
  • 1351.59
28 Nisan 2014 Pazartesi

Hep AK Parti iktidarı mı hesap verecek?

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Türkiye’de seçmenin yarısı AK Parti’ye oy veriyor. Yani istatistiksel olarak sokakta gördüğünüz her iki insandan birisi AK Parti seçmeni. Bu da doğal olarak AK Parti’yi iktidara taşıyor. 2000’li yılların tüm seçimlerini kazanmış bir parti olarak AK Parti, oylarını artırarak iktidarını koruyor.
Hatırlayın AK Parti’nin ilk yıllarını. İktidar olamazla başlayan tartışmalar “iktidar olabilir ama muktedir olamaz” tarzı züğürt tesellileriyle devam etmiş, fiyaskoyla sonuçlanan her tahmin mevsiminden sonra teselli sözcükleri çare etmez duruma gelmişti. Nihayetinde ise onca seçim ve referandumdan sonra “siz de çok muktedir oluyorsunuz ya” noktasına vardık.
Demokrasilerde zor iş, iktidar olmak. Sırtınızda “kırılabilir” ibareli bir yük var, taşımak ve sahibine ulaştırmak zorundasınız. Size millet o yükü edip iktidar mevkiine getirmiş ve demiş ki “bu yükü taşısa taşısa siz taşırsınız, kırmadan dökmeden...”
Sorumluluk büyük, hem de bir koltuk sevdasına katlanılmayacak kadar. Sorumlu yetişkin hep siz olmalısınız. Bol kepçeden atıp tutma lüksüne sahip muhalefete karşı sorumluluğu bir an olsun elden bırakmamalısınız. Zira Fırat Nehri’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa sorumlu sizsiniz. Hesap sizden sorulur.

Çakma özgürlük havarileri

Tabii demokrasilerden bahsediyorum. Tek parti CHP’sinin, askeri vesayet döneminin “iktidarlarının” aynı miktarda hesap verebilirliği söz konusu değildi. Gamsız baykuş gibi ellerindeki demokrasi metrelerle ahkâm kesen çakma özgürlükçülere bakmayın siz. Türkiye demokratikleşiyor, şeffaflaşıyor, iktidarların hesap verilebilirliği artıyor. İroniktir ki Türkiye’yi demokratikleştiren ve şeffaflaştıran AK Parti, bunun sonucunda artan hesap verilebilirliğin de tek muhatabı oluyor.
Şu otoriterleşme tartışmaları var ya bir süredir Demokles’in kılıcı gibi başımızın tepesinde duran. İçine otoriterleşme serpiştirilmiş her yazı Türkiye’de “gazetecilik başarısı”, yurtdışında ise “özgürlük çağrısı” olarak kabul görüyor. Otoriterleşmeyi sanki orijinal bir tartışmaymış gibi pişirip pişirip önümüze sürenler, son kullanma tarihi geçmiş ve artık kurtlanmış Oryantalist zihin dünyalarını “loser” bir edayla önümüze kusanlar, itibar görüyor, kollanıyor, konuşturuluyor. Batı’nın “Doğuluysa hele hele Müslüman’sa doğal olarak otoriterdir” seviyesizliğine mühimmat sağlamak için bir kurşun asker gibi çalışıyor, bizim konjonktürel özgürlük havarileri.
Bu ülkede kimler özgürlük havarisi olmadı ki? Tek particiler, Maocu fabrikatörler, montajcı abiler, postal yalayıcı kalemler, eli kanlı darbeciler, tuzu kuru Nişantaşı conconları... “İktidara sövdüğünde eğer haklıysan iki sevap, haksızsan bir sevap kazanırsın” fıhki çıkarımıyla bol keseden sallamaktalar.

Çakma özgürlükçülerin otoriterliği

Batı mutfağında pişirilen ve bizim çakma özgürlükçülerin taşeronluğunu yaptığı otoriterleşme tartışmaları aslında kendi kendisini çürüten bir mecrada akıyor. Türkiye’de otoriterleşme tartışmalarının hoyratça yapılabilmesi bile tartışmaların suniliğini ortaya koymakta. Otoriterleştiği iddia edilen bir ülkede “Hayır, otoriterleşme yok” diyen dayak yiyor. Otoriterleştiği iddia edilen ülkede iktidarı montaj-şantajla devirmeye çalışanlar gazete çıkarıyor, TV yayını yapıyor. Var mıdır şu Türkiye’de Başbakan Erdoğan kadar iftiraya, hakarete ve saldırıya maruz kalan? Başbakan’a hakaretin ve seçilmiş hükümete yönelik operasyonun cesurluk payesiyle ödüllendirildiği bir ülkede yaşıyoruz. Bakana yumruk atan elin öpüp koklandığı bir ülke.
Bir ülkede sadece iktidara hesap verdirme çabası güdülüyorsa o ülkede otoriterleşme değil, bildiğiniz siyasi bir mühendislik çabası vardır. Peki Türk hükümetine karşı katliamcı rejimleri destekleyen muhalefet, dış destekli operasyonlarda Türkiye temsilcisi olarak görev alan STK’lar, sermaye ve paralel oluşumlar ne zaman hesap verecek?

<p>'Bir takım kuruluşlar Türkiye'deki medya kuruluşlarını  fonluyorsa bunun bir bedeli var. Bu kurul

Emin Pazarcı: Dijital vatan tehdit altında

2020 Tokyo Olimpiyatları görkemli törenle açıldı

Bayraktar TB3, TCG Anadolu'da birlikte görev yapacak

Metabolizmayı hızlandıran besinler nelerdir?