• $ 5,788
  • € 6,4388
  • 275.554
  • 110115
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Türkiye ciddi tehdit altında

Bundan tam 4 yıl önce 28 Ağustos, 6 Kasım ve 8 Kasım 2013 tarihlerinde, köşe yazılarımda peş peşe yazmıştım. Tehlikenin büyüklüğünden bahsetmiş, bizim için Suriye’de Esad’ın kullandığı Sarin Gazı’ndan çok daha ciddi bir tehdit bulunduğuna dikkati çekmiştim. Hatta, “korkuyorum” ifadesini kullanmıştım.

Keşke olmasaydı, ama oldu. Korktuğum başımıza geldi. O bomba büyük bir gürültüyle patladı bugün. Ortaya çıkardığı tahrip de oldukça büyük oldu. Toplumsal acının fotoğraflarını her gün gazetelerde, görüntülerini televizyonlarda izliyoruz…

Anlamışsınızdır, “bonzai” denilen sentetik uyuşturucudan söz ediyorum.

hhh

Kimse farkında değildi o günlerde. Ankara’nın Nallıhan İlçesi yakınlarında, ünlü bir sporcumuzun 15 yaşındaki oğlu ölü bulundu. Doktorlar “kalp krizi” deyip geçtiler. Cenazesi toprağa verildi.

Acı gerçeği sadece ailesi biliyordu, ama onlar da sakladı. Sadece cenaze töreninde meseleyi bilen ve “Bonzai mi?” diyen bir Yeşilay yöneticisine “evet” cevabını verdiler.

Ardından Antalya’da bazı ölümler ortaya çıktı. Genç yaşta sözde “kalp krizinden” ölenlerle karşılaştık. Oysa, bunlar da bonzai denilen illetin sonuçlarıydı.

Bunlarla birlikte ünlü bir cemaatin liderinin kızının da “altın vuruş” sonucu eroinden hayatını kaybettiğini yazdım. Uyarı üstüne uyarı yaptım.

“İnternette açıktan reklamları yapılıyor” dedim. Peynir ekmek gibi ortalıkta satıldığını söyledim. “Siyah paket, Gri paket, Platiniun, Titanium, Jamaica, Boom, Black Mamba ve Red” gibi çeşitleri olduğundan bahsettim.

Uyuşturucu tacirlerinin, internette mütedeyyin insanların çocuklarını hedef aldığına dikkati çektim. Yapılan reklamlarda kullanılan ifadeleri sıraladım:

“Ottur, günahı yoktur.”

“Çok dindarsanız, ideal bir uyuşturucu. Yaradan’a gidip geliyorsunuz.”

Yetmedi, hangi ilde hangi isimle satıldığını yazdım. Fiyatlarını bile verdim. Üstüne bir de çağrı yapıp, aynen şöyle dedim:

“İtirazı olan varsa buyursun gelsin. Bu fiyatlardan piyasadan istediği kadar alayım. Bugün hangi ailenin çocuklarının uyuşturucu kullandığını sıralarsam, pek çok insanın dudağı uçuklar.”

Çünkü, bu acıları yaşayan ailelerle tanışmıştım. Onların yaşadığı dramlara şahit olmuştum. Uyuşturucu tacirleri ile AMATEM arasında mekik dokumuştum. Kısacası, tehlikenin büyüklüğünü görüp, dersime iyi çalışmıştım.

Ama hayal kırıklığına uğradım…

Yazdıklarım gazetemdeki köşemde kaldı. “Küçük mesele” denip, burun kıvrıldı. Hiçbir ciddi tepki gelmedi. İsterdim ki birileri kapımı çalsın, bildiklerimi anlatayım. Ama olmadı.

hhh

Öğrenciler arasında toplu kullanılıyordu bu uyuşturucular. Öğrenci evlerinde son derece tehlikeli gelişmeler yaşanıyordu…

Hatırlarsınız, yine o günlerde Başbakanlık görevinde olan Erdoğan, bu evlerle ilgili bazı açıklamalar yaptı…

Sen misin bunu söyleyen? Belli çevreler, “Bu çocuklara ne karışıyorsun?” diye ayağa kalktı. “Başbakan mısın, yoksa namus bekçisi misin?” diye soranlar çıktı. Hemen “Sana ne, kime ne?” kampanyası başlatıldı. “Kızlarımız genç yaşta evlendirilmesin” diye feryat edenler bile, küçük yaştaki bu öğrencilerin aynı evlerde birlikte yaşamasını savunur oldu.

Şimdi hiç lafı evirip çevirmeden söylüyorum: Sırf Erdoğan düşmanlığı yüzünden pek çok gencimizin uyuşturucu pençesine yakalanmasına yol açtılar, hatta bazılarının katili oldular.

hhh

Ne yapıyoruz şimdi?..

Suriye’deki ana ve babalar gibi biz de gencecik cesetlere sarılıp ağlıyoruz. Esad’ın Sarin Gazı’ndan yüzlerce kat büyük bir tehlikeyle boğuşup duruyoruz...

Maalesef geç kaldık. Buna rağmen halen içimizde tehlikenin büyüklüğünün farkında olmayanlar var.

Uyuşturucu, bu ülke için milli bir sorun haline gelmiş durumda. Erdoğan, Başbakanlığı döneminde Yeşilay’a Sepetçiler Kasrı’nı tahsis etti. Kızı Esra Albayrak’ı yönetime sokup, Yeşilay’a ciddi bir avantaj sağladı. Ama yetmiyor işte. Çünkü, gerekli toplumsal duyarlılık yok. Toplumun bütün kesimleri mücadelenin içine girmeyince, alınan tedbirler beklenen sonuçları vermiyor.

Artık geleneksel metotların yanında yeni projeler de geliştirmeliyiz. Mücadeleyi topluma mal edip, Türkiye çapına yaymalıyız. Aksi takdirde, önümüzdeki günlerde de genç yaşta anlamsızlaşan yeni hayatlarla karşılaşır ve kaybettiğimiz körpecik bedenlere sarılıp bol bol ağlarız…

<p>Son sürat duvara çarpmak üzere olan küçük kızı seyir halindeki bisikletin üzerine atlayan servis

Bir Annenin Yüreğinin Ağzına Geldiği An

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Merkez Bankası'ndan faiz indirimi

Gözler Merkez Bankası'nda! Faiz düşecek mi?