• $7,4116
  • €9,0165
  • 443.381
  • 1535.07
02 Ağustos 2010 Pazartesi

Üniversitelerde neler oluyor


Ülkemizde uzun yıllar üniversite azlığı ve bu azlığa paralel olarak öğrencilerin üniversite önünde yığılması konuşuldu eleştirildi. Hatırlarım bundan 15 yıl öncesine kadar 55 üniversitede 140 bin lisans kontenjanı vardı.
Dolayısıyla sınava giren her on öğrenciden birisi yerleşebiliyordu. Yıllar geçti aradan üniversite sayımız arttı kontenjan arttı.
Şuan da 151 üniversitemiz ve 700 bin kontenjana ulaştık. Öyle bir noktaya geldik ki MF gruplarında öğrenci sayısı 220 bin kontenjan 150 bine yükseldi. Artık yığılma yerine seçeneklerin arttığı bir döneme girdik.
Tabii bu artışın temel nedenlerinden birisi vakıf üniversitelerin hızla çoğalması ve hayatımıza girmesi oldu. Şu anda öğrenci alan 46 vakıf üniversitesinde 80 bin kontenjan var. Vakıf üniversitelerinin açılması ve artmasının ülkemize katkıları saymakla bitmez. Ama bu durum bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bu sıkıntılar genelde ülkemizin bu işe bakış açısından kaynaklanmakla beraber üniversitelerin yapısından ve mütevelli heyetlerinin bakış açısından da kaynaklanmaktadır.
Geçenlerde arabamla Kadıköy'e giderken metrobüs durağında ilanlara gözüm çarptı.
Üniversitenin birisi öğrencilerinin %86'sını işe yerleştirdiğini söylüyor. Araştırdım.
Tamamen asılsız olduğunu öğrendim.
Hemen yanında aynı üniversitenin başka bir ilanı "yurtdışı bağlantılarımız" en üstte dünyanın en büyük üniversitesi MIT'nın adı yazıyor. MİT, ABD'de Boston'da dünyanın en büyük teknik üniversitesidir. Bırakın o üniversite ile öğrenci değişimi ya da program değişikliğini kapısından bile zor geçersiniz.
Araştırdım, telefonla üniversiteye sordum cevap şuydu "bizim bir hocamız var o hoca MIT'de doktora yapmış" dediler. Yani nasıl olsa kimse araştırmaz demişler bence.
Başka bir üniversite belli bir hissesini Amerikalılara satmış, Amerikalılar iki yıllık kavganın ardından üniversiteye el koymuşlar.
Üniversite şu anda sahipsiz, kazanan öğrencileri neyin beklediği belli değil belki de dersler yapılamayacak. Bu sorunu YOK'ün bir an önce çözmesi lazım.
Devlet üniversitelerinde sorunlar çok daha büyük. Profesörü olmayan üniversiteler var.
Bütün hocalarını kaybeden üniversiteler var.
Sonuçta onlar da çeşitli problemler yaşıyorlar.
Ama bazı üniversitelerimizde o kadar hızlı büyüyor o kadar güzel işler yapıyor ki cumhuriyetimizin 100. yılında sanırım dünyanın ilk yüz üniversitesinde onların adı olacak. Problemli üniversitelerin isimlerini yazmadım. Ama başarılı olanlarınkini yazmalıyım bence. İşte İTÜ, son dönemde en hızlı büyüyen ve gelişen üniversite, işte ODTÜ gözbebeğimiz, işte Bilkent, İşte Koç arkasındaki kurumlarla gelişiyorlar. İşte Bahçeşehir yarım asırlık bir eğitim devi, işte Özyeğin bütün özverisi ve iyi niyeti ile büyüyor.
Ama ben çok umutluyum mutlaka problemlerimiz olacaktır. Kabul etmek lazım ki biz de artık gelişmiş ülkeler gibi yükseköğretimi geliştirmeden kalkınamayacağımızı biliyoruz. Tabii YOK'e bir şey söylemek lazım son dönemde ülkemizin yükseköğretimini geliştirmek için çok güzel çalışmalar yaptınız. Ama kamuoyunu yanıltan reklamlar yapan üniversiteleri ayıklamaksınız. Sizin göreviniz başarılı olanın yolunu aydınlatmaktır.

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü