• $8,1453
  • €9,736
  • 454.108
  • 1375.91
19 Temmuz 2010 Pazartesi

Üniversite mi, bölüm mü?

Tercihler döneminde sürekli karşılaştığım soru 'Üniversite mi tercih edelim bölüm mü?' Ülkemizde tam 151 üniversite var. Bu üniversitelerden çok köklü ve eski olanlar var ama birçoğunun tarihçesi henüz 10-15 yıllık. Eski olmak mı avantaj yeni olmak mı? Bu 151 üniversitenin bazılan devlet bazılan vakıf üniversitesi. Devlet üniversitesi mi avantajlı vakıf üniversitesi mi? Bu 151 üniversitenin bazılan Türkiye sınırlannı aşmış uluslararası değişim programları yapıyor, bazılan Türkiye dışına açılamamış. Acaba uluslararası program uygulamak mı iyi yoksa ülke sınırlan içinde kalmak mı? îşte tercih yapmadan önce bu sorulan sormak ve yanıtlannı bulmak zorundasınız.
Gelin bu sorulara birlikte yanıt bulalım. Birincisi üniversiteler dünyadaki değişimin öncüsü ve belirleyicisidir. Dünyadaki tüm politikalan gerek ekonomik gerekse siyasi üniversiteler belirlerler. Bu durumda yurtdışına açılmamış üniversiteleri kesinlikle seçmemelisiniz.

İMKÂNLARA BAKIN

Devlet üniversitesi mi vakıf üniversite mi?
Bu sorunun en güzel cevabı sanırım üniversitelerin sizlere sağladığı imkanlarla ilgili. Bir düşünün öğrenci oldunuz ne beklersiniz. En başta üniversitenizin birey olarak sizi tanımasını ve size uygun programlar sunmasını, öğretim üyelerinin sizinle ilgilenmesini, yabancı dil öğretmesini zira yabancı dil olmadan okumanızın bir anlamı yok. Üniversitenin sizi dünyaya açmasını, iş dünyası ve sektörlerle buluşturmasını istersiniz. Unutmamalısınız ki üniversitede öğrendiğiniz hiçbir bilgiyi iş yaşamında kullanamazsınız.
Çünkü o bilgi işe başladığınızda çoktan yerine yeni bilgilere bırakmıştır. O yüzden size kuru bilgi veren değil sizi iş dünyasıyla gerçek yaşamla buluşturan üniversiteleri seçmelisiniz. Burada size devlet yada vakıf seçin diyemem ama ben olsaydım gerek burslu gerekse burssuz vakıf üniversitesi tercihlerim ilk sırada olurdu.
Devlet üniversitelerimizden çok kaliteli olanlar var ama malum kaynak problemleri sebebiyle size yeterince imkân sağlayamazlar.
Bir de şu akılalmaz önyargı hakkında konuşalım. Köklü üniversite polemiği. Acaba köklü olmak için 'fi' tarihinde açılmak yeterli mi? Öyle olsaydı dedem bilim adamı olmalıydı. Ama oğlum dedemden daha fazla şey biliyor ve bilgiye daha hızlı ulaşıyor. Üniversitenin de eski yıllarda açılmış olması onun iyi olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan kısa sürede, dünyada ve ülkemizde neler yaptığıdır. Amaçlan hedefleridir, yoksa tarihçenin hiçbir anlamı yok.
Şimdi siz tercih yaparken ne yapacaksınız.
Rehber öğretmenlerinizin size yaptığı ve tek kriteri bölümleri büyükten küçüğe sıralamak olan listelere yerleşmeye çalışacaksınız. Adını sanını duymadığınız illere, ilçelere, üniversitelere gitmeye çalışacaksınız. Sonra da bir yıl dayanamayıp tekrar üniversite sınavlarına hazırlanmaya başlayacaksınız. Nereden mi biliyorum?
Her yıl tam 300.000 öğrenci bunu yapıyor da oradan. İstemediğiniz, tanımadığınız, bitirdiğinizde ne olacağını bilmediğiniz yerleri yazmayın. Tercihiniz, sizi geleceğe taşıyan adımınızdır. Bu adımınızı atarken iyi araştırmış olmalısınız. Bir de bazı bölümleri hep listemizde en üste yazarız, puanı yüksek diye. Bir düşünün Boğaziçi Üniversitesi hepimizin takdir ettiği bir üniversite. Onun bir işletme bölümü var puanı da oldukça yüksek. Boğaziçi İşletme bölümünün eskiden hocalan, programı güçlü, adı da güçlü o yüzden puanı yüksek. Sonra yıllar içinde vakıf üniversiteleri açılmış hocalannın çok büyük çoğunluğu başta Bahçeşehir olmak üzere başka üniversitelere gitmiş. İşletme programı, yerini uluslararası finans, ekonomi gibi programlara bırakmış. Ama gelin görün ki bizim tercih yapan rehberlerimiz bunu bilmediği için listenin üstüne o bölümü yazmaya devam ediyor. Rehberler bu bilgiyi bilmedikleri için yeni açılmış programların tanınma ve bilinme şansı hiç yok demektir. İddia ediyorum ki bende rehber öğretmen kökenliyim öğrenciler rehberlerden daha çok üniversiteleri tanıyorlar.

OKULLARI ARAŞTIRIN

Son olarak önemli olan bölüm değil üniversite seçmektir. Üniversitelerde programlar, dersler o kadar girift hale geldi ki bir öğrenci üniversiteye hangi bölümden girerse girsin istediği bölüme geçebiliyor veya çift ana dal yapıyor. Bu durum hem üniversitelerin uygulamalarında hem de YÖK'ün son genelgesinde de yayınlandı. O halde bölüm değil üniversite önemli. O halde üniversiteleri araştırmaya başlasanız iyi olur.

<p><span>Geçmiş duygusal yaraların sağlıklı bir onarım  süreci yoksa kaybetme korkusunun yeri sağlam

İlişkilerde kaybetme korkusunu aşmak

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü