• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
08 Nisan 2010 Perşembe

Ülkem canım ülkem

Ortalık toz duman, konu belli Muğla'nın Fethiye İlçesinde bir genç intihar etti.
Sebep, sınavlara hazırlanmak için bir dershaneye kayıt yaptırıyor, devam ediyor. Ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödeyemiyor. Sonrası malum borcu ödemekle yükümlü anne ile dershane arasında alacak verecek davası görülüyor.
Anne cezaevine giriyor çocukta bunu kendine yediremiyor ve intihar ediyor. Çok nahoş bir olay, kimsenin tasvip etmeyeceği bir durum.
Bu olay bize pek yabancı değil, neden mi?
Ülkemizde kredi kartı borcu yüzünden ailesi dağılan ve intihar eden onlarca buna benzer olay var. İşyeri kapanan, iflas eden, işten çıkarılan, insanlar ve yaşadıklan dramlar. Neden bu olay bize yeni bir şeymiş gibi geldi anlamıyorum. Ülkemizde ekonomik nedenlerle bu olay ne yazık ki hemen hemen her gün yaşanmıyor mu?
Olayın tarafı dershane, kim kurmuş birkaç öğretmen bir araya gelip kurmuş. Kuruluş onayını veren kim MEB, çalışanlan atayan kim MEB, yani dershane MEB'in kurumu, yeni bir eğitim kurumu, bu eğitim kurumu nasıl işliyor.
Öğrencilerden aldığı gelirlerle, öğretmen ve personeline maaş ödüyor, vergi veriyor, sigorta pirimi ödüyor, kira ödüyor ve diğer gelirlerini karşılıyor. Üstelik dershaneler eğitim işini devlet okulundan daha ucuza yapıyor. TÜİK verilerine göre bir öğrencinin devlet okulunda yıllık maliyeti 1.700 Amerikan Dolan yani 2.600 TL'dir. Peki, bu dershane öğrenciden yıllık ne kadar ücret almış 1.000 TL yani devlet okulunun üçte biri kadar ücrete almış. Biz vergi ödemesek devlet okullara para gönderemese okulu kapatmak zorunda kalır mıydık? Tabii ki evet, peki öğrenciler dershanelere ücretlerini ödemezse bu kurumlar nasıl işleyecek? Bu arada ülkemizde ÖSYS ve SBS'ye giren öğrenci 5 milyon iken dershanelere devam eden öğrenci sayısı 1.5 milyondur yani sınava giren öğrencinin sadece %27'si dershaneye gidiyor. Üstelik bu öğrencilerin de %10'u yani 150 bini ücretsiz yani tam burslu okuyor.
Şimdi birileri bana dershaneler bizim ülkemizden başka hiçbir ülkede yok diyecekler. Tam tersi var, dünyanın her yerinde var. En başta ABD'de var, Japonya'da var, Yunanistan'da var, Çin'de var, G. Kore'de var. Dershaneler dünyanın her yerinde var. Zaten dershanelere güvenmesek, Milli Eğitim Bakanımız öğrencilere 45 gün izin verip sınavlara dershanelerde hazırlanmalannı ister miydi? Sağ olsun dershanelerin işlevinin farkında ama âdettendir gelen her bakan dershaneleri kötülemek zorunda. Bu bir gelenek haline geldi.
Şimdi şu soruma yanıt verin, ticaret yapıyorsunuz birisine mal verdiniz parasını ödemedi veya bir yerde çalışıyorsunuz maaşınız ödenmedi.
Siz de paranızı alamadığınız için banka borçlarınız veya eleman maaşlarınızı ödeyemediniz ne yapardınız? Herhalde üzerine bir bardak su içmezdiniz almaya çalışırdınız değil mi? Çünkü işiniz yapabilmeniz için kural budur. Şimdi kendinizi o dershaneyi işleten müdürün yerine koyun, öğrenciler parasını ödemiyor. SGK'ya gidiyorsunuz sizden para istiyor üstelik üzerine her gün faiz koyarak ödemezseniz sonu kötü. Dershaneye geliyorsunuz derse giren öğretmen maaşını istiyor ödemezseniz o da hayatını sürdüremez ve derse girmeyebilir. Yani tek gelirinizi almalısınız ki giderlerinizi karşılayabilesiniz.
Dershanenin alacağından vazgeçmesini istiyorsunuz. Acaba devletimiz işler kötü diye hangi esnafın borcunu sildi veya erteledi mi? Hangi banka işsiz kaldı diye kredi kartı borçlusunun borcunu sildi? Bir de konuşulması gereken başka bir konu ceza yasası onun hiç mi suçu yok?
Elinizi vicdanınıza koyun bir daha düşünün kriz döneminde ülke ekonomisi %10 küçülmüşken bundan etkilenmemek mümkün mü?

<p>Ankara'da boşanma aşamasında olduğu eşine karşı koruma tedbiri bulunan L.S. 4 aylık bebeği Asya S

Koruma tedbiri olan baba minik Asya'yı annesinden böyle kaçırdı! İşte o anlar...

Bakanı Karaismailoğlu, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreninde katıldı

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı