• $8,1342
  • €9,7084
  • 455.965
  • 1378.37
17 Şubat 2015 Salı

Suçlu eğitim sistemidir

Ben Turgay Polat 43 yaşındayım, erkeğim ve 2 kadın 2 erkek kardeşe sahibim. Babamın ben henüz 7 yaşındayken söylediği bir sözü hiç unutamam; bizimle bir konuşmasında ablama dönerek “kızım bu ülkede kız çocuğu olmak en zor iştir. Bütün zorluklardan kurtulman için ben seni sonuna kadar okutacağım. Bil ki gücüm yettiğince sana destek olacağım” dedi. Bu sözü o zamanlarda neden söylediğini anlayamamıştım. Çünkü doğup büyüdüğüm ailede ve toplumda kadın hep en değerli en saygın karakterdi. Babaannem bütün kararlarda son söz sahibi, annemin onaylamadığı hiçbir şeyi yapmayan babam vardı.

Ta ki okula başlayana kadar kadın ile erkek benim için birbirinden farksız iki kişilikti. Ama ilkokula başladığım ve sınıfa ilk erkek öğretmenim girene kadar. Öğretmenim o gün sınıfa girdiğinde bizim yedi yaşına kadar yan yana oyun oynadığımız, yemek yediğimiz, güldüğümüz, yaramazlık yaptığımız kız arkadaşlarımızı yanımızdan kaldırıp kızları bir tarafta erkekleri bir tarafta oturmuştu. Bunu çok yadırgamıştık. Neden acaba bizi ayırmışlardı ki? Bizim ne farkımız vardı ki?
Ortaokul 1. sınıfa geldiğimde yine kız arkadaşlarımız büyüdükleri ve bizim onlara zarar vereceğimiz gerekçesiyle bizden uzak tutulup her etkinlikte ayrıştırılmalarına şahit oldum. Bazı derslerde öğretmenler kızlarla bizim aramızdaki farkları anlatıp, sürekli farklı olduğumuzu bize aşılamaya başlayınca kafam iyice karıştı. Bir akşam eve geldiğimde babama sordum “baba ablamla benim aramda ne fark var?” babam güldü ve dedi ki “oğlum neden fark olsun ki, onun da iki ayağı var senin de, o da yemek yiyor sen de, o da gülüyor sen de, o da uyuyor sen de. Fark sadece erkeklerin kafasında oğlum” dedi.
Sonra ben liseye geçtim. Yatılı okulda okuyordum ve sınıfımızda sadece iki kız arkadaşımız vardı. Onlar sınıfın en önünde bir sırada yalnız başlarına oturur, bazı öğretmenler onların sırasını derslerinde daha da öne çekerlerdi. Lise hayatı boyunca bizden arkadaşlarımıza hiç zarar gelmedi. Ama öğretmenler onlara bizim zarar vermememiz için uğraşırken! Bir taraftan da bize onların bizden farklı olduğunu hissettirip bizim de farklı düşünmemizi istediler. Hatta bir derste öğretmenimiz kızları sınıftan çıkarıp bize erotik fıkra anlatmış ve onları tekrar sınıfa çağırdığında ben insanlığımdan utanmıştım.
Üniversiteye geldiğimde artık kızlarla arkadaş olmayacağımıza inanmıştık. Bütün hocalarımızın 11 yıllık büyük emekleri ile cinsiyet farkını kavramış! Ve artık onlardan farklı olduğumuza anlamıştık! Ne yazık ki artık bize yaklaşan her kadın arkadaşa başka gözle bakmaya başlamıştık. Artık onlar bizim için birer cinsel obje haline gelmişti.
Bunları neden yazıyorum. Ben yaşadığımız bu erkek egemen şiddetin temelinde eğitim sisteminin olduğunu düşünüyorum. Çünkü, cinsiyet rollerini kurumsallaştıran, erkek iktidarını meşrulaştıran bir eğitim sisteminin sonucu şiddettir. En büyük mağdur da maalesef ötekileştirilen ve bunun sonucu zayıf bırakılan kadındır. Hiçbir zaman unutmamalısını ki her cümlenin başına “ama” koymadan konuşamayan erkek egemen dil kadına şiddeti maalesef hak görmektedir.
Gelin bu işe eğitimden başlayalım. Özgecan’ın katillerini lanetliyorum ve en büyük cezaları almalarını umuyorum. Ama bu üç kişiyi asmanız veya kesmeniz bu sorunu çözmeyecektir. Sorun bu olayı tekilleştirmekle de çözülmeyecektir. Bugün gazetelerde İzmir’den Ayşe Selen Ayla’nın annesi haykırıyor “benim kızımın mahkemesi 5 yıldır devam ediyor.”
Gelin önce okullarda kızlarla erkekleri yan yana oturtun, derslerde farklılıkları değil benzerlikleri anlatın, ortak oyunlar ve projeler geliştirin, cinsiyet ayrımı yapacak bütün figürlerden uzak tutun çocukları. Onlara sürekli insan olmanın güzelliğini anlatın. Karşı durun; öğrencilerinizin çocuk yaşta evlenmesine, taciz görmesine, şiddete uğramasına karşı durun. Sakın ha unutmayın bu işi çözecek tek güç eğitimdir. Şimdi MEB hemen bilim insanlarını da toplayarak bütün müfredatı ve yapıyı elden geçirsin. Çünkü yetti artık biz sadece İNSANIZ...

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler