• $9,7177
  • €11,3642
  • 561.323
  • 1479.93
23 Şubat 2016 Salı

“Sizin gözünüzde bir mülteci çocuğu kaç para eder?”

Bu soru ne ağır bir soru değil mi? Bu soruyu Washington’dan sordu Enver Yücel. Ama şurası da bir gerçek biz ülke olarak bu soruların dışında bir şey yapmak zorundayız. Çünkü Türkiye tarihinin en ağır sınavından geçiyor. Suriye, Irak başta olmak üzere büyük sorunların ortasında kalmış durumda. Tabii bu ülkelerdeki iç savaş öncelikle Türkiye’yi etkiliyor. Bu etki o kadar büyük boyutlardaki başta AB olmak üzere rüzgârından bile nem kapıyorlar. Ama asıl sorun Türkiye’yi sarmış durumda. 2.7 milyon mülteci ki dünyanın en fazla mülteci ağırlayan ülkesi konumundayız. Bunların sadece %10’u kamplarda kalıyor kalan %90 kenelere yayılmış durumda. Bunların %70’i çocuk ve kadın.

Şimdi bir düşünün, yanı başınızda bir savaş ve bu savaştan kaçmış milyonlarca insan. Bu insanlara kucak açmış bir ülke, şimdi birçoğunuz bu durumdan hoşnut olmayabilir hatta öfke duyabilirsiniz ama siz ülkeyi yönetiyor olsaydınız siyasi sebepleri yok sayarsanız bu insanları ölüme terk eder miydiniz? Türkiye’de etmedi. Şimdi sorun dünyanın hiçbir ülkesinin kaldıramayacağı kadar büyük boyutta, 2.7 milyon dili farklı, kültürü farklı insan ve bu insanlar içimizde yaşıyor. Büyük olasılıkla Suriye’de yıkım ve savaş en az 10 yıl daha sürecek gibi görünüyor. Kısaca 5 yıl önce göç eden bir ailenin o yıl doğmuş çocuğu 15 yaşına geldiğinde ancak Suriye tekrar ülke olabilecek. Bu durumda şu soruyu sormak lazım, ülkemizde yaşayan bu sığınmacılar beş yıldır olduğu gibi bundan sonrada sorun olarak devam etsinler mi yoksa en azından bulundukların yerin diliyle eğitim alıp sorunu en düşük seviyeye mi çekelim. Hali hazırda devlet bu sığınmacılara yiyecek, barınma vb destekler veriyor ama ya eğitim.
Eğitim tarafında maalesef çok az iş yapılıyor. En tehlikelisi de bu çocuklara Arapça eğitim verilmesi ki bu eğitimin onlara ve topluma hiçbir faydası yok. Hatta bu eğitime ve okullara maalesef devam eden de yok. İşte tüm bu açmaz içerisinde geleceğe ve entegrasyona parmak basmak adına geçtiğimiz hafta Washington DC’de bir konferans yapıldı. GPI (Global Political Institute) Türk düşünce kuruluşu Türkiye ve Suriyeli göçmenler konusunda bir konferans düzenlendi. Bu konferansta Türkiye’nin yaşadığı sığınmacı sorunu ve yapılan çalışmalar anlatıldı ve bu sorunun çözümü için dünyanın destek olmaması eleştirildi.
Bu konferansta eğitimci Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel konuştu. Yücel’in konuşmasında en çarpıcı ifade Avrupa ülkelerine sorduğu soruydu “sizin gözünüzde bir mülteci çocuğu kaç para eder” diye sordu. Bence sorunun tam ortasında parmak bastı. Ve Yücel uzun uzun anlattı; “mültecilerin yaşadığı sorunların tek çözümü eğitim” dedi. Bence çok haklı ve bir proje anlattı. Yücel “bu çocuklara öncelikle Türkçe öğretip sonra normal öğrenci gibi eğitmeliyiz” dedi. Bu yıl dünyanın desteğiyle devlet kurumlarıyla birlikte 5000 öğretmen eğitim bu öğretmenlerle 300 bin çocuğa Türkçe öğretmeyi hedefliyoruz dedi. Bunu yapmanın çok kritik olduğunu bu çocuklar Türkçe öğrenmezse ve eğitime dâhil olmazsa sokaklarda sorun olmaya devam edecek ve üretmeden sorun olmaya devam edecekler dedi. Ben bu tespite sonuna kadar katılıyorum.
Yücel, “Dünyanın bütün ülkelerinden örnekler verdi. Almanya’nın Türk işçilerle yaşadığı sorunları anlattı ve eğer Almanya anadilin yanında Türk işçi çocuklarına Almanca öğretseydi. Bugün hem Türkiye’nin Avrupa’da yetişmiş bir insan gücü hem de Almanya’da toplum dışına itilmiş bir nesil olmayacaktı” dedi. Bazılarınız bu fikre soğuk bakabilirsiniz ama önce düşünün önümüzdeki yıllarda yaşayabileceğiniz sorunları düşünün ve gelin en azından geri ülkelerine dönseler bile Türkçe bilen bir nesil yaratalım.
Enver Yücel’e bu projede herkesin destek olması lazım. Çünkü çok büyük ve maliyetli bir proje ama Türkiye için en önemli çıkış noktalarının başında geliyor bence.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı