• $7,3712
  • €8,9366
  • 436.377
  • 1477.96
17 Haziran 2010 Perşembe

MEB denince aklınıza ne gelir

Ülkemiz eğitiminin başındaki kurum MEB'dir. MEB denince akla eğitim, eğitim denince akla neler neler geliyor. Peki, birisi sizi mikrofon tutsa ve sorsa MEB'in hangi icraatını biliyorsunuz diye sorsa ne dersiniz. Herhalde toplumun yüzde doksanı öğretmen ataması der. Dikkat ediyorum da son zamanlarda Milli Eğitim Bakanlığı "İş ve İşçi Bulma Kurumu" gibi. Hiçbir iş yapmasa veya okullar, eğiti çok kötü bile olsa bakanımız çıkıp 25 bin öğretmen atayacağız dediğinde herkes ayakta alkışlıyor. Ama bakanımız çıkıp okullarımızı ve müfredatımızı yeniliyoruz dese kimse ilgilenmiyor. Kimse yeni yapılan okulları, müfredat değişimini, Basarları, başarısızlıkları umursamıyor. Herkes öğretmen atamaları ile ilgileniyor.
Eski bakanımız Sayın Hüseyin Çelik sözleşmeli öğretmen uygulaması başlattığında ve bu öğretmenlerin performanslarına göre sözleşmelerinin yenileneceğini söylediğinde hiç kimse bravo demedi. Oysa bu bir devrimdi. O tarihe kadar bu ülkede ataması yapılan öğretmenler göreve başladığı gün emekli olmuyorlar mıydı? Bir düşünün, öğretmen atandıktan sonra kim ne yapabiliyor ki yüz kızartıcı! Suçlar hariç hiçbir öğretmenin işine son verildiğini duydunuz mu? Hangi öğretmen başarısız olduğu için görevden alındı veya hangi öğretmen başarılı olduğu için diğerinden fazla ücret aldı hiç kimse. Sürekli baskı yapıldı bakana, sürekli sözleşmeli öğretmenlerin kadroya ne zaman geçirileceği soruldu. Bakan geri adım attı ve sözleşmeli öğretmenler kadroya alındı. Sorun çözüldü.
Acaba neden başarıya göre, performansa göre öğretmen çalıştırmıyoruz. ABD'de, Uzakdoğu'da öğretmen maaşları yıllık performansa göre belirlenir. Öğretmen başarılı ise ücreti yükselir değilse düşer. Örneğin başarılı bir biyoloji öğretmeni 5-7 bin dolar alırken başarısı düşük bir öğretmen 700 dolar alır. Öğretmenler daha yüksek maaş almak için daha fazla çalışırlar. Şimdi bu sistem ülkemizde olsa kötü mü olur? Şimdi eminin diyorsunuz ki bizde adamcılık olur.
Bu yüzden herkes adamına tutar. Canım bu işin binlerce bilimsel yolu var.
Şimdi başa dönelim MEB denince akla ne gelir. Bence akla iyi yetiştirilmesi gereken gelecekten sorumlu birim gelmelidir.
Memur atayan iş bulma kurumu değil. Acaba bu yıl yeni atadığınız öğretmenleri ölçtünüz mü başarılılar mı değiller mi? Acaba bu insanlara 25-30 yıl boyunca çocuk teslim etmek doğru mu acaba bu insanlar yeni nesilleri yok mu edecekler yoksa dünya çapında başarılı nesiller mi yetiştirecekler. Sanırım sizinde fikriniz yok Sayın Bakanım değil mi? Ama bunları söylerken öğretmenlerin dört başı mamur olduğunu söylemiyorum. Ülkemizde hak ettiği ücreti alamayan en önemli kesim öğretmenlerdir. Ama hak eden hak ettiğini almalıdır. Ben eşitliği değil hakkaniyeti savunan birisiyim. Bence herkes hak etmeli ve hak ettiğini almalıdır.
Şu anda MEB'in ilginç bir atama yönetmeliği var. Traji komik oldukça ilginç bir yönetmelik. Bir okula atama yapılırken en önemli kural öğretmenin çalıştığı yıl karşılığında aldığı hizmet puanı. Örneğin siz başarılısınız ya da değilsiniz ama 25 yıldır çalışıyorsunuz sırf bu kadar yıl çalıştığınız için yıl başına puan toplamışsınız. Ama diğer tarafta başarılı ama 5 yıllık zıpkın gibi bir öğretmen var. Atama yaparken uzun yıllar çalışmış heyecanını kaybetmiş öğretmen öncelikli. İster iyi öğretmen olsun ister başarısız olsun tek koşul uzun yıllar çalışmış olsun yeter. Ayrıca maaşı da yıla göre arttığı için değmeyin keyfine hocanın. Hem iyi okulda çalışıyor, hem yüksek maaş alıyor, hem müfettiş teftişi yok, hem hesap soran yok.
Ne âlâ memleket değil mi? Böyle bir dünya var mı Allahınızı severseniz. Bizde var, zaten bütün ilginçlikler bizde yok mu?

<p>Milli Savunma Bakanlığı, bir NATO uçağına ilk kez gece görevi esnasında havadan yakıt ikmali sağl

İlk kez bir gece görevi esnasında NATO uçağına yakıt ikmali yapıldı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları