• $9,5183
  • €11,0942
  • 546.068
  • 1455.42
29 Ekim 2009 Perşembe

Kahrol OKS yaşa SBS

Son iki yıldır ilköğretimden liseye geçişte yeni bir sistem uyguluyoruz. Bu sistem eski Milli Eğitim Bakanımız Sayın Hüseyin Çelik döneminde çok büyük beklentilerle uygulamaya konulmuştu. O zaman sistem anlatılırken, öğrencinin ilköğretim ikinci kademede 6.7. ve 8. sınıfta, her yılın sonunda bir sınava gireceği ve bu sınavın adının SBS olduğu belirtilmişti. Aynca öğrencinin her yıl okulda aldığı ders notlarının SBS ile birlikte etkili olduğunu, öğrencinin okul içi davranışlarının puanlandığı, davranış puanının da etkili olacağı bir sistem tanımlanmıştı. Ayrıca SBS sonuçlarında okulun, öğretmenin ve müfredatın gidişatının sorgulanacağı ve karne yoluyla belgeleneceğini, bu yolla okullann ve öğretmenlerin ölçüleceği söylenmişti. Özellikle bu sistemin bir "süreç" odaklı ölçme ve değerlendirme sistemi olacağı ifade edilmişti. SBS'nin zor bir sınav olmayacağı da belirtiliyordu. Bunun ne demek olduğunu henüz çözebilen yok. Yani zor soru sormamak kendimizi kandırmak değil midir; onu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Zaten kolay soru sormanın bedelini ilk yıl yaşadık. 6.sınıfta 829 öğrenci birinci oldu. İkinci yıl MEB bu sonuçlarla yerleştirme yapamayacağını anlayınca soruları zorlaştırdı. Bu sefer de öğrencilerin ve velilerin kafası karıştı. Çünkü sonuç belgesinde basan sırası olmayınca ellerindeki puanlan geçen yılki sonuçlarla karşılaştınp başarısızlık duygusuna kapıldılar. Hiçbir yetkili bu durumun ne anlama geldiğini açıklama zahmetinde dahi bulunmadı. Bunları tek tek açmayacağım ama her fırsatta OKS yerden yere vuruldu ve yeni sistem yere göğe sığdırılamadı.
Sonuçta geldiğimiz noktada söylenenlerin hiçbiri olmadı. Ne öğretmen ölçüldü ne okul değerlendirildi ne de süreç odaklı ölçme yapılabildi. Yapılan tek şey OKS'yi üçe bölmek oldu. Davranış puanını mahkeme iptal etti. Yıl sonu basan puanı o kadar kötü çalışıyor ki, bazı okullar bu puanla adeta oyun oynuyor. Bazı okullar YBP formülündeki yöntem hatasından faydalanarak akla hayale gelmeyecek oyunlar oynamaya devam ediyor. Örneğin; okulun en başanlı öğrencisi ile en başarısız öğrencisinin başarı notu aralığını daraltarak öğrencilerine haksız puan sağlayan mı dersiniz. Başansız öğrencilerini sınava sokmayan mı dersiniz. Okul notlarını SBS sonunda veren mi dersiniz. Öğrencileri not baskısıyla kurslara çağıran mı dersiniz.
Öğrencileri özel derse zorlayan mı dersiniz. Bunlann hepsi biliniyor ama nedense bir şey yapılmıyor. Şimdi bunu okuyunca bazı bakanlık yetkilileri 'Efendim SBS puanıyla YBP puanı arasında 20 farktan fazla olanları inceliyoruz' diyorlar. Peki, birinci sorum: Neden 20 istatistik biliminde 20nin karşılığı nedir? ikinci sorum: YBP ile SBS'yi karşılaştırırken neden 500 olan SBS puanını 100'e çekiyorsunuz? YBP'yi 500'e dönüştürseniz daha sağlıklı olmaz mı? Tabii o zaman aralık açılacak ve farklar ayan beyan ortaya çıkacak değil mi? Amacım bir yerleri ve birilerini eleştirmek değil. Sayın Bakanım, çocuklar konusunda ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum. O yüzden size açık bir çağrı yapmak istiyorum. Gelin bu sistemi değiştirin. Sayın Bakanım 6.sınıfın sonunda sınava giren çocukların %35'i daha 6. sınıfta iken iyi bir liseye girme hakkını kaybediyor. Bu sayı 7.sımfta %60'a çıkıyor. Henüz 8.sınıfa gelmeden bir çocuğun gelecek beklentisinin yok olması sizce doğru mu? Basan sınavı ile yerleştirme sınavını birbirinden ayınn. Çünkü bunlar aynı şey değildir. Başarı sınavı ile yerleştirme yapmak sağlıksız ve yanlış bir tutumdur. Sorun sınavın üç olmasından çok, en başta YBP uygulamasının sağlıksız olmasıdır. Size neler söyleniyor bilemiyorum ancak şunu bilmelisiniz ki SBS sistemi çok sağlıksız işliyor. Yapılması gereken çok basittir. Öğretmenimizi ve okulumuzu ölçmek ve değerlendirmek artık kaçınılmazdır. 6.7 ve 8. sınıfın sonunda SBS uygulaması devam etmelidir. Ancak 6. ve 7.sınıfta yapılan SBS ler yerleştirmeye dahil edilmeyip sadece okulu ve öğretmeni ölçmelidir. 8. sınıfın sonunda yapılacak bir sınav yerleştirmeyi yapmalıdır. Gelişmiş ülkeler okullannı ve öğretmenlerini nasıl ölçüyorsa biz de aynısını yapalım. Ama ölçülen biçilen hep öğrenci olmamalı. Onu yetiştiren öğretmeni ve okulu ölçmek ve eksikliklerini tespit etmekten neden kaçınıyoruz? Bence eğitimde gelmemiz gereken nokta budur. Kaldı ki merhum OKS bu işi son derece iyi yapıyordu.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu