• $9,5211
  • €11,0866
  • 546.378
  • 1455.42
27 Ekim 2009 Salı

Hayatımız tatil


Bir yılda kaç gün var. 365. Peki resmi olarak okullar kaç gün ders yapar; 180 gün. Bu 180 günde kaç gün ekstra tatil olur onu Allah bilir. Bizim yarın ne yaşayacağımızı kim bilebilir. Biz iyi niyetle okulları açıyoruz ama sonrasını bilemeyiz. Kar olur, kış olur, kiremit düşer, okul yıkılır. Dünyanın hangi ülkesinde bu kadar az ders günü var bilemiyorum.
Ama bizim ülkemizde bu 180 güncük de çok geliyor olacak ki; her fırsatta okulları tatil etmek en büyük hobimiz. Azıcık kar yağsa tatil, resmi her gün tatil. Bayramla birleştirelim tatil. Ramazan geldi, okulları tatil edelim çünkü bizim çocukların hepsi hacı ya ders yapamazlar. Falanca ülkenin başbakanı geliyor, yollar kapanacak, tatil. Hatta 1 Mayıs'ta olay çıkabilir, tatil. Ancak en çok ilgimi çeken medyanın okulları tatil etme isteği.
Herhangi bir bahane bulmasınlar, hemen hep bir ağızdan tatil diye bağırıyorlar. Öyle bir feryat başlıyor ki sormayın. "Falanca okulda çocuklar öksürdü, okullar tatil olacak mı? Flaş flaş", "Meteoroloji kar bekliyor okullar tatil olacak mı?", "İstanbul'a Fransa Cumhurbaşkanı geliyor okullar tatil edilecek mi?" Anlayacağınız ama benim anlamakta zorlandığım bir olay. Neden bu kadar tatil istenir bilmiyorum fakat medya bu konuda acayip istekli. Hatta iki yıl önce bir veli İstanbul'a kar yağacağı gün çocuğuna "Oğlum Haber Türk'ü aç, onlar tatil ettiriyorlar" diyor.
Yeni tatil gündemimiz domuz gribi... Çok korkuyor, acayip tırsıyoruz. Elimizden gelse bir ay evde yatacağız. İstanbul Valisi 'Panik yapmayın' diyor, İstanbullu panik halde. Sağlık Bakanlığı krizi yönetmekte zorlanıyor. Ee tabii bizim tanıdığımız devlet böyle durumlarda olayı yok saymayı ya da küçültmeyi seçerdi. Oysa aynı devlet bu sefer öyle bir senaryo çizdi ki hepimiz şaşkınız.
Bence sorun domuz gribi veya başka bir şey olsun, hayatı kesintiye uğratmamak zorundayız. Domuz gribinden dolayı tatil yapma zorunda kalsak bile bizim eğitime ara vermememiz gerek.
İşte bir örnek: Diyarbakır'da okullar tatil edildi. Kurumlar çocukları eve gönderdi. Kaç gün süreceği belli değil. Bahçeşehir Kolejleri Diyarbakır'da Türk Telekom işbirliği ile çocuklara evden sanal sınıflar kurarak ders yaptırıyor. Üstelik öğretmenlerle çocuklar karşılıklı ders yapıyor. Nasıl mı?
Okulda ders programı aynen sürüyor, öğretmenler zille birlikte sınıflarına giriyor.
Derslerini anlatmaya devam ediyor. Tek fark; öğrenciler öğretmenlerini bilgisayardan görüyor. Öğrenciler anlamadığı yerde bir düğmeye basarak söz alıyor ve soru soruyor. Öğretmen laboratuvarda deney yapıyor, öğrenci görüyor. Tahtaya yazıyor öğrenciler defterine yazıyor. Öğretmen ders bitiminde ödev veriyor. Tek fark; öğretmen sınıfta öğrenci evde. Bunun dışında her şey aynı. İşte siz istediğiniz kadar tatil edin, hayat devam ediyor.
Uğur Dershaneleri de ön hazırlıklarını tamamladı. Herhangi bir tatil durumunda öğrencilerine aynı yöntemle ders aktaracak. Öğrenciler evde de olsa eğitime devam edecek. Bence harika bir uygulama. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
Yeri gelmişken artık bu ara vermelere tatil demeyelim. Özellikle eğitimde ara olmaz, sadece mekânları boşaltıyoruz. Oysa eğitim devam ediyor. Çünkü çocuklarımız her kesintide biraz daha geri kalıyor. O zaman da soruyoruz; bir yılın üçte birinde eğitim yapabilen bir ülke olarak "neden istediğimiz başarıyı yakalayamıyor uz" diye. Tatilden fırsat bulduğumuzda eğitim yapıyoruz. Sonuçta bu kadar oluyor herhalde.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu