• $7,3549
  • €8,8955
  • 410.151
  • 1528.82
18 Şubat 2010 Perşembe

El gider Ay'a biz kalırız yaya

"El gider Ay'a biz kalınz yaya" bu sözü küçüklüğümden beri severim oldukça ilginç ve anlamlı bir laftır. Bunu her anlamda düşünebilirsiniz. Ben bu sözü hep geri kalmışlığın, cehaletin ve değişime direncin ifadesi olarak algılarım. Eğitimde bizim durumumuz aynen böyle yani "el gider Ay'a biz kalınz yaya" durumları, geçen haftaki yazım kısaydı alıştınız benim hep uzun yazmama gelen maillerde bunun nedeni soranlara artık samimiyet aradığımı kimsenin samimi olmadığını yazımda da buna tepki koymak istediğimi söyledim. Bana hak verenler de oldu, vermeyenler de oldu. Hak vermeyenler susmamın doğru olmadığını ifade ettiler tabii ki susmam söz konusu değil ben yine doğru bulduklanmı yazmaya devam edeceğim. Ama siz olun da kızmayın.
Bahçeşehir Üniversitesi mütevelli heyeti başkanı Sayın Enver Yücel geçenlerde Çin ve Hong Kong'a bir gezi düzenlemiş kendisi ile gezi hakkında uzun uzun konuştuk. Çok önemli bir şey söyledi aynen aktarayım "yaa çocuklarımızı eğitiriz kendimizi yönetiriz ya da birilerinin bizi yönetmesini bekleriz." Bu sözü Çin'de ve Uzakdoğu'da gördüğü eğitim anlayışına ithaf en söyledi.
Öğrencilerin nasıl eğitildiğini eğitimde ilkokula başlarken bile sınavların olduğunu ve hangi öğrenciye nasıl eğitim yapılacağının taa ilkokula başlarken belirlendiğini, ailelerin çocuklannı eğitmek için neler yaptığını anlattı.
Biz üniversiteye öğrenci alırken bile sınav yapmaktan utanan bir ülkeyiz. Hong Kong'da nüfus 7,5 milyon, üniversite sayısı yedi, üniversiteye sınavla giriliyor. Üniversiteye giremeyenler meslek okuluna yönlendiriliyor.
En önemlisi sınav olmadan üniversite olmaz diyorlarmış. Biz ise sürekli yakınıyor "aman çocuklarımız yarış atımı", " aman çocuklarımız çok zorlanıyorlar" şimdi düşünün, ya çocuklarımızı iyi eğitip kendi kendimizi yönetiriz ya da biz yakınmaya devam ederiz, birileri bizi yönetir. Buna Çin izin vermiyor biz izin verecek miyiz?
Yazımın başında yazdığım kısma döneyim.
Eğitimde dünyanın diğer ülkelerinin yaptığı çalışmaları zaman zaman size bu sayfalardan anlatıyorum. Bizim yaptığımız son on yıllık eğitim icraat da belli "katsayı ve imam hatip" tartışması, sizce biz mi Ay'a gidiyoruz, gelişmiş ülkeler mi?
Ama ülkemizde de bu karamsarlığa son verecek önemli gelişmeler var. İşte ülkemizde bir eğitim kurumu AB'nin göbeğinde Almanya'da üniversite açıyor. Artık bir Türk üniversitesinin Bahçeşehir Üniversitesi'nin Berlin'de kampusu var. Ne mutlu bize ki kısır tartışmalan bir kenara bırakan ve var gücüyle çalışan eğitimcilerimizde var. Bir düşünün bir üniversitemiz hem de vakıf üniversitemiz Avrupa'da üniversite açıyor. Ben duyunca çok heyecanlandım gurur duydum. Umanm bu ülkede yıllardır kafasına kuma gömmüş insanları avutan kesimlerde bu duruma bakar ve ders alırlar. Biz bu ülkede iyi işler yapmak zorundayız buna mecburuz, halkımızı ve çocuklanmızı kandırmadan, aldatmadan çalışmalıyız. Çalışanlan desteklemeli ve yardımcı olmalıyız. Bu arada biliyorsunuzdur ülkemizde vakıf üniversiteler kurulduklan ilin dışındaki illere fakülte açamıyorlar. Yani bizim YÖK Alman hükümetinden daha zeki olduğu için izin vermiyor. Yoksa Almanlar YÖK'e sorsalardı YÖK gerekçesini söylerdi.
Bu arada Bahçeşehir Üniversitesi kalkmış taa Almanya'da üniversite açıyor. Bu proje ayakta alkışlanır.

<p>'Yıl 1908... Osmanlı topraklarında ikinci Meşrutiyet ilan edilmişti ve Meclis'i Mebusan o günkü a

Bunlar kimin milletvekili?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik