• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
2 Eylül 2014 Salı

Eğitim sorunları çözülüyor mu?

Çok sevdiğim bir yönetim gurusunun bir sözü vardır “sistemler insanları değil insanlar sistemleri çalıştırır” diye. Ülkemizde herkesin rahatsız olduğu ama bir türlü çözüm üretemediği alan eğitim. Her bakan ve her hükümet değiştiğinde eğitim alanında ya sınav sistemleri, ya okulların tabelası, ya yönetmelikler ya müfredat değişiyor. Her birisi de kamuoyuna devrim gibi anlatılır ama sonuç yine hüsrandan öteye geçmez.

Birkaçını hatırlatayım size. Çok da geriye gitmeyelim. 1998 ilköğretimde zorunlu sekiz yıla geçildi ne değişti. Kocaman bir hiç, ilköğretimler çöktü. 6,7. ve 8. sınıfta öğrenciler hem pedagojik hem de akademik bir sürü sorunla karşılaştı. Bugün ikinci kademe eğitimi tam bir sorun yumağı. Devam edelim, SBS getirildi devrim denildi söylememe bile gerek yok yerine TEOG getirildi sonuç ortada. En önemlisi de cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim adımı olan müfredat değişimi yapıldı. Ama okullarda müfredata uyan yok, üstelik buna da bir şey diyen yok. Trilyonlarca liramız harcandı ama öğretmenler müfredatı uygulamayı reddetti.
Bunları niye yazdım. Çünkü sistemleri çalıştıran insandır. Biz insanı geliştirecek değiştirecek değişime yönlendirecek, verimliliği ve başarıyı ölçen ödüllendiren bir sistem kuramadık. Kurmaya da cesaret edemedik. Benim yıllardır yazıp durduğum verimlilik ve performansa dayalı sistem dediğim ve bu yüzdende sürekli sert tepkilere maruz kaldığım sözleri bugün bakan söylüyor. Söylemekle kalmıyor çoktan düğmeye de basmış durumda.
Baştan şunu söyleyeyim. Bakanlık genel teşkilatında yapılan değişikliği kastetmiyorum. Çünkü tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor o değişiklik. Fena da olmadı hani bakanlıkta küflenmiş bazı bürokratları dışarı atsa sevinmem desem yalan olur. Ama asıl önemli olan okul işleyiş sistemi ve öğretmenlerin çalışma şeklinin yeniden düzenlenmesidir.
Çünkü uzun yılların köhnemiş ve verimsiz sistemi artık bu ülke için büyük bir sıkıntıdır. Benimde size birkaç önerim var; birincisi üniversitelerde özellikle de eğitim fakültelerinde öğretmenlik eğitimi yapan hocaları hafta birkaç saat okullarda ders okutması. O zaman alanı daha iyi tanıyacaklardır. Okulları üniversitelerle eşleştirerek sorumluluk vermeniz.
Her yılsonunda sonuçlarını sadece öğretmenlerin ve yöneticilerin görebileceği müfredatı tarama testleri yapmanız. Böylece verimliliği daha iyi ölçmüş olursunuz. Önlemlerimizi de bu sonuçlara göre alabiliriz. En önemli önerim de; Okullarda mevcut sistemde okul müdürü ve bir sürü gereksiz müdür yardımcılığı var. Bunun yerine eğitim ve işletme olarak iki yönetici atayın. Birisi eğitimle birisi okulun diğer işletim sorunlarıyla uğraşsın böylece daha verimli bir sisteme kavuşmuş olursunuz.
Unutmayın, bu ülkenin gelişmesi ve kalkınması ancak eğitimle mümkündür. Eğitim sistemimizi düzeltmedikçe, mutlu nesiller, yaratıcı nesiller yetiştirmediğiz sürece hep “gelişmekte olan ülke”” olacağız. Bu sonsuza kadar sürecek. Bunun için yarın çok geç olabilir.

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı