• $8,4746
  • €10,0606
  • 493.625
  • 1413.8
7 Ekim 2014 Salı

Eğitim işinin ciddiyetine varın lütfen!

Bu nasıl iştir anlayamadım. Bir sistem geliştiriyorsunuz. Bu sistemi her yerde ballandıra ballandıra anlatıyorsunuz. Bu sistemin çok doğru olduğunu ve ilköğretimden liseye geçişte sorunları çözeceğini iddia ediyorsunuz. Bizim bütün eleştirilerimizi “maksatlı” diye reddediyorsunuz. Peki, bir yıldır savunduğunuz sistemin sonu bu mu olacaktı?

Bahsettiğim sistemi anlamışsınızdır TEOG. TEOG ile okula devamı, sınav kaygısını, dershaneye gitme oranını, okullardaki verimliliği, liselere yerleştirmede ki karmaşayı, liselerde boş kontenjan kalmasını daha birçok iddia. Peki, bunlardan hangisi oldu.
Kasımda ve nisanda sınavları yaptınız. Sonra mazeret sınavı diye merkezi sınavlarda örneği görülmemiş bir uygulama yaptınız. Sınavların sonucunda mahkeme kararı ile sorularınız iptal edildi. Sınavın aslında iptal edilen soruların mazeret dediğiniz ucube sınavda iptal edilmediği için mazeret sınavına giren öğrenciler daha avantajlı oldu. Hadi bunu da geçtik, puanlar açıklandı. Bir tercih sistemi açıkladınız ki evlere şenlik, öğrencilerin istese de istemese de meslek ve imam hatiplere yerleşmesini sağladınız ki bu sayı 135 binden daha fazla. Sonra bu sıkıntıyı çözmek adına nakil sistemi başlattınız, bu sistemle çocuklar beklemekten kurdeşen döktü. Hatta bazı okullara kontenjandan fazla öğrenci kaydırarak garip bir uygulama yaptınız. Bir karmaşadır gitti.
En büyük bombayı en sona sakladınız. Önce okullar açılınca ara sınıflara -ki onların bu sistemle bir alakası olmamasına rağmen- taban puan şartı aranmadan nakil hakkı verdiniz. Hak etmeyen bir çok öğrenci diğer öğrencilerin haberi olmadığı için okul değiştirdi. Bunu halen anlamış değiliz. Sonra en büyük bombayı patlattınız “puanı sırası ne olursa olsun nakil olmak isteyenler ilçe dışında gitmişse kendi ilçesine dönmek için nakil başvurusu yapabilir” dediniz.
Peki sonuç; hepsini boş verin şunu düşünün bu kadar tutarsız, bu kadar veriye dayanmayan bu kadar sistemsiz bir uygulama gördünüz mü?
Sonuçta iş dönüp dolaşıp NYU da görev yapan ünlü Türk öğretim üyesi Selçuk Şirin’in lafına kilitleniyor. Hoca diyor ki: “Okul öncesi eğitimi geliştirmezsek, reformları veriye dayalı yapmazsak, Öğretmenliği profesyonel bir meslek haline getirmezsek, Eğitimde merkezi yönetimde esneklik sağlamazsak, dezavantajlı öğrencilere az mevcutlu sınıflar açmazsak, Üstün zekalı çocuklara üst seviye beceri eğitimi yapmazsak, sınav yöntemi ve içeriği değiştirmezsek ve sürece dayalı eğitim yöntemlerini uygulamazsak kusura bakmayın ama ya bu adımları atarız ya da bu gemi buradan bir yere gidemez yerimizde sayarız.”
Evet sözün özü Selçuk hocanın dediği gibidir. Unutmayalım ki eğitim birilerinin deneme tahtası olmaktan daha ciddi ve ülkelerin geleceğini direkt belirlemesi açısından da bir o kadar değerlidir.

<p class='MsoNormal'>Ören'de söndürme çalışmaları devam ederken bir isim  dikkatleri üzerine çekti.

İbrahim Çelikkol termik santrale yaklaşan alevleri söndürmek için ekiplere destek oldu

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor