• $8,183
  • €9,7469
  • 457.34
  • 1393.24
20 Temmuz 2010 Salı

Çocuğunuza dünya vatandaşlığı yolunu açın


Sabah işyerime geldiğimde masamın üstünde en az eüi tane faks buldum. Yerime oturdum bilgisayarımı açtım, tam 273 tane mail, herkesin yazısı aynı cümle ile başlıyor: '"Hocam ne olur yardım edin." Kendi öğrencilik dönemim aklıma geldi. Tercih yaparken hiç kimse yoktu yanımda, üstelik ne üniversiteleri tanıyordum, ne de bölümleri, o zamanlar internet de yoktu. Tercih listemi hatırladım.
Birinci tercih diş hekimliği, ikincisi uluslararası ilişkiler, üçüncü tercihim psikolojik danışmanlık, ne ilginç değil mi? Allah muhafaza ya ben bir diş hekimi olsaydım.
Bugün sizlerle bir velinin mektubunu paylaşmak istiyorum. Velimiz "Hocam, benim oğlum LYS'ye girdi. Sayısala, puanı 522, sınava girmeden önce tek amacı eczacılık okumaktı. Puanlar açıklanınca biz aile olarak tıp yazmasını istedik. Çünkü eczacılık yazarsa 20 puanı heba olacak. Bir de dün bir üniversitenin hocası aramış, hoca ona üniversitelerine gelirse, onu hazırlık sınıfında ABD'de okutacaklarını, üniversite okurken istediği bir yılı anlaşmalı oldukları başka bir ülkede okuyup derslerini burada saydırabileceklerini, kendisini üniversite bitiminde yüksek lisans için yurtdışına göndereceklerini söylemiş.
Bizim oğlanın kafası iyice kanştı. Bize sordu.
Ben, 'Oğlum ne işin var başka ülkelerde paşa paşa oku işe başla' dedim. Hocam ben ne yapayım. Bizim zamanımızda okuyup direkt iş bulurduk. Şimdi yurtdışı, yüksek lisans, hazırlık sınıfı, vallahi kafamız karıştı. Ne olur bize akıl verin." Mektubu çok dikkatle okudum. Kendilerini iznini de alarak buraya yazıyorum. Şimdi bir düşünün, ülkemizde yükseköğretim nerelere geldi.
Üniversitelerimiz dünyaya açılıyor. Öğrencilerini dünya vatandaşı yapıyor. Artık üniversitede programlar dünyanın en büyük üniversitelerine göre yapılıyor. Öğrenciler de bir üniversiteye girmek değil, dünyaya açılmak istiyorlar. Dünya vatandaşı olmak istiyorlar. 
'PUANI HEBA OLMASIN'
Mektuba dikkat edin, velimiz "puanı heba olmasın" diyor. Bu o kadar tehlikeli bir cümle ki, geçmişte bu cümleyi söyleyenlerin fırsatı olsa bugün başka davranırlardı. Önemli olan mutlu olmak, ilginize, yeteneğinize uygun bir bölümde okumak değil mi? Peki heba olan nedir? Puan sizin için sadece bir araç değil mi? Aracı bir kenara bırakıp asıl yapmak istediklerinize odaklanmaksınız.
BABADAN OĞULA PUAN
Ülkemizin en güzide üniversitelerinden birinin işletme bölümünün taban puanı o bölümler arasında en yüksek durumda, peki nasıl yükselmiş? Zamanında öğrenciler orayı çok tercih etmişler yükselmiş. Sonra, ülkemizde üniversite sayısı artmış, vakıf üniversiteleri açılmış, tersine beyin göçü başlamış, o bölümün hocaları başka üniversitelere geçmiş, dersler değişmiş, dünyanın gelişmiş ülkeleri ile öğrenci değişimi başlamış, ama nafile bizim bölüm halen en yüksek taban puanla alıyor. Neden? Nedeni çok basit, tercih yaparken tek kritere bakıyoruz o da îgeçen yılın taban puanıî ,eeÖ Bu taban puanda babadan oğula geçer gibi devam ediyor. Böyle olunca da bu puan hiç düşmüyor. Herhalde bu bölümü kapatsak, ama denemek için de olsa kılavuza yazsak, öğrenciler tercih eder ve taban puanı da düşmez. Böyle komik bir şey olur mu?
Bu yanlışa bir dur diyelim. Tercihlerde birden fazla kriteri dikkate alalım.
Bırakın çocuğunuz önüne çıkan tarihi fırsatlan değerlendirsin. Dünyayı görsün, dünya vatandaşı olsun. Bırakın o üniversiteler çocuklannızın elinden tutsun, bu çocuklar bu ülkenin her şeyi yeter ki doğru eğitelim. Siz çocuğunuzu bu yaşa kadar geliştirdiniz, şimdi boynuz kulağı geçecek, bırakın geçsin. Arkasından sadece şu cümleyi söyleyin,"Seninle gurur duyuyorum."

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü