• $8,0663
  • €9,6738
  • 461.254
  • 1408.14
14 Ekim 2010 Perşembe

20 milyon öğrenci, 700 bin öğretmen bir yıl ne yapıyor?


Bu hafta sizlerden bir şey rica ediyorum.
Lütfen evinize yakın bir okulu özellikle varsa bir liseyi bir gün gözlemleyin.
Okulun önünde sabah bir süre dikilin ve çocukların okula gelişini izleyin. Nasıl geliyorlar.
Mutsuzlar mı? Neşeliler mi? Sonra bir ders saati bekleyin ve teneffüse çıkışlarını ve girişlerini gözlemleyin. Teneffüse nasıl çıkıyorlar?
içeriye tekrar nasıl giriyorlar? Akşam okul dağıldığında tekrar gözlemleyin. Çocuklar nasıl dağılıyorlar. Yüzleri nasıl? Mutlular mı? Sabah enerjileri ile akşam enerjileri arasında ne fark var? Bir kez ne olur gözlemleyin.
Herkesin kabul ettiği bir gerçek eğitimin bir ülke için gelecek anlamına gelmesidir. Eğitim bir ülkenin kalkınması için olmazsa olmaz koşuldur diyoruz. O meşhur sloganı dilimizden düşürmüyoruz "eğitim şart" iyi ama hangi eğitim? Eğitimle kastettiğiniz çocukları her gün sınıflara toplayıp bir şekilde getirip götürmek mi? Yoksa onlara farklı bir bakış açısı kazandırmak mı? Ne olur birde şu soruya bir yanıt verelim "ilkokul birinci sınıfa koşa koşa giden okula başlayacağı için gece uyuyamayan bir çocuk ne oluyor da bir iki yıl sonra okul duvarından atlayıp kaçmaya çalışıyor?" ne olur bunu bir düşünün "orada ne oluyor ki bu çocuklar istemeye istemeye okula gidiyorlar. Neden teneffüs zili çaldığında birbirlerini ezerek dışan çıkıyorlar. Giriş zili çaldığında nöbetçi öğretmen zoruyla sınıfa sokuluyorlar. Neden? Akşam okul çıkışında hepsinin yüzünde güller açıyor. Bunu bir düşünmemiz geremiyor mu?
Sorun nedir? Sorun müfredat mı, bence değil. Sorun fiziki mekânlar mı? Eee biraz olabilir. Sorun öğretmen mi? Onun da payı var. Ünlü bir eğitimci geçenlerde yazdığı bir makalede diyor ki " hayatının ilk 3 yılında yaşamının en zor öğrenme faaliyetlerini yapan bir çocuk nasıl oluyor da okulda öğrenemiyor? Bunu anlamak çok zor." Evet, çok zor, bunu anlamak çok zor, Çocuklarımız eğitimi ve biz eğitimcileri sevmiyor. Sevmediği için de başarısız oluyor.
Sevmek nedir? İnsanları neyi sever neyi sevmez. Çok basit insanların sevdiği şeylerde sevmediği şeylerde hoşuna giden veya gitmeyen şeylerdir. O halde yaptığımız iş çocukların hoşuna gitmiyor. Gitmeli mi? Gitmezse biz başarılı olamayız. Onların hoşuna gitmeli ki başarılı olsunlar dolayısıyla biz de başarılı bir iş yapmış olalım.
Ülkemiz sekiz yıl önce yapılandırman öğrenme uygulamasına geçti. Modelin felsefesi bilginin nesnel değil öznel olduğu üzerine kurulu yani, yanisi şudur öğretmen öğrenciye bilgi veren değil onun bilgiyi bulmasını sağlayan kişi olmalıdır. Peki okullanmızda bu modeli uygulanıyor mu? Uygulansaydı bazı değişiklikler olabilirdi. Okul daha fazla dışa açılırdı. Örneğin çocuklar her gün gazete okur, araştırma yapardı, ama olmuyor. Neden olmuyor? Çünkü öğretmen yapılandırmacı öğrenmeyi bilmiyor. Çünkü öğretmen sistemi uygulasa da uygulamasa da değişen bir şey yok. Yani bu sistemi iyi uygulayan öğretmene ödül yok hatta ceza var.
Sonuçta 20 milyon mutsuz öğrenci, 800 bin ne yaptığı ölçülemeyen öğretmen, 45 bin eğitime ayrılmış ama verimsiz okul binası, %15 okul terki, düşünemeyen ve üretemeyen 20 milyon öğrenci, boşa giden kaynaklar, boşa harcanan zamanlar.
Çok mu karamsarım sizce, ben karamsar değilim dediğim gibi sadece bir okulun önünde durup gözlemleyin eminim beni iyimser bulacaksınız.

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de