• $ 8,0068
  • € 9,5167
  • 465.182
  • 1320.98
Reklamı Kapat

Tanrı uludur Tanrı uludur tangur tungur tangur tungur

Ezan Türkçe okunurken duyduğu huşu kulaklarındaymış. 
Palavra! 
Sanırsın ki, namazda gözü var. 
Dahası da var. 
Laiklik, Türkçe ezandan vazgeçildikten sonra bozulmaya başlamış. 
Bu daha da büyük bir palavra! 
28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı söylüyor bunları. 
Postmodern darbenin gerekçesi olarak o gün tutanaklara geçmiş. 
Özeti şu: 
Mademki ezan Türkçe okunuyor, bize de darbe yapmaktan başka bir alternatif kalmıyor. 
Eliniz dert görmesin! 
Bir de, dönemin Deniz Kuvvetleri 
Komutanı Güven Erkaya var! 
O da diyor ki; 
“Parayla kadınlara tesettür kıyafetleri giydirip, Atatürk Bulvarı’nda gezdiriyorlar!” 
Bu da palavranın şaha kalkmış olanı. 
Tesettüre mi takmış, yoksa Atatürk Bulvarı’nda gezdiriliyor olmalarına mı anlamadım? 
Yani, gidip Turgut Özal Bulvarı’nda gezdirilselerdi belki de darbe olmayacaktı. 
Halbuki biz o günlerde kimlerin parayla tesettüre büründürüldüğünü çok iyi biliyoruz. 
Kartel medyasının bulvarlarında nasıl salya sümük ağlatıldıklarını da. 
Aksaray gazinosu diyorum, baskın diyorum, eli değnekli “görevli” tiyatrocular diyorum. 
Siz anladınız onu! 
Neyse. 
Güven Erkaya da o gün darbe için kendince bir gerekçe bulmuş yani. 
Mademki kadınlar parayla örtünüyor, o vakit darbe de kaçınılmaz oluyor. 
Bravo! 
Ve bugün. 
Hesap verme zamanı gelip çattı. 
28 Şubat neyse, Ergenekon da, Balyoz da, Gezi kalkışması da odur. 
Anlayacağınız, hepsi aynı kumaşın laciverti. 
Sonbahar çok soğuk geçecek, çoook.   

HADİ ÖPSENE! 

Derbide sahaya dalıp, ortalığı savaş alanına çeviren sevgi pıtırcığı çiçek çocuklar, alınlarından öpüleceklerini düşünüyorlardı herhalde. 
Alın öpücü bu kez öpücüğünü esirgedi. 
Çünkü saniye saniye ekrana yansıyan olayların ardından, kamuoyunun gözünün içine baka baka “bu çocukların elinde futbol kitabı var,  bunlar çiçek çocuklar, resim çektirmek istiyorlardı” falan diyemedi. 
Nasıl desin ki? 
Bunu diyemedi ama bu kez de çıkıp, Ankara saldırısının arkasındakileri savundu. 
Ne yapıp edip, alnından öpecek birilerini buluyor ya, bravo! 

HÜRRİYET'E AYDIN DOĞAN 'AYARI' 

Akif Beki artık Hürriyet’te. 
Hayırlı olsun. 
Oktay Ekşi’nin son yazısıyla kirletip bıraktığı o köşe bundan böyle Beki’nin. 
Başköşe uzun süre boş tutuldu. 
Temizlenmesi için nadasa bırakıldı. 
Artık temiz. 
Daha da mı olmasın, kaç yıl geçti aradan? Hürriyet’te başkaca kirli köşeler daha var.  Aydın Doğan, bunlardan bazılarını tırpanlayıp, nadasa bırakmaya hazırlanıyormuş. 
Bazılarını da “ilaçlamış”. 
Bu arada unutmadan; Ahmet Hakan’da sanki son günlerde bir değişim mi var ne? 

 

 

 

'Yazıcıoğlu, FETÖ suikastıyla öldürüldü'

'Yazıcıoğlu, FETÖ suikastıyla öldürüldü'

Su altında kalan köy kuraklık sonrasında gün yüzüne

Su altında kalan köy kuraklık sonrasında gün yüzüne çıktı

Doğanın şaşırtıcı kamuflaj ustaları

Doğanın şaşırtıcı kamuflaj ustaları

Asfalt patladı! Boğulmaktan son anda kurtuldular

Asfalt patladı! Boğulmaktan son anda kurtuldular