• $13,5737
  • €15,3747
  • 771.847
  • 1809.65
11 Eylül 2013 Çarşamba

Sıcak sonbahar ve şanlı Silivri direnişi

Mustafa Balbay, darbecilikten 34 yıl ceza aldığı gün bile hâlâ darbe çığırtkanlığı yapıyordu. 
İçeride geçirdiği günleri ve indirimleri düşünce 21 yıl kalıyor. 
Dile kolay tam 21 yıl. 
Çok uzun! 
Kendisini değil ama ailesini düşünüyorum, onlar için üzülüyorum. 
Samimiyim. 
Ama onları keşke, babaları da benim kadar düşünseydi. 
Düşünmedi. 
Sevgisinden, şefkatinden, kucağından, bedeninden mahrum bıraktı. 
Kendi çocuğunu düşünmeyen, başkalarının çocuklarını düşünür mü? 
Düşünmez. 
Hatırlayın ne demişti o gün? 
“Sıcak bir sonbahar geliyor! Herkes hazırlansın! Bizi halktan koparamayacaklar.” 
O bunları söylerken, etrafındaki coşkunlar aşk ile bağırıyordu: 
“Her yer Silivri. Her yer taarruz.” 
Balbay dört duvar arasında kaldığı 21 yıl boyunca darbe aşkıyla yanıp tutuşacak. 
Niye mi? 
Cevabı Levent Kırca versin. 
Gezi kalkışmasının zirvede olduğu o gün Londra’da etrafına topladığı İşçi Partililere bakın ne diyordu? 
“İstanbul Türk halkı tarafından ele geçirilmiş durumda. Ancak Mustafa Kemal’in askerleri bu kadarla yetinmeyecek... Muhtemelen bir iki gün içinde Silivri’de, Hasdal’da ve Sincan’da yurtseverler hapishaneleri  boşaltacak.” 
Kırca, düşmanı denize dökmüş, İstanbul’u işgalden kurtarmış bir ordunun kumandanı gibi bunları söylerken, etrafındaki coşkunlar ise aşk ile bağırıyordu: 
“Ölmek var, dönmek yok!” 
Ne için ölecek? 
Silivri’deki darbecileri “kurtarmak” için! 
Bitti mi? 
Hayır! 
Yine o günlerde bir başka oyuncu, yani Mehmet Ali Alabora ne diyordu? 
“Mesele Gezi Parkı değil arkadaş. Hâlâ anlamadın mı?” 
Anladık koçum, kafanı yorma. 
Mesele, Silivri’deki darbecileri “kurtarmak”. 
Sen tek başına da yapabilirsin bunu. 
Eğitimlisin! 
Olmadı tünel bile kazarsın. 
Ve nihayet beklenen eylül geldi. 
Doğru sıcak geçiyor. 
Sokakları bir kez daha ateşe veriyorlar. 
Sadece sokakları mı? 
Ocakları da! 
Önceki gece bir binanın çatısından polislerin üzerine güneş enerjisi panelini atmak isterken ayağı kayıp düşen Ahmet Atakan öldü. 
Daha 22 yaşındaydı. Baba ocağına ateş düştü. 
CHP’liler “yakın mesafeden kafasına gaz kapsülü isabet etti” iddiasında. 
Öyle ya da böyle. 
Ne değişir? 
22 yaşında dağ gibi bir genç öldü. 
Ben üzülüyorum, onlar ise şanlı Silivri direnişine bir “bayrak” daha bulduk diye seviniyor. 
Yaşasın şanlı Silivri direnişi. 
Yazıktır, günahtır. 
Allah’tan korkun. 
Hiç değilse kuldan utanın. 
Ve son bir not. 
Sonbahar sıcak geçecek. 
Hayır! 
Bence çok sıcak geçecek. 
Daha da sıcak olacak. 
Zira, 1+0 daireler aile yapımıza uygun olmadığı için yasaklandı. 
Yarın bütün inşaatların önünde eylem olur. 
Tuğla bol. 
Polisin işi zor. 

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor