• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
02 Aralık 2014 Salı

Savaş tüm şiddetiyle sürerken!

Mısır’daki darbe, Gezi olayları, Suriye meselesi, 17-25 Aralık girişimi, IŞİD sorunu, Ukrayna krizi ve dahası…

Hiçbiri birbirinden bağımsız değil aslında.
Yukarıdaki tespiti kaçıncı kez yaptığımı hatırlamıyorum artık.
Özellikle son beş yıldır bu “irtibatla” ilgili söylenmemiş söz kalmadı denilse yeridir.
6-7 Ekim olayları da şüphesiz aynı parantez içinde okunmalı.
Her ne kadar adı konmamış da olsa “üçüncü dünya savaşı” tüm şiddetiyle devam ediyor!
Savaş bittiğinde yeni bir dünya inşa edilecek.
Görünen o ki bu savaş çok yakında daha da şiddetlenecek ve en az üç-dört yıl kadar sürecek.
Türkiye bu kez “kaybedenler” arasında yer almak istemiyor!
Eli hiç olmadığı kadar güçlü.
Haritadaki müthiş avantajlı konumunun farkında.
Ama bir büyük sorunu var!
Tıpkı Kurtuluş Savaşı yıllarında olduğu gibi.
O gün sağı solu işgal edip yağmalayan Yunan çeteleri, çapulcularıyla uğraşıp enerjisini tüketiyordu, bugün başka çetelerle.
Gezi’yi, 17-25 Aralık’ı, 6-7 Ekim’i bu açıdan değerlendirmek gerekir!
Hiç kimse hoplayıp zıplamasın!
Bu benzetme ortaya çıkan sonuçla ilgilidir.
İşgal kuvvetleri bizi bir avuç Yunan çapulcuyla meşgul etmişlerdi. Bugün de “bunlarla”!
Biz o çapulcu çetelerle uğraşırken, küresel aktörler harita çizmekle meşgullerdi.
Bugün farklı mı sanki?
Gelelim şimdi o haritaya.
Hepinizin malumu, o harita petrol haritasıydı.
Aradan yüz yıl geçti. O haritalar bugün bir kez daha değişiyor, değişmek zorunda.
Türkiye ile Kuzey Irak arasında yapılan enerji anlaşması niçin birilerini rahatsız etti?
Paralel yapı niçin aylarca Enerji Bakanı Taner Yıldız ve bürokratlarını dinledi?
Putin niçin çok cazip tekliflerle Türkiye’de?
Avrupa niçin Türkiye’yi karıştırıyor?
İsrail gazının geleceği ne olacak?
IŞİD’i petrol kuyularının başına kim gönderdi?
Mursi devrilmemiş olsaydı böyle mi olurdu?
Anayasa Mahkemesi niçin durup dururken baraj meselesini gündemine aldı?
Soruları daha da çoğaltabiliriz.
Enerjide dışa bağımlı olan Türkiye, yılda 60-70 milyar dolar ödüyor.
Hedefi bu bağımlılığı en düşük seviyeye indirip, ülkeyi bir üretim üssüne dönüştürmek.
Dev üretim tesislerini Türkiye’ye çekmek.
Hadi sorulara devam edelim.
Üçüncü havalimanına niçin karşı çıkıyorlar?
Ya nükleer enerji santrallarına?
Ve en önemli soru; dünyanın bir yarısı niçin Erdoğan düşman?
Son doksan yılda bu ülkenin hangi liderine bu kadar düşmanlık beslendi?
Uzun lafın kısası, dünyayı önümüzdeki süreçte zor günler bekliyor. Hiç şüphesiz Türkiye’yi de.
Küresel aktör olmak isteyen Türkiye oyun masasında yerini almayı başardı.
Oyunun adı “enerji”.
Oyuncular acımasız, bazıları hilekâr!
Koz çeken de var, blöf yapan da.
Lakin Türkiye blöf yapmıyor, kozları çok güçlü.
Ve son bir not.
Şimdi birileri çıkıp, “ben de bunu diyorum işte, Türkiye kumar oynuyor” derse ne gülerim ama.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı