• $8,3378
  • €9,9184
  • 485.24
  • 1407.07
31 Ağustos 2013 Cumartesi

Mustafa Akyol, ne şimdi bu, iş mi senin yaptığın?

Yahu dur Bismillah, dün bir bugün iki. Hemen, kalemini çektin, batırmaya kalkıyorsun! Biliyorum, kafanda bir şablon var, dayanak arıyorsun da, bunu benim üzerimden niye yapıyorsun? 
Bak daha kerli ferli yazarlar var; git onlara iliş. Onlarla dalaş. 
Bana “çaktın” ne oldu? Haber bile yapmadılar! 
Turgay Güler-Mustafa Akyol polemiği, basında büyük kavga… 
Yok işte! 
Sanırım beni gözüne kestirdin. Ya da, “Bu da nereden çıktı şimdi?” mi diyorsun? 
Dostum, ben 20 yıllık gazeteciyim, “gasteci” değil ki! 
Neyse.. 
İçinden geldiğim gelenek, hasılı inancım “mesele kişiselleşirse ölçüyü kaçırma, adaletten sapma” diye emrediyor. 
Bu nedenle, kalemimi bileyip sana haddini bildirme gayretinde olmayacağım. 
Bana yakışmaz. 
Lakin aşağıda zikrettiklerimin ardından borçlu olduğun “helalliği” de isterim. 
Ötelere bırakmanı istemem! 
Mustafa Akyol, geçtiğimiz günlerde yazdığım bir yazıdan hareketle  “Düpedüz anti-Semitizm bu. Türkiye Yahudilerini açıkça tehdit eden bir nefret söylemi” demiş. 
Kusura bakmasın ama halt etmiş! 
Beni Yahudi düşmanı ilan edip, Musevi cemaatini bana karşı kışkırtıyor. 
Vallahi ayıp! 
Beni tanıyan herkes çok iyi bilir ki; ben Siyonizme, İsrail devlet terörüne düşmanım; Musevilere değil. Hem nasıl olsun ki; inancım ırkçılığı yasaklıyor. 
Keşke bu iftirayı atmadan evvel, muhterem babanız Taha Akyol’a bir sorsaydınız. O size benim Yahudi düşmanlığı yapmayacağımı söylerdi. Zira arşivlerde mevcut;  gerek kendisiyle, gerekse başkalarıyla yaptığım bir çok programda bu konudaki tavrımı çok net ortaya koydum. Siyonizm ile Musevileri asla aynı kefeye koymadım, koyanlara en sert tepkiyi gösterdim. 
Bir kez daha söylemek gerekirse inancım, ırkçılığı reddeder! 
Tahriklerine kapılıp yazımdan rahatsız olan Musevi vatandaşlarımıza gelince. 
Çok net söylüyorum; hepimiz bu ülkenin eşit hak ve hürriyetlerine sahip vatandaşlarıyız. Bugüne kadar açıktan yahut gizli, kendilerine yönelik bir düşmanlığım olmadı, olamaz. Kalemim ve ekranım herkesin olduğu gibi sizin de haklarınızı, hukukunuzu savundu, savunacak. 
Sanıyorum, bir iftira nedeniyle oluşan yanlış anlaşılmayı da böylece ortadan kaldırmış olduk. 
Açık çek; daha da ikna olmadılarsa buyursunlar gelsinler, ekranım da onlara açık. 
Dahası, haklarını da bana helal etsinler. 
Gelelim, Mustafa Akyol’un kafasındaki şablona. Sanırım, İsrail devlet terörü ve Siyonizme yönelik eleştirileri, “ırkçı, faşist, anti-Semitizm” yaftasıyla bertaraf etme gayretine düşmüş. 
Mümkün değil, yemeyiz, yemezler! 
Ortada durmayı, ona buna göz kırpmayı, “bak ben Erdoğan’ı da eleştirebiliyorum” demeyi, zaman zaman kutsal metinlerden istifade edip söylemine “sağlam” dayanak bulmayı Liberalizm sanıyor. 
Değil! 
Vallahi değil. 
Seninki; “ben durakta beklemem, gelen ilk otobüse binerim” kurnazlığı. 
Ben derim ki; bir otobüse binmek zorunda değilsin. Biraz yürü, alın teri dök. Hatta hep yaya kal. Lakin kimsenin otobüsüne binme. 
O otobüsler hep tıklım tıklım dolu oluyor! 
Ve son bir not. 
Irkçılığa karşısın ya, şu Hürriyet Gazetesi’nin “Türkiye Türklerindir” lejandını da bir tel’in etsene! 
Sonuçlarına karışmam ama.

<p>Mardin'de Emniyet Müdürlüğünün ikna çalışması sonucu terör örgütü PKK'dan kaçarak, güvenlik güçle

Annelerin bir zaferi daha

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor

Bursa'da kaza yapan 2 tır alev alev yandı

Kapıkule'de uyuşturucu, külçe altın ve kaçak eşya ele geçirildi