• $8,6248
  • €10,1223
  • 492.046
  • 1385.61
28 Temmuz 2021 Çarşamba

Düşman yapamadı bu ülkeye fondaşın yaptığını

Öncesi de var ama hepsini burada anlatmak, bu sütuna sığdırmak zor. Bu ülkenin son otuz yılını bile masaya yatırsak 'fonlanma' illetinin ne fena bir şey olduğunu anlamaya yeter. Hani gevrek gevrek sırıtarak 'ne var bunda' diyorlar ya; ne yok ki?

Bu fonlanan yazar çizer takımının bu ülkeye ettiğini düşman etmedi. Sadece onlar da değil! Fonlanan akademisyenler de var sanatçılar da ve şüphesiz siyasi partiler de... Yıllarca Alman vakıflarının fonladığı 'elemanlardan' az mı çekti bu ülke?

Necip Hablemitoğlu cinayetinin üzerinden neredeyse yirmi yıl geçti. Sahi kim niye öldürmüştü Hablemitoğlu'nu?

'Alman Vakıfları Bergama Dosyası' diye bir kitap kaleme almıştı. Hem Alman vakıflarının hem de FETÖ'nün radarına girmişti. Gençler o günleri yaşamadığı için bilmezler, internette küçük bir araştırmayla söz konusu alçak suikastın tüm detaylarına ulaşabilirler. Özetle ifade edelim öyleyse. Almanya Türkiye'nin altın çıkarma faaliyetlerinden rahatsızdı. Bergama'daki altın madenine karşı savaş başlatmıştı. Bu savaşı nasıl verdi peki? İçeride fonladığı kansızlarla. Alman vakıfları tarafından fonlanan bu kansızlar 'çevrecilik' ayağına ortalığı birbirine kattılar. Hablemitoğlu da işte o Alman vakıflarını mercek altına almıştı. Sonra bir suikasta kurban gitti. Bergama'ya da FETÖ kondu. Almanya'nın Bergama alerjisi de, sözüm ona çevrecilerin şikayetleri de bir anda son buldu. 15 Temmuz sonrası kaçan FETÖ'cülere kucak açan Almanya böylece vefasını da gösterdi.

Şimdi biz gelelim asıl meseleye. Hablemitoğlu öldürüldüğünde gırtlağına kadar fonlanan yazar çizer tayfası ne yaptı dersiniz? 'Kahrolsun şeriat' yazıları kaleme aldı. 'İslamcılar' öldürdü diye türkü çığırdılar. Hablemitoğlu'nun Atatürkçülüğünü ön plana çıkardılar. Çünkü birtakım yabancı vakıflar bu arkadaşları sırf bu sebeple besliyordu. Daha açık bir ifadeyle günü geldiğinde işledikleri cinayetleri örtbas etmek için.

Sanırım anlamışsınızdır.

Bakmayın siz bugün demokrasi-özgürlük diye bağırmalarına. Alayı sahtekar bunların. Alayı faşist! Alayı vatan-millet düşmanı.

Kahpe bunlar!

Uğur Mumcu'yu kim öldürdü? Onun da son dönem çalışmalarını lütfen okuyunuz! PKK-ABD ilişkisini mercek altına almıştı. İşin içinde yine FETÖ var bu arada.

Peki Mumcu katledildikten sonra fondaşlar ne yaptı?

'Kahrolsun şeriat' sloganları attı.

Aldıkları para karşılığında hedef şaşırttılar.

Mumcu'nun nasıl bir Atatürkçü olduğunu anlatıp durdular. Evet Mumcu iyi bir Atatürkçü'ydü. Vatanseverdi. Ama fondaşlar alçaktı. Şereflerini, namuslarını, onurlarını, vatanlarını üç kuruş karşılığı fonlamışlardı. Gezi olaylarını da yabancı vakıflar fonlamadı mı? Parayı cebine indirenler 'Üçüncü havaalanı yaptırmayacağız, nükleer santral yaptırmayacağız, Kanal İstanbul yaptırmayacağız' diye yırtınmadılar mı?

15 Temmuz'da ülke işgale kalkışılırken ne yapıyordu peki bu fondaşlar?

Pencerelerinden sarkıp darbecileri alkışlıyorlardı. Millete 'sakın sokağa çıkmayın' diyorlardı. Darbenin tiyatro olduğunu, kontrollü olduğunu söylüyorlardı.

Kahpe bunlar!

ABD 15 Temmuz'u FETÖ eliyle icraya kalkıştı, eyvallah. Ama himayesini kendisi yaptı Şimdi sorarım size; ABD vakıflarından fonlananlar darbeye ses çıkartabilirler mi? Tabii ki hayır! Ya ne yaparlar? Milletin çıplak elleriyle durduğu işgal girişimini itibarsızlaştırmaya çalışırlar. Çünkü bunun için para alıyorlar.

Rezil herifler!

Ahmet Şık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne 'katil' derken neredeydi bunlar? Sırra kadem basmışlardı. 'Bu devlet katildir ve yıkılmalıdır' diyordu Ahmet Şık! Hadi bakalım Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de bir milletvekili çıksın ve böyle desin. Desin bakalım ne oluyor?

Fondaşlar Ahmet Şık'a ağzını açıp tek kelime edebildi mi? Edemez! Çünkü bunun için para alıyorlar.

Alçaklar!

ABD PKK'ya elli bin TIR dolusu silah verdi. Neredesiniz fondaşlar?

Nerede olacaklar ceplerine indirdiklerini yemekle meşguller!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz 'maalesef Türkiye Azerbaycan'a silah yardımında bulunuyor' dediğinde neredeydiler?

Bir diğeri 'kesinleşmiş yargı kararlarına bakmaksızın KHK'lıları affedeceğiz' derken neredeydiler?

Yeni fonlar kovalıyorlardı nerede olacaklar?

Bu soysuzların demokrasi, insan hakları, özgürlükler, çevrecilik gibi maskeleri var. Günümüzün en kıymetli bu değerlerini 'dokunulmazlık' zırhı olarak kullanıp iş çeviriyorlar. Oysa alayı faşist bunların!

Ve son bir not.

Hal böyle iken bunlar nasıl oluyor da hâlâ yüzsüzce ekranlarda boy gösterebiliyor?

Cevabı çok basit! Çünkü yıllarca kendilerini gizlemeyi, başkalarını da itibarsızlaştırmayı başardılar. Vatanını, milletini, değerlerini savunanları 'yandaş' kendilerini de 'bağımsız ve objektif' ilan ettiler.

Her şeyi ama her şeyi ustaca kirlettiler, itibarsızlaştırdılar. Bu uğurda milyonlarca yalan ürettiler. Üretmeye de devam ediyorlar. Ey halkım!

Kim ki bu fondaşlara kol kanat geriyor, savunuyor, arkalıyor gördüğün yerde yüzüne tükür.

Tükür ki vatan elden gitmesin.

<p>Bu konuşma seçimden önceydi. Seçim startını Hacı Bayram Camii'nde kıldığı namazla vermiş, Eyipsül

Ekrem İmamoğlu döneminde içki satışı

Galatasaray Kayseri'de

Etna Yanardağı'ndaki hareketlilik korku yarattı

TEKNOFEST İstanbul'da Türk Yıldızları'ndan muhteşem gösteri