• $8,1537
  • €9,7127
  • 452.933
  • 1361.99
10 Şubat 2014 Pazartesi

"Çakma suikast" iddiası apaçık tahrik ve teşviktir!

Şefkat Tepe dizisinde, karanlık bir oda, odada da karanlık bir kurul var.
Bir metin kaleme alınıyor; sonra o dizideki karanlık odada, karanlık tipler tarafından seslendiriliyor.
Başbakan'a, bazı gazeteci ve siyasilere, birtakım bürokratlara verip veriştiriliyor.
Her türlü hakaret, yaftalama ve itibarsızlaştırma mevcut.
Açıkça söyleyemediklerini "karanlık bir kurul" marifetiyle "dizi film" içine kamufle ediyorlar.
Sonra da bu karanlık kurulun diyaloglarını sanki gerçekmiş gibi haberleştiriyorlar.
Ana haber bültenlerinde dakikalarca yayınlayarak "algı" oluşturmaya, insanları "aptal" yerine koymaya çalışıyorlar.
Ancak dizinin son bölümünde öyle bir şey yaptılar ki, izlerken kanım dondu!
Ürktüm!
O son karanlık kurulda Başbakan Erdoğan'ın hayatı, apaçık hedefe konuldu.
Kurulun karanlık tipleri, "Başbakan'a yönelik bir çakma suikasttan, sonrasında oluşturulmak istenen kahramanlıktan" söz ediyorlardı.
Tüylerim diken diken oldu.
Hatırlayın bu iddiayı ilk Emre Uslu ortaya atmıştı.
Cemaat medyası o gün de bu iddiaya dört elle sarılmıştı.
Emre Uslu'dan mülhem iddiayı bu kez de diziye taşıdılar.
Neymiş efendim, çakma bir suikastla Erdoğan seçim öncesi kahramanlaştırılacakmış!
Bak sen!
Kendilerinden o kadar "eminler" ki, her an oldu olacakmış gibi algı oluşturuyorlar.
Başbakan Erdoğan şu ana kadar onlarca kez suikast girişimiyle karşı karşıya kaldı.
Kamuoyu detaylarını dahi bilmiyor.
Şimdi bunlar diyorlar ki; "sonuncusu çakma olacak"!
Bu yönde de günlerdir anlaşılmaz bir biçimde algı oluşturma derdiyle yırtınıyorlar.
Şu çılgınlığa bakar mısınız?
Aleni tahrik ve teşvik ediyorlar!
Birilerine, bir yerlere açıkça akıl verip, yol gösteriyorlar.
Cesaretlendiriyorlar!
"Nasıl olsa böyle bir algı oluştu, bir şey olmaz" demeye getiriyorlar.
Bunu da herkesin gözünün içine baka baka yapıyorlar.
Böylesine tehlikeli ifadelerin ulu orta, pervasızca konuşuluyor olması nasıl bir rahatlıktır?
İşin daha da vahim olan yanı; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olan biteni öylece izliyor olması!
Bu ülkenin Başbakan’ı hedef haline getiriliyor; Başsavcılık sessiz!
Oysa Sayın Başsavcı şu ana kadar bunları çağırıp:
"Bir gelin bakalım, ne biliyorsanız anlatın."
"Bu apaçık tahrik ve teşviktir."
"Hukuk karşısında bir suikastın çakması olmaz" demedi.
"Siz birilerine akıl mı veriyorsunuz, yol mu gösteriyorsunuz, cesaret mi veriyorsunuz" diye sormadı?
"Bu tür algı oluşturma çalışmalarının büyük bir suç olduğunu" hatırlatmadı.
Ve her ne hikmetse gereğini yapmadı.
Tuhaf!
Devletin içine sızmış Haşhaşiler'i ve bağlantılarını ve dahi faaliyetlerini şüphesiz kamuoyu endişeyle izliyor.
Tam 26 yıl önce belinde silahla ANAP kongresine elini kolunu sallayarak giren Kartal Demirağ'ı da unutmadı.
Demirağ'ın o salona nasıl girdiğini de.
Özal, kendisine yönelik bu suikast girişiminin arkasındakileri bildiği halde eli kolu bağlı hiçbir şey yapamamıştı.
Zira o gün de devletin içinde bir paralel yapı vardı!

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor

Zeugma Antik Kenti'nden etkilenerek başladığı şimdi vazgeçilmezi oldu

Belediye ekiplerinin Nemrut Krater Gölü'nde zorlu kar mücadelesi