• $8,3218
  • €9,9013
  • 484.573
  • 1404.83
24 Ağustos 2013 Cumartesi

Bebeler katledilmiş Kılıçdaroğlu deseler ne olur Kemaloğlu deseler ne olur?

Kılıçdaroğlu Irak’tayken katil Esed bebek ve çocukları uykularında katletti. Kimbilir yarına dair ne hayallerle uykuya dalmışlardı? 
Ama yarın olmadı! 
Uyanmaya bile fırsat bulamadan, balık gibi çırpınarak can verdi bebeler! 
Kılıçdaroğlu ben bu satırları yazarken muhtemelen dönüş yolundaydı. 
Döndüğünde kameralar karşısına geçip Irak izlenimlerini mi anlatacak? 
“Arapların dilleri dönmedi, ismimi söyleyemediler, Kemaloğlu dediler” mi diyecek? 
Sonra da dönüp, “Sen de yazmıştın değil mi Ahmetciğim?” diye espri mi yapacak? 
Merak ediyorum, ne yapacak? 
Suriye’de katledilen bebekler için bir şey diyecek mi? 
Yoksa bebeleri de terörist mi ilan edecek? 
Ne yapacak? 
Eli kanlı Esed’e verdiği şartsız destek nedeniyle pişmanlık duyacak mı? 
Merak ediyorum! 
O masum bebelerin cansız bedenlerinin fotoğraflarına bakabildi mi? 
Yahut baktıysa “vicdan azabı” çekti mi? 
Gözleri nemlendi mi? 
Umarım şaşırtır. 
Esed’i ve katliamlarını lanetler, verdiği desteği geri çektiğini duyurur. 
Umarım! 

Hürriyet cinliği 

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Suriye duyarsızlığı için Hürriyet gazetesini eleştirmiş. 
Yerden göğe haklı. Lakin bu eleştiriyi yaparken bebeklerin sarin gazı ile katledilmesine işaret ederek, “Bu haberi hangi vicdan görmezden gelme talimatı verdi?” diye sormuş. 
Yanılmış. 
Zira Hürriyet haberi görmüş. Bozdağ görememiş. Sonra da bunu fark edip düzeltmiş. 
Peki Bozdağ gazeteyi okuduğu halde bu haberi nasıl göremedi?  Bana kalırsa bunu Bozdağ’ın “körlüğüyle” değil, Hürriyet’in “görünmez haber” yapabilme cinliğiyle ifade etmek daha doğru olur. Ortalık yanarken bir yazarının “kayıp cinsel organ peşine düştüğü” göz önüne alındığında bu çıkarsamamın haklılığı ortada. 
Lakin daha vahimi; Hürriyet birinci sayfadan yaptığı ve Bozdağ’ı eleştirdiği açıklamasında okuyanı gülme krizine sokacak şöyle bir söze yer veriyor:  “İleri demokrasilerde gazetelerin hangi haberi ne ölçüde kullanacağı kararı asla siyasi otoriteye bırakılamaz.” 
İyi de sen yıllarca bu kararı “askeri otoriteye” bırakmadın mı?  Ve hala da teşne değil misin?  Sen değil miydin koşa koşa Genelkurmay’a gidip brifingler alan? 
Sen değil miydin “isminin açıklanmasını istemeyen..” diye başlayıp cuntacılık yapan? 
Sen değil miydin “gerekirse silah bile kullanırız” açıklamalarını manşete taşıyan? 
Daha sayabilirim!  Peki aylardır her türlü yalan haberi yapmana ve defalarca madara olmana rağmen niye benzer bir açıklama yapıp okurlarını bilgilendirmedin?  Çünkü burada Bekir Bozdağ üzerinden küçük bir açık buldun.  Bozdağ yanılmıştı.  Bunu kullanarak “güvenilir bir gazeteyiz” imajı çizmeyi denedin. Yemezler! 

Başbakan ağlarken 

Önceki gece Ülke Tv’de yayınlanan ‘Sıradışı’ programında Başbakan Erdoğan’ı ağırladık. Programın bir yerinde kendisine Muhammed El Bilteci’nin kızının şehadetini sordum. 
Esma’nın! 
Zira, bir süre önce kızı Esra, babasının Esma’nın öldürülmesinden duyduğu üzüntüyü anlatırken, onu hiç böyle ağlarken görmemiştim demişti. 
Sordum; “Neydi sizi bu kadar derinden sarsan?” diye. 
O ara Bilteci’nin, kızı Esma’ya yazdığı mektubu da ekrana getirdim. 
Sıradışı izleyicileri bilir; ben programımda bu tür videoları yayınlarım. 
Yine yayınladım. 
Başbakan o mektup üzerine duygularına hakim olamadı. Onu ilk kez böylesine hüngür hüngür ağlarken gördüm. 
Mektup okunurken dakikalarca ağladı. Ağlattı. Dudakları titredi. 
Yayını sonlandırdım. Götüremedim! 
Neler hissettiğini anlamak güç değildi. Merhamet damarları kurumamış her insanın hissettikleriydi sadece. 
Tek fark O daha derinlerde hissediyordu.Tıpkı Aliya İzzetbegoviç gibi. Yaşasaydı en iyi o anlardı. 
Erdoğan yayından sonra da bir süre toparlanamadı. İstemeden de olsa sebebiyet verdiğim bu durum için üzgünüm. 
Özür diliyorum. 
  


  

 

<p>Antalya'da, 5 gündür haber alınamayan gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu (21) ö

Kayıp Azra'dan acı haber

Bursa'da kaza yapan 2 tır alev alev yandı

Kapıkule'de uyuşturucu, külçe altın ve kaçak eşya ele geçirildi

Asi Nehri'nde balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı