• $7,3691
  • €8,9795
  • 441.946
  • 1551.57
10 Ekim 2012 Çarşamba

Odatv davası Ergenekon'a mı bağlanıyor?

Milliyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş geçtiğimiz günlerde Silivri'ye, Ergenekon davasının duruşmalarından birine tanık olarak dinlenmek üzere çağrılmıştı.
Doğu Perinçek'le ilgili sorulara yanıt verecekti.
Ancak savcının soruları Odatv davasında yargılanan Soner Yalçın hakkındaydı.
'Bu soruların bu davayla ilgisini anlayamadım' diyen Aydıntaşbaş'a, Mahkeme Başkanı 'Savcı Bey birleştirme talepli dosyadan soruyor' yanıtını vermişti.
Oysa ne avukatların ne de sanıkların böyle bir birleştirme talebinden haberi vardı.
Kaldı ki talep olsa bile; tanığa birleşmesi gerçekleşmemiş bir dava hakkında başka bir davanın duruşmasında sorular sormak hukuka aykırıydı.
 ***
Dün Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Yakup Yılmaz'ın köşesinde Soner Yalçın'ın Silivri Cezaevi'nden yolladığı mektup vardı.
Yalçın gelişmeleri koğuşundan takip etmiş ve 'Heyecanla TÜBİTAK ek raporunu beklerken meğer çoktan karar verilmiş, tutukluluk süresini uzatmak için bizi Ergenekon torbasına atmayı planlıyorlar' diyordu.
 ***
Odatv davası tamamen çökmüş bir davadır.
Özellikle de TÜBİTAK raporundan sonra.
Davanın taşıyıcı sütunları olan, sanıkların bilgisayarlarından çıkan dokümanların virüslü olduğunun ispat edildiği bir davadan bahsediyoruz
Şimdi kalkıp da bu davanın tüm sanıklarını tahliye etmeden Ergenekon'a bağlamak ancak 'Biz suçlayamadık, sıra tahliyeye geldi. İyisi mi topu size atalım hem kalabalık 'sizin orası' sıra bunların tahliyesine gelene kadar birkaç sene daha kazanırız' diye yorumlanabilir.
 ***
İki yıldır tam anlamıyla bir kara mizaha tanıklık ettik.
Duruşmalarda sorulan 'Kim kimle ne dedikodu yapmış' sorularından tutun da 'Ahmet ile Nedim bir olmuş Hanefi Avcı'ya kitap yazdırmışlar'a kadar türlü saçmalık.
Hadi işin komik taraflarını bir kenara bırakalım.
Davada suç unsuru olarak öne sürülen kitabı yazdıranlar tahliye olurken; 'Hanefi Avcı neden hala içeride', 'bilgisayarında doküman bulunanlar tahliye olurken bilgisayarında hiçbir şey bulunamayan Soner Yalçın neden hala içeride' sorularına bile bir yanıt verilememişken; arapsaçına dönmüş Odatv davasını, her bulduklarını içine attıkları 'Ergenekon bataklığı'na bağlamak nasıl açıklanacak?
Duruşma esnasında her söz alışında gösterdiği 'canlı performans'a kahkahalarla gülen Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, Küçük'ün herhangi bir örgütün lideri olduğuna gönülden inanır mı?
Bunca zamandır dinlediği, artık gayet iyi tanıdığı ve 'anladığı' Küçük'le bağlantısı üzerinden Odatv sanıklarını Ergenekon'a bağlama kararı alır mı?
İnandırıcılığını, gerçekliğini kaybetmiş bir davanın Ergenekon'a bağlanmasının adalet mekanizmasına itibar kaybından başka şey kazandırmayacağı ortada.

Siz nereye gideceksiniz?
TELEVİZYONU açıyorum, ünlü sanatçılar siyasi gündeme dair yorumları sorulduğunda 'Başımı alıp gitmek, başka bir ülkeye yerleşmek istiyorum' diyor...
Arkadaşlarımla sohbet etmek için buluşuyorum, aniden 'Acaba Yunanistan'dan bir yer mi alsak? Kriz varken çok ucuza ev, arsa bulabiliriz' diyorlar...
Eşle dostla ayaküstü karşılaşmalarımda 'Vallahi bizim vizeler hazır her an gidebiliriz' diyorlar...
Yeni tanıştığım insanlar 'Gitsek ne iş yaparız, para lazım. Hay Allah çocuk ne olacak?' diye dertlerini paylaşıyor...
Bir de 'Sen de mutlaka bir şeyler düşün. Her şey daha kötü olduğunda tutunamazsın buralarda' diye ekliyorlar...
Şöyle bir etrafınıza bakın, son günlerde ne kadar çok insanın gitmekten, ülkeyi terk etmekten, 'kaçmaktan' bahsettiğini fark ettiğinizde tedirgin olacaksınız.
Ben oluyorum...
Etrafımdaki insanların gözlerinde gördüğüm korku dolu soru işaretleriyle kararıyorum.

Bu nasıl bir moda
KAYA Çilingiroğlu, İzzet Çapa'ya röportaj vermiş.
Demiş ki: Kızım kapanmak isterse karşı çıkmam ama dövme yaptırmak isterse karşı çıkarım. Cumaya giderim, oruç tutarım, uyanabilirsem sabah namazını da kılarım.
Kur'an-ı Kerim benim için anayasadır. Fatih Çarşamba'daki sakallılar nasıl inanıyorsa, ben de öyle inanıyorum.
Bundan birkaç yıl önce kimse böyle açıklamalar yapmıyordu.
Çünkü o zamanlar dindar olmak yükselen değer değildi.
Umre videolarını TV kanallarına vermenin, namaz kılarken fotoğraflarını magazin basınına düşürmenin moda olduğu bu günlerde Kaya Çilingiroğlu'nun bu röportajı da tuz biber oldu.

<p>Türkiye'de yeni bir siyasi partiye ihtiyaç var mı?</p><p>HDP tabanı hangi olaylar sonrasında part

HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ticaret Bakanlığınca ''fahiş fiyat'' denetimi yapıldı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü