• $13,4923
  • €15,2962
  • 796.501
  • 2011.16
27 Şubat 2013 Çarşamba

O cinayetin tanığı, nasıl bu hakaretin sanığı oldu?

Şimdi derin bir nefes alın ve benimle beraber 22 Temmuz 1980'e, eski DİSK Başkanı Kemal Türkler'in öldürüldüğü güne gelin.
19 yaşındaki kızınız camdan el sallıyor.
Arabaya binmeden son bir defa dönüp arkanıza bakıyorsunuz, kızınız hâlâ orada. El sallıyor ve kapıyı açıp, arabaya biniyorsunuz.
Üç genç adam etrafınızı sarıyor, çapraza alıyor sizi. İlk kurşundan sonra acıyı hissetmiyorsunuz.
Aklınızda kalan son kare size gülümseyerek el sallayan kızınız.

***
19 yaşındasınız. Babanız heybetli biri, sıkı solculardan. Bastığı yeri titretiyor. İşi gücü haklının yanında olmak, güçsüzü kollamak, işçinin hakkını aramak. Bir yaz günü babanızı gözlerinizin önünde, haince, pusu kurarak öldürüyorlar.

16 yıl katillerle ve azmettiricilerle hesaplaşmak için uğraşıyorsunuz. Evleniyor, çocuk sahibi oluyor ama bir türlü huzuru yakalayamıyorsunuz. Babanızın o son el sallayışı gözünüzün önünden gitmiyor. Sonunda bir duruşma salonunda sorumluları sanık sandalyesinde görüyorsunuz.

Çok tuhaf şeyler yaşanıyor, mesela o dönem okulunu yeni bitirmiş ve partide görev almak isteyen Celal Adan -şimdinin MHP milletvekili- ifadesinde diyordu ki; İstanbul'da öldürme eylemlerinde Yılma Durak'ın kanaatine başvurulurdu. Kaçakların barınması için ev teminini de o yaptı. Ben Ünal Osmanağaoğlu'na (Türkler'in katillerinden biri) hemşerim olması sebebiyle para yardımında bulundum. Türkler'in öldürülmesinden 5 gün önce Durak ile Alpaslan Türkeş'in evine gittim. Durak, Türkeş'in kulağına bir şeyler söyledi. Türkeş de eliyle ot biçer gibi Yılma Bey'in söylediğini yapın manasında bir hareket yaptı. Çıkışta konunun Türkler ile ilgili olduğunu, vurulmasını onayladığını söyledi. Daha sonra bana Türkler'in ev adresinin yazılı olduğu kağıdı verdi. Ertesi gün adresi Ünal Osmanağaoğlu'na verdim ve 'bu işi yapın' dedim. Türkler'in öldürüldüğünü Durak ile beraber arabada, radyodan öğrendik. Bunun üzerine 'bizim çocuklar iyi iş görmüş' dedim. Uludağ'a çıktık. Alpaslan Türkeş de oraya geldi. Ancak daha sonra bu ifadeleri imzaladığını hatırlamadığını, polis, MİT baskısından ve işkenceden söz ediyordu. Celal Adan mahkemeye sunulan ifadesini yalanlıyordu. Diğer yandan Uludağ buluşmasına ait otel kayıtları da mahkeme heyetine sunulan deliller arasında bulunuyordu.

Duruşmalar bu minvalde devam etti. Azmettirici oldukları iddiasıyla yargılanan Alpaslan Türkeş, Yılma Durak ve Celal Adan beraat etti.

Yıllar geçti, kimi gün belgeler üzerine kahve döküldüğü için kullanılamaz halde oldu, kimi gün tam da ilgili kısmı fare kemirdiği için belge okunamamıştı.
Babanızı vurduğunu gözlerinizle gördüğünüz Ünal Osmanağaoğlu da zamanaşımıyla beraat etmişti.

***
Babanızın ölüm yıldönümü için mezarı başında bir konuşma yapmak istediniz, mezarlık kalabalıktı. Dediniz ki; 'Babama her seferinde kötü haber getirmekten utanıyorum. Azmettirenlerden Celal Adan diğer yargılananlar gibi serbest ve şu an Meclis'te.'

Bunun üzerine Adan sizden şikayetçi oldu ve bu şikayeti makul bulan savcı 'hakaret ve iftira'dan size dava açtı. İşte dün Çağlayan'da bu davanın ilk duruşması görüldü. Babanızın katilleri 16 yıl yargılanamamıştı ama sizin onlar gibi bir ayrıcalığınız yoktu!

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı