• $7,3894
  • €8,9472
  • 436.945
  • 1459.73
16 Aralık 2012 Pazar

Gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız?

Belgesel, dokümanter, gerçeği yansıtan araştırma çalışmalarının beyazperdeye uyarlanmış haline meraklıysanız bu yazı tam size göre!
Son dönemlerde siyasi içerikli filmler, belgeseller, gerçek hayatlardan alıntı öyküler beyazperdeye daha sık yansır oldu.
Özellikle de muhatapları, konuyla ilgilenen gazeteciler, araştırmacılar, hukuk adamları ve bilinçli vatandaşlar dışında kimsenin acısını tam olarak yüreğinde hissedemediği çünkü tam olarak haberdar olamadığı toplumsal olaylar, katliamlar, 'müdahaleler' şimdilerde kitlelere ulaşmak üzere gösterimde.
Geçen hafta iki film izledim. Biri belgesel film olan Simurg, diğeri hakikatin sinema filmine uyarlanmış hali F Tipi.
İkisi de devrimcilerin; insani koşullardan uzak tecride, F tipi cezaevlerine karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor.
***
Simurg'da yaşananlar, 1996 yılında F tipi cezaevleriyle mücadelede açlık grevine giren ve sonucunda Korsakoff hastalığı ile yaşamaya mahkum kalan Refik, Cafer, Çiğdem, Hüseyin Muharrem, Ali Ekber ve Delil'in ağzından anlatılıyor.
Sağlık sorunları nedeniyle tahliye olan bu altı arkadaş 2000 yılında cezaevlerinde yeniden başlayan ölüm oruçlarına destek vermek üzere yaşamını yitiren İdil Erkmen'in mezarı başında buluşuyor.
Belgeselde 2001'de ölüm orucuna destek verdikleri için basılan ve ölümlerle sonuçlanan Küçük Armutlu'da ki o hepinizin gayet iyi bildiği 'o ev'e de gidiliyor. Üstelik henüz eylemciler hayatta.
Onların son sözlerine, inançlarına, mücadeleci ruhlarına, davalarına sahip çıkışlarına, halay çekişlerine ve çok kısa bir süre sonra 'müdahale' edilip dumanların, alevlerin arasında kalarak arkalarında bıraktıklarına tanıklık etmek can yakıyor.
Simurg'un benim için en etkili yanı birçoğu hayatını kaybetmiş, davası için yaşamını ve sağlığını tehlikeye atmış ülkenin en gerçek ve acı olaylarından birine on yıllık bakış açısıyla, gerçek tanıklar, olay yerleri, cezaevlerinde çekilmiş orijinal görüntüleri izlemek oldu.
Açıkçası eleştireceğim yanları da yok değil.
Ama tercih etmiyorum.
Bu tip belgesellerin desteklenmesi, sahiplenilmesi ve izlettirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çocukluk çağını geçmiş tüm yakınlarınızı götürüp izletmenizi öneririm.
Keza ben öyle yaptım ve kız kardeşimi götürdüm.
Tanımayan, bilmeyen bir nesille yaşamaya tahammülü olmayanların da bunu yapması gerektiğini düşünüyorum.
Ruhi Karadağ imzalı Simurg, İstiklal Caddesi'ndeki Halep Pasajı'nda
gösterimde.
Gidin izleyin. Hem filme hem o günlerde yaşananlara dair kendi fikriniz olsun.
***
F Tipi; 2000 yılında 20 hapishanede aynı anda yapılan operasyonlar sonucu açılan F tipi tecrit uygulamalarını anlatan bir film. Grup Yorum'un yapımcılığını üstlendiği filmde Ezel Akay, Sırrı Süreyya Önder, Barış Pirhasan, Aydın Bulut, Hüseyin Karabey, Reis Çelik, Vedat Özdemir, Mehmet İlker Altınay ve Grup Yorum 9 ayrı hikayeye yönetmenlik yapıyor.
Her hikaye birbirini tamamlıyor. Arada hiç bir kopukluk yok.
Hikayelerin nerdeyse tamamı hücrede geçiyor.
Birebir boyutları, havalandırmaları ve koridorları ile esasına uygun olarak kurulan dekor, oyunculuklar, müzikler oldukça başarılı.
Ama hepsinin önünde hikayelerin gerçekliği ve acısı yer alıyor.
Tutukluluğa rağmen özgür olabilmek, devrimci ruh, sistemle yapılan kavga, insan bedeninin ve canının değersizleştirildiği, zalimin de zulüm görenin de olduğu gerçek hikayeler.
Kiminde gözyaşlarınızı tutmakta zorlanacak, kiminde öfkeyi hissedeceksiniz.
F Tipi filmini de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Dediğim gibi; bilmeden, görmeden, dokunmadan, okumadan, izlemeden, öğrenmeden fikir sahibi olunmaz. Fikir sahibi olmadan da yaşanmaz!
F Tipi, 21 Aralık Cuma'dan itibaren
İstiklal Caddesi'ndeki Atlas Pasajı'nda yer alan Atlas Sineması'nda gösterimde.

<p>Mardin'de akrabalar arasında çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü. Kameralara yansıyan görüntüle

Aksiyon filmi değil gerçek: Araçla gelip dehşet saçtılar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları