• $7,3105
  • €8,8441
  • 413.108
  • 1495.74
19 Aralık 2010 Pazar

Bir İstanbullu'nun gözünden; Ankara

Bir İstanbullu'nun hatta 'sıkı' bir İstanbullu'nun Ankara'da nasıl yaşadığı (yaşayabildiği) epey merak ediliyor.

Sizi hiç oyalamadan merakınızı gidereyim; epey zor oluyor. Ama sosyal statüleri önemsemeyecek yaşta ve olgunluktaysanız bir şekilde idare ediyorsunuz durumu.
Son 6 ayımı çoğunlukla Ankara'da geçirdiğim ve bundan sonraki hayatımı Ankara çok-İstanbul az dozda devam ettireceğim gerçeğinden yola çıkarak meraklarınızı gidermeye çalışacağım.

'Bir İstanbullu'nun gözünden Ankara'yı anlatacağım şimdi size...
Hiç aklıma gelmezdi 'denizi görmeden, koklamadan yaşamak' diye bir zorluk olduğu.
Ankara'nın en şanssız yanı denizle ilgisi olmaması.
Bu tezim şimdi size saçma gelecek belki ama ben yürekten inanıyorum. Şehrin denizle bağlantısı olmaması her şeyi etkiliyor. Sosyallikten, insanların yapısına kadar. Ankara çok daha sert İstanbul'un yanında.

Evet İstanbul keşmekeş, düzensiz, koşturmacalı, entrikalı, oynak bir şehir ama Ankara'dan daha ıslak ve yumuşak. Ankara kuru ve sert! Elbette iklimsel yapı değil bahsettiğim.

Ankara, İstanbul'a göre daha naif, daha dürüst ve acımasız değil.
Burada yaşamak daha kolay. Ama yaşamdan beklentileriniz çok önemli. Renk, cıvıltı, hareket, koşturmaca, sosyallikse beklentiniz; Ankara size cevap veremez.

EV BULUŞMALARI
Neyse lafı uzatmadan size kendi Ankara'mı tanıtmaya başlamalıyım..
Ankara'da 'ev buluşmaları' yaygın. Özellikle belli yaşın üzerindeyseniz sıkça ev davetlerine katılıyorsunuz. Hala var olmadığını sandığım, çay ve kahve buluşmaları da epey sıklıkta...

'Sosyallik, arkadaş bağları nasıl?' diye soracak olursanız net bir şey söyleyemem çünkü henüz 'dostluk' aşamasına geldiğim biri yok. Ama tatlı arkadaşlar, neşeli tipler, anlayışlı insanlarla tanışmışlığım var. Arkadaşlık konusunda çalışmalarım devam etmekte anlayacağınız.

Aileyse 100 puanlık yaşanıyor burada.
Sebebi nedir bilemeyeceğim ama aileler pek bağlı, pek iç içe, pek kopmak, dağılmak, kendi hayatlarını yaşamak düzeninden uzaklar. İstanbul'da kaybolmaya yüz tutmuş, hızla 'modernleşen' yaşama kurban gitmiş 'aile bağları' buralarda çok güçlü.

GECE HAYATI
 Şehirde alışveriş merkezlerinin büyük önemi var. Bu sebepten olsa gerek semt başına en az 3 alışveriş merkezi düşmekte. Ve günün her saati kalabalıklar.
Ben şehrin dışında yaşamak sebebiyle kendimi şanslı görüyorum. Ne Ankara'da ne İstanbul'dayım. Keyfim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşayabiliyorum. İstediğim gün Ankara'yı yaşıyor istemediğim an kendimi şehirden çekebiliyorum.

Özellikle gitmekten zevk aldığım 3 restoran var. Trilye; lakerdasının hayranıyım. Niki; midye çorbasına ve jazz'ına bayılıyorum. Mezzaluna; gündüz sosyalleşmeleri için tercih ediyorum. Elbette köfteyi Süha'dan başka yerde yemiyorum ve kebabı Uludağ'da yiyorum.

Şimdilerde yani kurultay zamanı, Papermoon pek hareketli olur. Yeni şehrime eski şehrimden gelen gazeteci dostlarımla Papermoon'da buluşulur.
Şu konuyu atlamayalım. Ankara'da gece hayatı siyasetle beraber yürüyor. İstanbulluların hiç bilmediği, tatmadığı bir durum bu. Son günlerde Park Caddesi'nde ailesiyle yemek yerken kimlik kontrolüne, tutanak muamelesine maruz kalan çocuklar meselesi İstanbul'daki kadar hafif atlatılmadı buralarda. Çoğunluğu devletle iş yapan aileler iyice kabuklarına çekildi. Tedirginlik, 'nereye gidiyoruz' tartışmaları hararetlendi.
Yine biz İstanbulluların hayli şaşıracağı bir konu; trafik meselesi. Trafikle boğuşmak neredeyse yok kadar az. Bizim trafiğimizi görse delirecek Ankaralı şoförler 10 dakikalık sıkışmaları çok buluyor.

Hele kar yağdığında şok geçiriyorsunuz. Bizim en son 1985'te gördüğümüz miktarda kar Ankara'ya sık düşüyor. Ve yollar kapanmıyor, okullar da! Karayolları acayip çalışıyor. E tabii başbakan ve cumhurbaşkanıyla aynı şehirde yaşamanın bazı avantajları olacak!

ANKARA'DA SANAT
Sosyal hayat zayıf. Aslında parti, davet, organizasyon oldu mu katılım çok. O yüzden bir dükkan açılışı, cafe açılışı gibi İstanbul'da olsan asla katılmayacağın organizasyonlara sosyalleşebilmek için katılmak durumunda kalabiliyorsun.
Şehir sanat konusunda İstanbul'dan çok önde başlayıp duraksama yaşamış ve epey gerisinde kalmış durumda. Aslında opera, bale, tiyatrolarla iç içe büyümüş bir nesil şimdi eski 'yüksek'liği bulamamaktan yakınıyor.

Ankara'da galeri dalında Nev ve Siyah Beyaz, modern sanatlar müzesi olarak da Cer Modern dikkat çekiyor. Cer Modern eski tren bakım hangarlarından müzeye çevrildiği için hem fikir hem de bina olarak etkileyici. Ancak dünya çapında işlerle karşılaşmak zor.
Evet... Ankara maceralarım devam edecek, biriktikçe sizle de paylaşırım...

<p>Afyonkarahisar'da sipariş ettiği çiğ köftenin acılı olduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanı Y.K.'yı

Sosyal medyayı ayağa kaldıran olayda yeni gelişme! Çiğ köfte 'acılı' diye çalışanı tokatlayan şüpheli serbest

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)