• $7,4083
  • €9,0284
  • 441.522
  • 1542.45
25 Eylül 2011 Pazar

Bekarlığa veda edilir mi?

İzzet Çapa'nın ünlü mekanı Nahide'de sık sık 'bekarlığa veda' ve 'kına geceleri' düzenleniyor.
Bu tip ritüellerle aram iyi değildir. Evlenmeden önce düzenlenilen organizasyonları saçma bulurum.
Bekarlığa veda etmeye neden ihtiyaç duyulur onu da anlamam.
Çok yakın bir arkadaşımın 'veda' davetini aldığımda aklıma ilk gelen şeyler de bunlardı.
Ama bizim arkadaşlığımız 'uyumlu kafalar' üzerinden hızla geliştiği için mutlaka 'eğleneceğiz' diye düşündüm ve kalktım Nahide'deki yerimi aldım. Daha masaya oturmadan göğsüme bir rozet takıldı. Üzerinde 'bekarlığa veda komitesi'nde yer aldığım yazmaktaydı. Kafama da minik beyaz bir duvak takıldı.
Daha bu aksesuvarlara alışamadan gözüme tabağımın içine yerleştirilmiş ilaç kutusu çarptı. Üzerinde 'Darısı başıma hapı' yazıyordu...
***
Yirmi kadından oluşan masaya yerleştim.
Herkesin kafasında beyaz duvaklar, gelinin kafasında ise kırmızı bir duvak. Maksat onu diğer kadınlardan ayırmak, gecenin 'özel' kadını olduğunun fark edilmesini sağlamak...
Yemek servisinin başlamasıyla Nahide'nin ünlü dansçılarının (Drag Queen'ler; aşırı ve abartılı hatta biraz da karikatürize edilmiş kadın kostümünde erkekler) masaya gelmesi bir oldu. Gelin adayına 'göster bakalım tek taşını' tadında başlayan ve ister istemez hafif 'edepsizleşerek' devam eden sohbetten sonra...
Aniden ışıklar karardı ve sahne şovları başladı. İtiraf etmeliyim ki, Nahide'deki sahne şovlarından etkilenmemek imkansız. Her şeyden önce izlediklerim çok eğlenceliydi.
Sadece eğlence de değil. Drug Queen'ler oldukça iyi dans ediyorlar, koreografi de pek başarılı.
***
 Ama gecenin amacı belli. Bekarlığa veda edilecek. Edilirken de gelenekselden, örf ve adetlerden kopulmayacak.
Yani kına gecesi de işin içinde olacak.
Gelin sahneye davet edildi. Kırmızı duvak yüzüne örtüldü. Tüm Drag Queen'ler geleneksel kostümlerle etrafını sardı. 'Hem annemi hem babamı, ben köyümü özledim' nidaları eşliğinde geline kına yakıldı.
Ağlayanlar, gülenler, başka masalardan fotoğraf çekenler o anı ilgiyle izleyen turistler eşliğinde...
***
 İşin geleneksel kısmı sona erdiğinde ise 'sapıtma' faslı başladı. Sahneye variller yerleştirildi. 'Ve işte karşınızda dünyaca ünlü, doktor' anonsuyla kaslı ve iddialı vücut yapısıyla doktor kostümlü bir dansçı çıktı varillerin üzerine.
Striptiz yapmaya başlayan 'doktor'a ilgi epey fazlaydı. Dokunmak yasak, izlemek serbestti.
Gelin adayına özel dansların ardından 'Doktor' da  sahneyi terk etti...
***
 Maksat, bekarlığa vedadan çok evlilik kararını kutlamak, bir şölene, eğlenceye dönüştürmekti şüphesiz.
Yoksa bekarlığa veda etmek amacıyla bir organizasyon düzenlemek mantıklı bile değildi şüphesiz.

Yabancı konuklar...
Bu aralar çok sık yabancı konuk ağırlamak durumunda kaldım.
Ve bu konuda sağlam bir tecrübe edindim.
Yabancı konuklar ikiye ayrılıyor.
Bir; sadece eğlenmek, hafif 'piyasa' yapmak isteyenler.
İki; kısa sürede görebildikleri kadar müze, tarihi bina, galeri gezmek ve geleneksel yemekleri yemek isteyenler.
Tarihi yerler, müzeler konusu kolay. Kimi nereye götüreceğiniz zaten belli. Ama ya mekan seçimi, hele sorumluluk sizdeyse epey sıkıntılı. Deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim; birinci grup; Reina, Lucca, Anjelique ve Zuma'da mutlu oluyor. Gittiğiniz mekan ne kadar kalabalıksa onlar için o kadar iyi.
İkinci grup; iyi bir lokantada, deniz kenarında rakı-balık, Suada, Kızkulesi, Mikla'nın teras barı, Reina Park Şamdan, Kandilli Borsa Restoran, Eminönü Pandeli Restoran, özellikle Osmanlı dönemine ait eserlerle dolu bir arkadaşınızın evinde içilecek içkiden zevk alıyor. Tecrübeyle sabittir!

Bu hafta ne yapacağım?
- Uzun zamandır renovasyon çalışmaları süren ve geçen hafta açılışı yapılan Taksim'deki Divan Otel'i gezeceğim. Daha önce dış cephe mimarisini eleştirdiğim otelin iç mimarisini de epey merak etmekteyim...
- Biliyorsunuz, Borusan Holding Yönetim Merkezi, Rumelihisarı'nda, Perili Köşk olarak bilinen tarihi Yusuf Ziya Paşa Köşkü'ne taşınmıştı. Türkiye'nin ilk 'ofis müze'si olma özelliğini taşıyan Borusan Contemporary, sadece hafta sonları ziyaretçi kabul ediyor. Sergilenen eserlerin yanı sıra bina ve mimari özellikleri de ilgimi çekiyor.
- Bu hafta Berrak Yurdakul'un ikinci kitabı Altıncı Irk raflarda yerini aldı. İk romanı Konuşmayan Tavus Kuşu Camio'yu okumuş ve epey etkilenmiştim. Altıncı Irk'a da başlayacağım...

Teknolojinin gözünü seveyim
Gerçek bir 'apple' tutkunuyum ben. Haliyle telefonum da iPhone.
Sebebi gayet net; hayatımı kolaylaştırıyor.
Telefonumda nöbetçi eczaneler, bulunduğum yere en yakın taksi durakları, sinemalar gibi anlık hayat kolaylaştırma programları bulunuyor.
Yolumu mu kaybettim, açıyorum navigasyonu, sorunum kalmıyor. Elbette tüm bu imkanlardan faydalanmak için sürekli 'app store' güncellemesi yapmaktayım.
Yeni ne var diye bakarken karşıma bir 'sushico app' çıktı. Neymiş diye indirdim telefonuma. Sushico, bulunduğunuz yere en yakın restoranlarının, mönüsünün, indirimlerinin yanında o an sipariş verme kolaylığı da sağlıyor. Sushi seven ve sushico restoranlarını tercih edenler için kullanışlı bir uygulama. Ayrıca, zamana hızla ayak uydurdukları için de tebrik edilesi!

Soner Yalçın'a özel not:
Şöyle senle oturup okkalı bir iddianame sohbeti yapmak isterdim. En çok da 'kuduran'ların haline gülmek... Tek anlayamadığım şey; sizlerin 'ora'da olmanızdan 'meslektaş'larımızın elde ettikleri ya da edecekleri menfaatin ne olduğu. Keşke 'bura'da olsan da  bana oynamaya çabaladıkları oyunun amacını anlatsan...

<p>Gelişen piyasalara para akımının devam ettiği sürece Türkiye'nin önde olacağını söyleyen  Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı piyasalara nasıl yansıyacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kafese giren adam ayıya yem oldu

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu