• $ 5,7087
  • € 6,3319
  • 275.596
  • 101447
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Trump Mueller'den kurtuldu, S-400 biraz soğur mu?

ABD ile S-400-F-35 müzakereleri hakkında bilgi sahibi isimleri dinleyince, Washington’daki kafayı şöyle özetlemeye karar verdim:

“Na to kafa, na to mermer!”

Yunanca ‘Na to kefali, na to marmaro’dan tevarüs ettiğimiz şahane bir ifadedir.

‘Ha kafa, ha mermer’…

Ancak iyi tarafı, aynı kişiler ‘nisbi rahatlama’dan da söz etti.

Özetleyeyim;

Ankara’dan ABD’ye arka arkaya heyetler gitti.

Kimi ‘özel temsilci’ düzeyinde, biraz ‘informel’;

Kimi resmi düzeyde…

Kongre üyeleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, etkili işadamlarıyla, emekli askerler, lobiciler gibi kanaat önderleriyle ve gazetecilerle görüştüler.

Tepkilerden ortaya çıkan tablo şu:

Çoğu birçok şeyi bilmiyor;

- S-400’ün Türkiye’nin ‘ilk tercihi’ olmadığını;

- Türkiye’nin Patriot almak için ABD’ye defalarca başvurup cevap alamadığını;

- En son talebinin 10 ay sonra cevaplandığını;

- Hala satış koşulları ve teslim tarihine ilişkin net bir şey söylenmediğini bilmiyorlar.

- Norveç’te uçan F-35’lerin Kaliningrad’daki S-400’ler tarafından;

- Suriye sınırında, bazen hava sahasında uçan İsrail F-35’lerinin Suriye’deki Rus S-400’leri tarafından izlendiğini;

- Eğer takip ve görüntülemeyle F-35’lerin ‘sırları’ alınabilecekse Rusya’nın bunu çoktan yapmış olduğunu bilmiyorlar.

Öyle ki;

CAATSA kapsamında Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını isteyen senatörlerden biri “Bunları bilmiyorduk, (Savunma Bakanı) Dunford ve (Dışişleri Bakanı) Pompeo ile yeniden konuşmalıyım” diyor!..

Hatta, CAATSA’nın ‘düşmanlara’ karşı çıkarılmış bir yasa olduğunu hatırlatan Türk yetkililerin, “Türkiye düşman mı, nasıl bu yasa kapsamına alırsınız” tepkisine de hak veriyorlar;

Ama buna rağmen;

“Rusya bizim düşmanımız. Onlarla iş yapmamalısınız” diyorlar.

Kilitlenmişler.

Annem pek der; ‘sabit fikir’ haline gelmiş.

Bir başka faktör de bürokrasi...

Baştan beri Trump’ı başkan kabul etmeme eğiliminde olan bürokrasi hala “Bakmayın siz Trump’a” modunda…

Fakat öte yandan…

Trump, kendisi hakkında Rusya ile işbirliği iddiasıyla yürütülen soruşturmanın kapanmasıyla önemli bir badireyi atlattı.

Ayağındaki güçlü bir prangadan kurtuldu.

Rus S-400’leri konusunda daha rahat hareket etmesi mümkün.

Ayrıca NATO Genel Sekreteri’nin “Hangi güvenlik imkanlarını sağlayacakları üye ülkelerin kendi kararıdır” açıklaması ABD iddialarına destek vermiyor.

Türkiye’nin “NATO nezdinde bir teknik grup kuralım, ABD’nin endişe duyduğu konuları incelesin” teklifi ortada.

Edindiğim bilgiye göre; Trump da bu konuda daha uzlaşmacı.

Özetle;

‘Üçüncü yol’ için hala bir arayış var.

Son Trump-Erdoğan telefon görüşmesinde de bunun sinyalleri var.

İki ülke arasındaki ticaretin 75 milyar dolara çıkarılması hedefinin teyit edilmesi önemli.

Yine edindiğim bilgilere göre;

Erdoğan-Trump görüşmesi ‘son derece olumlu’ geçmiş. Trump “Türkiye ile ticaretimiz çok az” diye şikayet bile etmiş.

Gümrük vergilerini artırmayla ve bu dolar kuruyla zor tabii…

Türkiye ziyareti hala masada

“Japonya’da görüşme” konusunda uzlaşılması, Trump’ın temmuzdaki Avrupa ziyareti kapsamında Türkiye’ye gelmesine mani değil.

Külliye ve Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda Türkiye ziyaretine ilişkin bir bilgi verilmemesinin nedeni, bu ziyaretin henüz takvime bağlanmamış olması. Yani yapılmayacağı anlamına gelmiyor.

Her şeye rağmen AB sürecine bağlıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yargı reformunu açıklarken önemli bir cümle kullandı: “Bu reform belgesiyle, bize verilen sözler tutulmuyorsa da AB sürecine bağlılığımızı ifade etmiş oluyoruz. Müzakere sürecinin bir an önce tamamlanmasının bizim gibi AB için de önem taşıdığına inanıyoruz.”

Erdoğan bu cümleyi ‘kolay’ kullanmamıştır. Her şeye rağmen hala ‘AB süreci’ diyorsa, her zamankinden kıymetlidir.

<p>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, ülkenin

TEKNOFEST Başladı!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

İşte 2019'un en iyi astronomi fotoğrafçıları!

Polisin falezlerdeki zor anları... 'Ne kadar karizmatikler'