• $7,4387
  • €9,0138
  • 413.96
  • 1471.39
13 Mart 2011 Pazar

THY dünya manşetlerinde

Tolga Turgut
Tolga Turgut
YAZARIN SAYFASI

Ülkemizin en önemli havacılık markası THY'nin son yıllardaki büyüme atağının hamlelerinden biri de 3 Mart günü başlayan İstanbul-Los Angeles uçuşları oldu.

En uzun direkt uçuş olan Los Angeles seferi ve Kobe Bryant ile yapılan reklam anlaşması, THY'yi sadece uluslararası havacılık medyasına değil Wall Street Journal gibi dev ekonomi yayınlarına da konu yapmış durumda.  Tanıtım için inanılmaz bir avantaj söz konusu. Ancak, THY ile ilgili olumlu veya olumsuz her konu da artık dünya gündeminde daha ciddi yer alacak.
Geçtiğimiz hafta Andy Pasztor adlı bir yazar tarafından Wall Street Journal'da 'THY, riske rağmen büyümeye devam ediyor' konulu bir makale yayınlandı. Eminim THY üst yönetimi yazıya gerekli ilgiyi göstermiştir. Makalenin içeriğinde bizler gibi sektörel medya yazarlarının yıllardır işaret ettiği büyümeyle yaşanabilecek sıkıntı ve risklere dikkat çekiliyor. Hatırlarsınız, pek çok kez süratli büyümenin altı, altyapı ve uçuş emniyetine yatırımla doldurulmazsa büyümenin limitli kalacağına işaret etmiştik. Biz Türkler genelde kendi insanımızdan akıl danışmayı sevmeyiz ama aynı konuları yabancılar gündeme getirince dikkat kesiliriz...
Kaleme almadan önce yazarın çok detaylı araştırmalar yaptığına dikkat çekmek gerekiyor. THY Genel Müdürü Temel Kotil'in demeçlerine vurgu yapıldığı gibi TALPA ile de görüşülmüş.  Pastzor makalesinde son beş ayda iki kez THY uçaklarının iniş esnasında büyük tehlike atlattıklarının altını çizerken, Londra Heathrow hava sahasında geçtiğimiz aylarda yaşanan tehlike ile Kazablanka'ya iniş yaparken bir Airbus 310'un kıl payı büyük bir kaza atlatmasından bahsetmiş.  Zaten bugünlerde tüm dünya havacılık sektörü bir yandan THY'nin büyümesini hafif hasetlik biraz da hayranlıkla takip etse de, herkes yakın geçmişte yaşanan uçuş emniyeti problemlerinin altını çiziyor.
Teknolojinin sürekli geliştiği havacılık sektöründe insan ve teknoloji uyumunun maksimize edilmesi kaçınılmaz. THY süratle büyürken özellikle uçucu personelinin birbiriyle iletişimini maksimize etmek ve teknolojiyle uyumlu hale getirmek zorunda.  Çözüm ise etkin eğitim ile olağandışı durumlara karşı reaksiyonları geliştirmekten geçiyor. THY yönetimi 1999 yılından bugüne kadar üç tane ölümlü kaza yaşandığını unutmamak ve gerekli dersleri alarak yola devam etmek zorundadır. 

HEDEF 10 MİLYON TRANSİT YOLCU
THY'nin, Temel Kotil tarafından yıllardır önemle vurgulanan iki hedefi var. Biri beş yıldızlı havayolu olmak, diğeri ise transit yolcu sayısını maksimize etmek. Geçtiğimiz günlerde Kotil, 2015 hedeflerinin yılda 10 milyon transit yolcu taşımak olduğunu açıkladı. Bu rakam mevcut transit yolcu sayısını ikiye katlamak anlamını taşıyor. Kilit rol tabii ki Atatürk Havalimanı kapasitesinin olacak. THY, Star Alliance'a katıldıktan sonra diğer üyelerin yaşadığı krizlere odaklanmaları sebebiyle transit yolcusunu her yıl iki haneli rakamlarla artırdı. Atatürk Havalimanı'nda ise alınan önlemlere rağmen trafik kapasitesi sadece yüzde 20 artabildi. Daha fazla artması da hava sahasıyla ilgili yeni düzenlemeler yapılmazsa pek mümkün gözükmüyor.  Avrupa'nın en üst düzey hava trafik kontrolörlerinden David McMillan'a göre Türkiye hava sahasında trafik hareketi bu yıl  1 milyonu geçecek. 5 yıl öncesinde bu rakam 700 bin civarında idi. Bu muazzam artış maalesef Atatürk Havalimanını Avrupa'da en fazla rötar yaşanan havalimanlarının başına taşımış durumda. 
Makalede bana asıl ilginç gelen, gerek Atatürk Havalimanı'ndaki kapasite sıkıntıları, gerekse şans eseri atlatılan muhtemel kazalarla ilgili ne gibi önlemler alıyorsunuz sorusuna Kotil'in verdiği cevap oldu. Wall Street Journal'a göre THY ve Kotil, özel bir önlem almadığı gibi işlerine aynen olduğu gibi devam ediyorlar. Dilerim ki konuyu yazar abartmıştır aksi halde Allah THY'yi ve Türk havacılığını korusun.

En yeni Boeing 747
1969'da ilk modelinin uçuşa başladığı Boeing 747 serisinin en yeni üyesi B747-8 Intercontinental, geçtiğimiz haftalarda medyaya tanıtıldı. Gerek yolcu gerekse kargo versiyonu bulunan B747-8, 1989 yılından beri göklerde olan B747-400'den 6-7 metre kadar daha uzun. Boeing yetkililerinin açıklamalarına göre ise bu iki model arasındaki farklılık neredeyse yüzde 85. Kanatlar, kokpit seyrüsefer donanımı, yoğun kompozit materyal içermesi ve motorlarının B787 modelindeki gibi General Electric oluşu, ilk anda sayılabilecek farklılıklar.
Model Lufthansa ve Kore havayollarından toplam 33 adet sipariş almış durumda. Lufthansa'dan yapılan açıklamaya göre yeni B747-8 modelleri 386 yolcuya göre tasarlanacak ve ilk uçak gelecek yıl başında filoya katılacak. Boeing'in ticari olarak dört gözle beklenen bir diğer modeli de bildiğiniz gibi B787 Dreamliner. Şu ana kadar teslimatı kimine göre yedi, kimine göre altı kez ertelenen modele ait ilk uçağın, bu yılın üçüncü çeyreğinde ilk müşterisi Japon ANA Havayolları filosuna katılması sabırsızlıkla bekleniyor.
B747-8 Intercontinental modeli Dreamliner kadar erteleme yaşamamış olsa da gecikmeden etkilenmiş durumda. Zira bazı mühendislerin Dreamliner üretim bandına kaydırılması sonucu yaşanan zincirleme etkiyle her iki modelin üretimi aksamış oldu.

<p>Peki, önümüzdeki günlerde Paşinyan'ı neler bekliyor?  Azerbaycan-Ermenistan hattında neler yaşanı

İskender füzesi iddiasının sebebi ne?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı