• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
19 Haziran 2011 Pazar

En buruk 100. yıl kutlaması

Tolga Turgut
Tolga Turgut
YAZARIN SAYFASI

Aslında bu yazıyı sıcağı sıcağına tam on üç gün önce yazmış olmayı isterdim ama yayımlanacağı güne isabet etmeyince biraz gecikmeli olarak bugüne kısmet oldu

İzmir Çiğli'de 4-5 Haziran tarihlerinde kutlanan Türk Hava Kuvvetleri'nin (THK) 100. yılı, gerek seçim atmosferinin gerginliği, gerekse türlü diğer sebeplerle kamuoyunda hak ettiği ilgiyi göremedi. Dünyanın dört bir yanından gelerek THK'nin bu mutlu gününü paylaşan havacılık aşıklarının gösterdiği saygıyı maalesef bizim devlet büyüklerimiz hak edildiği oranda gösteremedi.  Yaklaşık 50 senesini o yüce kuruma vermiş bir pilotun oğlu olarak, ilk hava şehitlerimiz Yüzbaşı Fethi, Sadık ve Nuri beylerden başlayarak bin bir fedakarlıkla Türk semalarını korumuş, ebediyete intikal etmiş veya halen korumakta olan tüm THK mensupları adına müthiş bir üzüntü duyduğumun altını çizmeliyim.

THK SAHİPSİZLİĞİ HAK ETMİYOR
Yaklaşık 80 ülkeden ziyaretçinin hazır bulunduğu bu büyük şölende, Türk Yıldızlarımız ve SoloTürk'ün yanı sıra ABD, İngiltere, Fransa, Polonya, İtalya, İspanya ve Hırvatistan gibi ülkelerin hava akrobasi ekipleri de harika gösteriler sergiledi. 200 bin kişinin üzerinde katılım gerçekleşen THK'nın bu mutlu ve gururlu gününe İzmirliler de yoğun ilgi gösterdiler. Yeri geldiğinde 2023 yılına kadar kendi uçağımızı yapacağız, en büyük amacımız uzaya Türk astronot göndermek gibi söylemlerde bulunan politikacılarımız başta olmak üzere, Genelkurmay Başkanlığı bile, bu özel tarihte Türk Hava Kuvvetleri nezdinde komutan Org. Hasan Aksay'ı ve dolayısıyla Türk havacılığını yalnız bıraktılar. Vatanını ve milletini korumak adına, gerekirse şehit olmayı göze almış THK, böyle bir sahipsizliği asla hak etmedi. 
1903 yılında Wilbur ve Orville Wright kardeşlerin ilk uçuşu yapmasından sadece sekiz yıl sonra 1 Haziran 1911 yılında teşkilatlanma faaliyetlerine başlayan Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, bugün yaklaşık 70.000'e yakın personeli ve 1049 hava aracıyla dünyanın en önemli ilk 10 hava kuvvetinden biridir. Rahmetli babam (E) Korg. Reşat Turgut dolayısı ile benim de havacılık sevgime temel oluşturan bu kurumla her Türk evladı ne kadar gurur duysa azdır.
Ne seksen küsur ülkeden katılan ziyaretçiler ne de dünyaca başarılı diğer hava kuvvetlerinin akrobasi ekipleri saygı duymadıkları bir kurumun sevincine boşuna ortak olmazlar. Dilerim bir gün bizler de ülkece böyle günleri tam hakkını vererek kutlarız. Zira hem 1. Dünya Savaşı hem de Kıbrıs Barış Harekatı'na aktif olarak katılmış, ilk kadın savaş pilotunu yetiştirmiş ve 100. yılını kutlama şerefine erişmiş hava kuvvetleri, dünyada henüz çok az ülkede bulunuyor.

HYBRID HAVAYOLU-AIR BERLIN
Bildiğiniz gibi havayollarıyla ilgili yazılarımızda genel havayolu tanımlamalarımızı iş modellerine dayalı olarak network havayolu, düşük maliyetli havayolu (DMH) veya bölgesel havayolu şeklinde yapıyoruz. Ancak son yıllarda network ve DMH havayollarının iş modelleri pazar kesişmesi ve rekabetten dolayı benzeşmeye ve örtüşmeye başladı. Artık bu farklı modelin sektörel bir tanımı da var: 'Hybrid Havayolu'. 
Hybrid havayollarına ilk örnek aday havayolu ise Alman AirBerlin oldu. Avrupa'nın 6. büyük havayolu olan AirBerlin başlangıçta tamamen bir DMH olsa da, son yıllarda ölçek olarak çok büyümesini takiben gitgide network-DMH karışımı bir havayolu olarak karşımıza çıkıyor.  DMH'ler iş modelleri itibarıyla StarAlliance, Oneworld ve Skyteam gibi bir ittifaka üye olmazlar ancak AirBerlin kısa bir süre önce aldığı kararla yakında British Airways ve Iberia'nın liderliğini yaptığı Oneworld ittifakına katılacağını ilan etti. Pegasus'un sahibi Esas Holding'in de hissedarı olduğu AirBerlin, son on yıldır istenilen karlılığa bir türlü ulaşamıyor. Bugün yaklaşık 170 uçağı filosunda bulunduruyor ve son on yıldır büyümesini daha çok rakiplerini satın veya ortak alma suretiyle gerçekleştiriyor. Yakın geçmişte rakipleri DBA, LTU gibi şirketleri satın aldığı gibi eski Formula1 şampiyonu ünlü Niki Lauda'ya ait FlyNiki Havayolu'nun da yüzde 24,9 oranında hissedarı durumunda.  Doygunluğa ulaşmış ve ultra rekabetin bulunduğu Avrupa pazarında 170 uçaklık bir ölçekle kar etmenin yolu, kesinlikle 'business class' hizmet sunmak, 'hub and spoke' modeli uygulamak (bir merkez havalimanından yolcu dağıtmak) ve uzun hat uçuşlara sahip olmaktan geçiyor. İşte tam bu noktada bir havayolu ittifakının  katkısı kaçınılmaz önem taşıyor. AirBerlin'in hybrid havayolu olarak tanımlanmakta olan bu iş modelinin başarılı olup olmayacağı sektörde merakla beklenirken, yakın bir gelecekte British Airways ve Iberia ile ortaklığa gidebileceği yönünde yorumlar da mevcut.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü