• $32,5928
  • €34,8086
  • 2509.73
  • 9693.46
24 Nisan 2023 Pazartesi

Savunmada kendi kanatlarımızla uçmak

Savunma sanayi alanında Türkiye çok önemli bir ivme yakaladı. Bu alandaki gelişmeler ülkemizin terörle mücadelesinde önemli ilerlemeler sağlamamıza imkân verdiği gibi milli bağımsızlığa giden yolumuzu da genişletmeye devam ediyor. Ayrıca dışa bağımlılıktan kurtulmamızla ekonomide ve diplomaside önemli katkıları da oluyor. Savunma sanayi alanında gelişmeler milletimizin önemli bir kesiminde büyük bir heyecan oluşturuyor. Ancak öteden beri milli kalkınmanın ve ağır sanayi hamlesinin düşmanı bir kesim tarafından yapılan işler ya görmezden geliniyor ya da alay ediliyor.

Yakaladığımız bu ivmeyi ve geldiğimiz seviyeyi görmek için son 15 günde kamuoyuna açıklanan şu projelere bakmak bile yeterli olacaktır:

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük savaş gemisi olan TCG Anadolu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.

Milli gemimiz MİLGEM Projesi'nin istif sınıfı 6-7 ve 8'nci gemilerinin sac kesimiyle inşa süreci başlatıldı.

Türkiye'nin ilk metrealtı çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE uzaya yolcu edildi.

Fransa, hava savunma için kritik öneme sahip olan lazer yaklaşma sensörüyle ilgili Türkiye'ye ambargo uyguladı. Roketsan'ın ve TÜBİTAK SAGE'nin, milli imkânlarla MİHAL Projesi kapsamında gerçekleştirdiği Lazer Yaklaşma Sensörü için seri üretim kararı alındı.

BAYRAKTAR KIZILELMA insansız savaş uçağının test faaliyetlerinde bir aşama daha başarıyla tamamlandı. Test uçuşları sırasında, KIZILELMA'nın iniş takımlarını katladığı ve gövde içerisine aldığı görüldü.

TUSAŞ tarafından geliştirilen ve Türkiye'nin ilk milli genel maksat helikopteri olan GÖKBEY, yine Türkiye'nin ilk milli turboşaft helikopter motoru olan TS1400 ile ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

Yeni ALTAY Tankı, dün itibariyle testleri için Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.

Türkiye savunma sanayisinin bugün bu noktaya gelmesinin önemli sebepleri var. Öncelikle Türkiye milli üretim yapacak güçlü bir siyasi iradeye ve teşebbüse, bu ürünleri üretecek nitelikli işgücüne ve bu ürünlerin sahada kullanımını sağlayacak destekleyici insan kaynağına sahip olmasıdır. Her şeyden önemlisi de bu alanda büyük bir özgüven kazanmamızdır. Bizden bir şey olmaz sözünün yırtılıp çöpe atılmasıdır. 'Eller aya gider biz yaya' anlayışı yerine binlerce gencin özellikle Teknofest'lerde havacılık ve uzay alanında yarışmalar yaptığı bir iklim yakalamamızdır.

Bu gelişmelerden rahatsız olanlar da var. Savunma sanayinde daha önce Pazar bir ülke konumundan bugün itibariyle uluslararası pazarlarda önemli bir rakip haline gelmemizden rahatsız olan ülkeleri anlamak mümkün. İnlerinden kafalarını bile çıkaramayan terör örgütlerinin bu alandaki gelişmelerden rahatsızlık duymalarını anlamak mümkün. Türkiye'nin her alanda tam bağımsız bir ülke olmasından rahatsızlık olanları da anlamak mümkün. Ancak siyaset üstü bir alan olması gereken savunma sanayinde gerçekleşen bu önemli gelişmelerden siyasetçilerin rahatsız olması anlaşılır bir durum değil. Geçmişte Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Nuri Killigil, Şakir Zümre gibi müteşebbislerin ve ülkemizin ilk uçak fabrikası TOMTAŞ'ın akamete uğratılan girişimleri milletimizin hafızasında duruyor. Bugün yaşanan gelişmelerin aynı zihniyet tarafından sabote edileceği endişe de haklı olarak ifade ediliyor.

Savunma sanayinde geldiğimiz bu seviye önemlidir. Ancak en az onun kadar önemli olan diğer husus bu seviyenin artarak devam ettirilmesidir. Türkiye hem dışa bağımlılıktan kurtuluyor hem de savunma sanayi ürünlerini ihraç ediyor. Aynı zamanda da ülkemize karşı uygulanan ambargolarla ve milli kalkınma düşmanlarının sabotajlarıyla mücadele ediliyor. Şimdiye kadar bu mücadelesini kazanarak yoluna devam ediyor. Bundan sonra da kazanacak.

<p>Dünya Doğa Koruma Birliği tarafından nesli tükenme tehlikesi altında olan türlerin kırmızı listes

Dağ keçileri Palu Kalesi'nde görüldü

Tokat'ta kırılmanın olduğu fay hattı görüntülendi

Ejder meyvesinin faydaları nelerdir? Nasıl tüketilmeli?

Filistinliler kıtlıkla sınanıyor!