• $ 8,0757
  • € 9,5486
  • 493.906
  • 1162.73
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Yunanistan'ın anlaması gereken

“Yunanistan kendi kendini içinden çıkamayacağı bir kaosun içine atmıştır. Bundan sonra bölgede yaşanabilecek her olumsuzluğun tek müsebbibi Yunanistan, tek zarar gören de yine bu ülkenin kendisi olacaktır. Yunanistan'ı Türk donanmasının önüne atanların, yarın yaşanacak bir sıkıntıda asla ortada gözükmeyeceklerini bizim kadar Yunanlı komşularımızın da bilmesinde fayda mülahaza ediyorum…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün düzenlenen kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada geçen bu cümle esasen pek çok şey söylüyor…

Mesajın muhatabı açık.

Kafkaslar’da Ermenistan’ı üzerimize salan, Libya’da Haftercilik oynayan, üstüne üstlük bir de hava savunma sistemlerimizi bombalayan Fransa’nın, Türkiye’yi bir süre de kadim baş belası Yunanistan ile meşgul etme stratejisine kurban gitmemesinin gerçekliğini anlattı Erdoğan.

AB dönem başkanı Almanya, Türkiye’yi rica minnet masaya çağırarak “Lütfen bu sorunu güç gösterisi ile değil masada, diplomasi ile çözelim” demişti.

Hatırlayacaksınız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da bir jest olarak Navtex ilanını muvakkaten askıya almış, sondaj arama faaliyetlerini geçici olarak durdurduğumuzu duyurmuştu.

Dosyaları, defterleri, kitapları aldık ve masaya koştuk.

Biz masada diplomasi ararken, Yunanistan o bilindik şımarıklığı ile arkadan dolanarak bizi köşeye sıkıştırmaya çalıştı.

Mısır ile bir münhasır ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Aklınca bizi masada sıkıştıracak. Onu da kendi tezlerinin aleyhine imzaladı.

Yunanistan’ın, kendisini Akdeniz Fatihi sanmasına vesile olan o minicik Meis adası var ya, ona yokmuş muamelesi ederek bir MEB anlaşması imzaladı.

Yunan bahriyesi haritayı önüme koyup çiz dese ben de bir Türk olarak oradan çizerdim, kendilerini tebrik ederim.

Bakın bunlar bir zamanlar bizim yaptığımız hatalardı.

Şimdi bu hataları yapmak Yunanistan’a düştü.

Neden?

Proaktif olan, strateji üreten, rakibini reaksiyona zorlayan, gündemi belirleyen Türkiye de ondan.

Başını dışarı uzatır uzatmaz muhatabını hataya sürükleyeceğine bundan daha güzel bir örnek olamazdı.

Bu cümleden olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki “Zaten ekonominiz çökmüş, iflasınızı ilan etmişsiniz, limanlarınızı ve havaalanlarınızı başkalarının idaresine terk etmişsiniz. Ezcümle köşeye sıkışmışsınız ve kafanız çalışmıyor. Mütemadiyen hata yapıyorsunuz. Sevgili Palikarya, lütfen kendine gel ve seni Türkiye’ye karşı cesaretlendirenlerin tahriklerine kapılma. Bir çatışma halinde sana el uzatacağını sandıkların, konforlarını terk ederek seni elimizden almazlar, alamazlar. Git efendi efendi uzonu iç souvlakini ye!

Peki bu sözler ne anlama geliyor?

“Doksanların alışkanlıklarını terk et!” anlamına geliyor. Hani şu iki tarafın da birbirine it dalaşı yaparak enerjisini harcadığı ve “ne diyorsun?” “asıl sen ne diyorsun?” diyerek birbirini iten mahalle çocukları gibi sürekli itişip asla yumruklaşmadıkları doksanlar. Sakın orada olduğumuzu sanma!

“Cin şişeden çıktı. Yeni ve aktif bir dış politikamız var ve bunu askeri potansiyelimizle maksimum derecede destekliyoruz. Reaksiyonumuz o ölçüde olur!” anlamına geliyor.

“Bu dönemin gerçekliği şudur: Karşıma çıkarsan sıkarım, ateş ede ede ilerlerim. Sakın deneme!” anlamına geliyor.

Ve en önemlisi “Muhatabımız olamayacak kadar zayıfsın. Başbakan’ın ortalama bir Avrupa devletinin dışişleri bakanına denk, Ege’de Türk hakimiyetini öyle yahut böyle kabul edeceksin, bunu sancısız şekilde yap!” demek.

Yunan makamları, tarihsel yatkınlıklarıyla bundan fazlasını da anlamışlardır.

Bakmayın siz efelendiklerine, Türkiye ile silahlı bir çatışmayı en son arzu edecek ülke Yunanistan’dır. Zira her çatışma bir dönüşüm, değişim, yeniden dağılım için yapılır ve Yunanistan şu anda sahip olduğu konumun, aslında rüyada dahi görülemeyecek kadar lehine bir durum olduğunu bilir. Bunun değişmesi ile sonuçlanacak bir çatışmadan uzak durmak adına her gün Aynoroz’da mum yaktıklarına eminim.

Bu akıbete maruz kalmamak için Fransız sefirine dikkat etmek ve gerçeklerle barışmak zorundalar.

Bakalım Miçotakis olması gerektiği kadar gerçekçi olmayı başarabilecek mi?       

Taceddin Kutay Diğer Yazıları

Nezaket perdesi

14.08.2020

Rektör

10.08.2020

Belagat

05.08.2020

Bisikletin yıldızları Sakarya'da şampiyona başladı

Bisikletin yıldızları Sakarya'da şampiyona başladı

WhatsApp'ta sessiz dönem başladı

WhatsApp'ta sessiz dönem başladı

Kış ayında virüse karşı 5 önlem

Kış ayında virüse karşı 5 önlem

Sosyal medyada linç yiyen Türkiye güzeli Şevval Şahin'e ün

Sosyal medyada linç yiyen Türkiye güzeli Şevval Şahin'e ünlülerden destek