• $8,658
  • €10,1795
  • 488.028
  • 1419.43
9 Haziran 2020 Salı

Vesile maksat değildir

Taceddin Kutay
Taceddin Kutay

Allah ucubdan muhafaza etsin, “ben biliyorum” dedirtmesin.

Faydamın dokunması gereken bir kula bir gün “kategorik farklılık nedir” anlatmak durumunda kalmıştım.

En temel olanından bahsetmiştim o gün.

Maksat ile vesile ayrımını anlatmaya çalışmıştım.

Olmamıştı.

Çok üzülmüştüm.

Nasıl anlaşılmazdı? Bu kadar basit bir konu, bu kadar zeki bir adam tarafından nasıl anlaşılamazdı?

Sonradan anladım ki, vesilenin maksada, maksat olması gereken şeyin ise başka maksatlara ulaşma yolunda vesileye dönüşmesi çok mümkün olduğu için aslında iki kategori arasında geçişkenlik olmamasına itiraz ediyormuş arkadaşım.

Anlamıyor değilmiş.

Oysa tabiatı itibariyle bir şey ya maksattır yahut maksada ulaşmak için vesiledir.

Bir katmanda maksat olan bir başka katmanda vesile olabilir.

Örneğin, bu yazı benim açımdan bir vesiledir.

Maksadım ise muradımın anlaşılmasıdır.

Muradımın anlaşılması ise dava kabul ettiğim şeyi anlatmama bir vesiledir.

O dava ise neticede bir bütün olan kulluk maksadına götürecek bir vesiledir.

Ara katmanları geçerek direkt hedefe ulaşmak kimi durumlarda elbette mümkün, ancak çoğunlukla imkânsızdır.

Ne de olsa sebepler âleminde yaşıyoruz…

Her neyse başınızı, gözünüzü ağrıtmayayım, zira bu bahsi uzatmak ve istisnalar üzere tartışmak oldukça mümkündür.

Bazen vesileyi maksat zannetmek o vesilenin kıymeti sebebiyle olabiliyor.

Hangi iman sahibi Kabetullah’ın kıymetsiz bir yapı olduğunu iddia edebilir?

Gelgelelim ona secde eden yanar.

Kâbe bir vesiledir diye öğrendik büyüklerimizden.

Maksad-ı âla ve matlab-ı rânâ olan, kendisine secde ettiğimiz Allah’tır.

Ve hasbel beşriye bir parçamız haline gelen her türlü formel kalıp, ideoloji, sistem vb. de aynı bu şekilde vesiledir.

Bilim bir vesiledir.

Demokrasi bir vesiledir.

Eğitim bir vesiledir.

Vesileyi ele geçirince maksadı elde etmiş olmazsınız.

Türk Alman Üniversitesi’nde çalışıyor olmak bana bu gerçeği sürekli hatırlatıyor.

Almanca hazırlığı geçen talebelerimiz –ki pek çoğu “bu dil öğrenilmez” demişti o mutluluktan birkaç ay evvel- çok önemli bir eşiği geçmiş olmayı, bir şey öğrenmiş olmaktan sayıyorlar sürekli ya hani…

Ben de kendilerine sürekli bir gerçeği hatırlatıyorum:

“Dil öğrenerek bir şey öğrenmediniz. Almanca burada bir şeyler öğrenebilmenin ön şartı. Maç yeni başlıyor…”

Altıncı organımız telefonun artık bir hassa-i gayrı mufârakası olan sosyal medya platformları da bu cümledendir.

Bir şeyleri öğrenmek, anlatmak, bazı değerlerin intişarını sağlamak için bir vesile olmalı sosyal medya.

Bazen günler oluyor, “beni takip etmedin, nokta dahi olsa yorum yapmadın” saçmalıklarından başka bir şey göremiyorum

Bir görünürlük telaşı sarmış dört bir yanımızı.

Ezcümle abim ablam unutmuş, o mecranın başka bir etkileşime vesile olmaktan başka bir değeri olmadığını.

Maksadı kılmış.

Allah akıl fikir versin.

Buraya kadar sabrederek okumuş olanlar için asıl karın ağrımı söyleyeyim.

Ayasofya da bir vesiledir.

Kâbe’ye vesile dediğimiz yerde…

Mescid-i Aksa da öyledir.

Her üçünün de birbirinden farklı esaretlere duçar olduğu malumumuz.

Emin olun, o vesileler halas olsalar da maksat hâsıl olmuş olmayacak.

Maç yeni başlamış olacak.

Benim yaşadığım hayatın en önemli hadisesi o gün vuku bulmuş olacak. İçinde kamet okunmasına vesile olan ta be kavt-i kıyamet hayırla yad edilecek.

Fakat inanın bir şey olmuş olmayacak.

Bunu neden söylüyorum?

Hani, yarın bir gün zeminine serilecek o mübarek halı çoktan dokunmuş, bir kenarda demlenmeye bırakılmış olan o mübarek mekânda iki rekat namaz kılmak nasip olur da bir hayal kırıklığına uğrarız diye söylüyorum.

“Altı üstü bu muymuş?” dememek için eşime dostuma yönelttiğim bir ikaz bu sadece.

Bazı şeylerin etkisi olurken değil, olmazken daha fazladır.

Soluduğumuz hava gibi, içtiğimiz su gibi.

Yokluğunda gündem olur, varlığında anmazsın bile…

Ayasofya’ya olan da o olacak.

Aylarca peşinden koştuğun kız ile ilk randevu sonrası “o kadar da değilmiş” diyen hayta, bu hissi en iyi sen anlarsın.

Açıldıktan sonra açılmış olması hadisesi de normalleşecek.

Ne olağanüstülükler normalleşmedi ki memlekette?

Ayasofya mı dayanacak?

Neyse bitti...

Vesilenizi maksat ittihaz etmeyin, dünyanız yıkılmasın!

<p>Sosyal medyada en çok paylaşılan haftanın viral olmuş videoları 'GÖRMELİSİN'de sizlerle!</p>

Görmelisin

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, geleneksel sporlar tesisinin açılışını yaptı

Galatasaray Kulübünde yeni kurulan kadın futbol takımı tanıtıldı

Bingöl'de 284 kilo 200 gram esrar ele geçirildi