• $ 7,9701
  • € 9,4633
  • 487.203
  • 1190.63
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Üç mesuliyet yazısı

Türkiye’de siyaset kurumunun her şeyin mesulü olmak gibi bir kaderi var.

Özü itibariyle reddetmiyorum bu kabulü ancak siyaset haricindeki kurum ve kişilerin sorumluluk paylaşımından kaçınmasını ayıplıyorum.

Her türlü rezaili milyonlar akıtarak yiyen tiplerin “millet aç aç” diye slogan atması, “açız” ahü enininde bulunması, inandırıcılığı bir yana, gerçekten aç olanlara saygısızlıktan başka bir şey ifade etmiyor.

Fakirliğin hakikati bu gibilerin dillerinde oyuncak olmasıyla tahfif ediliyor.

İstenen tek bir şey var, siyaset kurumu ve siyasetçi fakir olsun.

Böyle bir talep var. Bence anlamsız ancak tartışılabilir.

Buna mukabil memlekette hiç kimse hiçbir şeyin mesulü hissetmediği için kendisini, hep muhatabından bekliyor bir şeyleri.

Mesuliyet eğitimi verilmeli çocuklarımıza ilkokulda demiştim daha önce. Hala aynı kanaatteyim.

İktidar algısı da aynı şekilde tezahür ediyor.

“Efendim, Ahmet Necdet Sezer kırmızı ışıkta dururmuş” hikâyesi anlatıyor seninki.

Siyasilerden bunu talep ediyor.

Az evvel trafikte sittin ihlal yaptığını hatırlamıyor.

Zira mesuliyet memleketimizde hep başkasına yük bir şeydir.

Neticede sanal iktidar alanlarını sorgulatmayan kişilerin siyasal iktidarın iktidar sahasını sorguladığı bir ülkede yaşıyoruz.

Sanatçı titri ile gece vakti yasak saatte kameralara yakalanmış…

Evet, insanın özel hayatına saygısı olduğunu iddia edemeyeceğimiz bir paparazziler ordusunun İstanbul sokaklarında kol geziyor oluşu bir vakıadır, fakat sıkıntı bunun boyutlarını aşmış vaziyette.

Kendisine yanaşıp “efendim bu saatte dışarıda olmanız münasip mi?” diye soran basın mensubuna “Herkes haddini bilecek” diye bağırıyor.

Hasıl-ı kelam, adam aslında olmayan ancak sanatçı olduğu için var olduğunu sandığı bir iktidarı dahi sorgulatmıyor.

Ki bu iktidarın adı, kanunun icbar ettiği şartların kendisi için geçerli olmayışı iktidarıdır.

İstisna edilebilir bir müstesna olmasını ününe borçlu olduğunu düşünüyor ve sorgulatmıyor.

Böyle sanal iktidar sahalarının var kabul edildiği bir ülkede hakiki iktidar sahalarının varlığı sorgulanıyor.

Demokrasi istisnaları dahi çıkarsız kurallara bağlı bir sistemdir.

Ve illa ki olmazsa olmazı mesuliyet hissine sahip, mümeyyiz fertlerin suiistimal kültüründen uzak duruşudur.

Bari bunu göz önünde bulundursalar.

AZİZ TAKLİDİ

Selahattin Demirtaş’ın, kendisinin eşi olmasından başka bir vasfını bilmediğimiz eşine yönelik ne idüğü belirsiz bir tivit atılmış.

Atan kimin nesidir belli değil.

Her gün hemen hepimiz hakkında onlarca saçma sapan tivitin atıldığı bir memlekette birden bire cemaziyelevvellerini bildiklerimiz aziz taklidi yapmaya başladı.

Kadının yüceliğinden, dokunulmazlığından dem vurur oldular.

Evet, katılıyorum da bu dizi iki aydır vizyonda değil.

Yemediğiniz halt, kırmadığınız ceviz, haleldar etmediğiniz onur, katletmediğiniz haysiyet mi kaldı?

Şimdi durmuş aziz taklidi yapıyorsunuz.

Hem de hiçbir temsil vasfı olmayan bir müptezelin aşağılık bir tiviti sonrası yapıyorsunuz bunu.

Bir keçiye tüm günahlarını yükleyerek taşraya salan İsrail’in hahamı uğramış memlekete.

Müptezelin tivitine tepki verilmesiyle birlikte herkesin sabıkası temizlenmiş, hırslarından günahlarından arınmış oluvermişler.

Bir tüy gibi hafiflik, bir herkesi yargılayabilme salahiyetinin apoleti takılmış tanıdık omuzlara.

Allah aşkına onur, gurur, namus, şeref, haysiyet vb. gibi kavramlardan mümkün mertebe uzak durun da bu kavramlar anlamını yitirmiş, içi boşalmış saçma söz öbeklerine dönüşmesin.

EMRE CEMİL AYVALI

CNN Türk ekranlarında yaşananlar ve akabinde ortaya konulan reaksiyonlar memleketimizde yaşanan mesuliyet krizini de gözler önüne seriyor.

Yirmili yaşlarını yeni geçmiş bir genç siyasetçi adayı bir cümle etti.

Hemen herkesin hemen her gün kahve köşesinde, otobüs durağında, vatsap gurubunda ettiği lafları etti.

Evvela babası yaşında bir hukukçu “Bu bir itiraftır” dedi mal bulmuş mağribicesine…

Akabinde villasını yürüteninden yedi ceddi devlete çöreklenmiş kifayetsiz iktisatçılara kadar bildiğiniz tiplerin hemen hepsi “AKP’liler itirafta bulundu” naraları attılar.

Elbette kafaları çalışmıyor değiller.

Acizler sadece.

Hiçbir kul mesulü, faili yahut şahidi olmadığı bir fiilin muterifi olamaz.

Bunu itiraf edemez.

Ben Türkiye Cumhuriyeti adına bir itirafta bulunamam örneğin.

“Ukrayna uçağını biz düşürdük” desem hiç kimse bunu bir itiraf olarak almaz.

Mesulü değilim zira.

“Efendim, arkadaş AK Parti medya bilmemne başkan yardımcısı…”

Olabilir ama otuz yaşında.

“İtiraf etti” dediğiniz şeylerin yaşandığı süreç yaşanmaktayken en büyük kaygısı muhtemelen ütüldüğü bilyeleri geri kazanmaktı.

Çocukluğuna denk gelen zamanlarla ilgili bir takım tespitlerde bulundu, aynı benim Özal hakkında bulunduklarım gibi.

Ta neden sonra hikaye suretinde dinlediği şeylerden bahsetti.

Biraz da sözün şehvetine kapılarak...

Mesele değil, ekrana çıkan herkes bilir ki oranın bir raconu vardır ve kötü niyetli bir kimse değilseniz program konukları ile karşılıklı olarak itibarınızı emanet edersiniz birbirinize.

Konuları şahsileştirmez, muhatabınızın özeline girmez, büyük bir pot kırması halinde reklam arasında ikaz eder, tashih etmesine yardımcı olursunuz.

En azından biz böyle öğrendik.

Mal bulmuş mağribi gibi üstüne giden bir argüman fakirinin şehveti, Ayvalı’nın şehvetinden inanın daha rahatsız ediciydi.

Demirtaş tivitini atanı AK Parti yetkilisi göstermek isteyen acz, Ayvalı’yı da yirmi yıl öncesinin itirafını yapabilecek reşadette göstermek istedi.

Siz unuttunuz ama biz hatırlatalım, AK Parti sizin unutmak isteyeceğiniz kadar uzun süredir iktidarda ve bu çocuklar AK Parti öncesi rezillikleri bilmedikleri gibi ilk dönemlerindeki kavgalara da akılları erecek kadar yaşlı değiller!

Taceddin Kutay Diğer Yazıları

Monere

12.06.2020

Tren istasyonu

03.06.2020

Ayasofya

29.05.2020

Kağıthane'de 4 katlı iş merkezinde yangın çıktı

Kağıthane'de 4 katlı iş merkezinde yangın çıktı

İstanbul'daki sis havadan görüntülendi

İstanbul'daki sis havadan görüntülendi

Başkan Erdoğan, Kayseri'de

Başkan Erdoğan, Kayseri'de

Bugüne kadar bulunmuş büyük hazineler

Bugüne kadar bulunmuş büyük hazineler