• $ 7,8434
  • € 9,3026
  • 483.71
  • 1218.24
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Tren istasyonu

Malumunuzdur, iç karartmayı sevmiyorum.

Okunduktan sonra “okumaz olaydım” dedirten yazarlardan etmesin Allah.

Velakin, mosturamız bozulmasın diye dehre yalakalık yapacak da değilim.

Bir tünele girdik, ilerliyoruz, karşıdan güneş ışınlarının ilk huzmesi geliyor…

Ardı görülmeyen tünelin viraj noktasındaki duvarda hafif titreşen gölgeler beliriyor ilkin.

Bir ümit beliriyor önce içimizde, mazinin güzel hatıraları…

Ne de güzeldir güneş… Çocukluktan yüzlerde hatıranın eşsiz tadı yerleşiyor genzimize…

Sonra nedense saatimize bakıyoruz.

Henüz gece yarısı…

Büyük bir hızla tren yaklaşıyor!

Güneş sanıp da heyecanlandığımız, aslında burun buruna gelmemizle hayatımıza kastedecek olan ruhsuz bir tren…

Hedefe kilitlenmiş, sağa sola gitme esnekliği olmayan; dümeni ise parasını verenin düdüğünü çalan Allahsız bir makinistin elinde olan tren.

Üstümüze doğru geliyor, durmayı amaçladığı ilk durak evimizin salonu.

Tedbir almalı.

Amerika karıştı.

Fransa bıraktığı yerden devam edecek…

Almanya hareketlenecek.

Tren doğuya doğru hızla yol alıyor.

Tabelası Orient Express.

Nihai durağı Türkiye’dir.

Bakmayın siz analiz beceriksizi solcularımızın, içlerinde taşıdıkları ve asla teskin olamayacak olan devrim hevesleri sebebiyle, treni barış ve mutluluk treni zannetmelerine.

İflah olmaz devrim sevdaları onlara Gezi’yi de, Coni’nin kucağında lala paşa oynadıkları ve üç günde bir destansı şekilde ölümsüzleştikleri Rojava’yı da devrim olarak sunmuştu.

Yaklaşanı da devrim olarak sunuyorlar, o gün geldiğinde ellerinde kızıl bayraklarla halkı devrime çağıracaklar.

Oysa trenin yükü bambaşkadır.

Korona sonrası, küresel sermaye bambaşka bir semirtilme ihtiyacı içinde.

Sermaye yoğunlaşmasının çok radikal bir evresi bu…

Pek çok büyük balığın küçük balığa saldırdığı…

Bakmayın siz devrim kokusu alanlara.

Onlar, heveslerini tatmin için ilerlemecilik bahanesine sığınarak on senedir emperyalizme uşaklık etmekte.

Gezi’de ve Rojava’da olduğu gibi yine emperyaliste uşaklık edecekler.

Oysa trenle gelen gerçek şudur:

Sermayenin büyük bir akümülasyona ihtiyacı var.

Tortu gibi dibe çökmesi gerek bazılarının ki yukarıda kalmasına rıza gösterilenler kalabilsin. Onların da bir kısmı bir süreliğine orada tolere edilebilecek.

Bu çökertme işlemi için de bir santrifüje ihtiyaçları var.

Yaklaşan karışıklık bu nevdendir.

Kapitalizm, varlığını borçlu olduğu ve sayesinde geliştiği şey olan işsizliği yeniden devreye sokacak korona sonrası.

O işsizlik ki, sayesinde kapitalizmin en temel ihtiyacı olan ucuz iş gücü temin edilir ve günümüz kapitalizminin çok ihtiyaç duyduğu, vekâlet savaşlarında mayın eşeği gibi patlayacak gönüllü savaşçılar o sayede devşirilir.

Evet, pandemi sonrası işsizlik sert bir duvar gibi çarpmakta dört bir yanımızdaki ahbabımızın suratına.

Fakat sanmayın ki kitleler büyük ihtiyaçları sebebiyle ve haksızlıklara direnerek ayaklanacak…

Aksine, günümüzün insanı için en fazla muhrik olan manipülasyon devreye sokulacak.

Sokulmamış gibi sanki…

Bir süredir manipülatif faaliyetler en üst seviyesine ulaştı.

Kürtçe şarkı dinlediği için öldürülen çocuk yalanını söyleyecekler.

Ve daha Google’a bakmadan hatırlayamayacağım onlarca yalan ile toplumun bir kesiminin sinirlerini çelik gibi gerecekler.

Bir kesimi ise ramazan günü minarelerinde çav bella çalarak, eşcinselliği tenkit eden müftü efendisini mahkeme kapılarına icbar ederek tahrik edecekler.

“Çıkın da gösterelim size” dedirtecekler.

Yaklaşan Trendir arkadaşlar…

Tren farının ışığında hiçbir çiçek yetişmez.

Uzatmanın âlemi yok, dedim ya iç karartmayı sevmem.

Düdük falan çalmadan sinsi sinsi ve hızlı hızlı yaklaşan bu trenin önünden çekilmeli, muhatabı olmamaya gayret etmeli.

Biz bu istasyonun çocuğuyuz.

Kırılacak cam çerçeve, yıkılacak duvar, yanacak perde, yaralanacak çocuk hep bizimdir.

Tren gelecek, mefsedetini bırakacak ve gidecek.

Biz ise o gittikten sonra dahi kendi tren istasyonumuza ateşler açmaya devam edeceğiz.

Yapmamalı.

Treni gönderen alçağın lokomotifine vagon olmamalı.

Uslu durmalı erenler. Uluemirden “baklayı çıkar” emri gelene kadar uslu durmalı.

Allah encamımızı hayretsin. 

Taceddin Kutay Diğer Yazıları

Ayasofya

29.05.2020

Elveda Elfirak

21.05.2020

Pardon

12.05.2020

Prefabrik

08.05.2020

Kaos

04.05.2020

Galatasaray - Alanyaspor maç yorumu

Galatasaray - Alanyaspor maç yorumu

Sur'daki tescilli 'Diyarbakır evleri' restore ediliyor

Sur'daki tescilli ''Diyarbakır evleri'' restore ediliyor

Atılan çöpler nehir debisi düşünce ortaya çı

Atılan çöpler nehir debisi düşünce ortaya çıktı

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantıs&#

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'na başkanlık etti