• $7,1667
  • €8,7392
  • 415.403
  • 1483.02
19 Ocak 2021 Salı

Ruhu Kurum Bağlamıştan Uzak Durmak Üzerine

Ne tenakuzdur ki ölümün remzi olan kış mevsiminde, kar yağdı diye gönlümüzde bahar açıyor. Çocukluğa ait bir şeylerin akıp giden ömür filmi içinde bir karede görünmesi nev’inden bir mutluluk vesilesidir bu olsa olsa.

Ve ne acaip tenakuzdur ki, takvimimiz her yeni yılı, bahar ile değil kış ile başlatıyor. Oysa doğmaya, dirilmeye, başlamaya remiz olan bahardır. Ürd-i behişt ile başlasa yeni takvim yılı daha münasip olmaz mıydı?

Güneş takvimi - ay takvimi tartışması yapmıyorum. Bir yanlışlık var bu işte.

Kimi sene okulların tatil edildiği, kimi sene sokakta kalan âdem babaların soğuktan can verdiği günlerde, insanlara “yeni bir yıla giriyoruz, sevinin” teklifinde bulunanlar neticede bir mutluluğa çağrıda bulunmaktadırlar. İtiraz edemem.

Gelgelelim bedbin bir ruhu, kasvetli bir günde sebepsiz ümide davet ederken, aslında başlangıç noktasıyla hedeften uzaklaştırmaktadır bu kimseler.

Başlangıç noktanız, güzel olan, sizi ümitvar eden, gönlünüzden kasaveti gideren bir şey olmalı. Öyle başlarsanız bir adım sonrası için bir ümit inşa edebilir, kendinizi bir hayra nispet edebilirsiniz.

Her işin iptidası, besmeleniz yani, hayırlı niyet ve hayırlı akıbet için bir şeyler yapmak değil midir?

Olmazsa da olmaz. O da rızık. Vermediyse eğer vermiyor demektir. Kime itiraz edeceksin?

Lakin esbaba adam gibi tevessül etmeli. Patatesten hoşaf olmaz. Dilerseniz deneyin. Nişastalıdır her şeyden önce. Olmaz. Bir olur meyve ile kaynatmalısınız hoşafınızı.

2023 seçimlerinden dem vurarak gençlerin politikleşmesini talep edenlerin davetlerine bir bakıyorum, dehşetle irkiliyor her azam.

Gençlere bir vizyon, bir projeksiyon sunmuyorlar.

Aksine, ümit bekledikleri yegâne şeyi gençlik reaksiyonu olarak tarif ediyorlar.

“Ey genç, sen hoşnutsuz olursan memleket kurtulur” gibi bir önerme ile başlanabilir mi bu hikâyeye?

Bu abus zemin sizin siyasal hedeflerinize belki hizmet edebilir; lakin gönlünde dört mevsim baharı yaşayan bir gençten, afakı grileştirici bir gözlük takmasını talep etmeniz ayıp olmuyor mu?

Yan yana, yüz yüzeyim bu gençlerle sürekli. Kendilerine tesir eden havayı kokluyorum.

Bir yandan ruhu kurum bağlamış hodendişlerin tezviratıyla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan istikbal hedeflerini tasarlamaya gayret ediyorlar.

Ayağında pranga koşmaya çalışan bir mahkûma çevirmekten bu gençleri, nedendir hiç hazer etmeyişiniz? Hakikaten herkes sizin kadar nefret etse hayattan, çok mu mutlu olursunuz?

“Dert sahibi olmasın, gam çekmesin, hedonist olsun çocuklarımız” demiyorum. “Kötüye kötü demesinler, reaksiyoner olmasınlar” demiyorum. Aksine olanca güçleriyle haykırsınlar dillerine geleni. Gençliğin ayrılmaz bir parçasıdır reaksiyonerlik.

Bilakis dursa, durulsa yosun bağlayacak bir sudur genç. Hiç sevmem koyun gibi kafasını eğmiş, ne desem “evet hocam” diyen arkadaşların mütevekkil tavrını. O tavır Allah’a tevcih edilir, kula değil!

Ben gençlerin psikolojilerini alt üst etmenizden bizarım.

Sağlıklı bir hissiyata sahip olmayan adam raksiyon gösterse ne olur, göstermese ne olur?

Söverken bile ayağı yere basan aklı başında adamların reaksiyonerliğidir ihtiyacımız olan.

Adım atmağa mecali olmayan gencin havaya savrulmuş ıslık misali sövmesinden bir hayır çıkmaz.

Siz reaksiyoner değil, moron yaratmaya gayret ediyorsunuz. Belki bilerek belki de şuursuzca. Fakat attığınız her taş suya değil, yüzenlerin başına iniyor.

“Bedbinlik ile başla hayata ve yık karşında var olan ne varsa. Sana hakiki hiçbir teklifle gelmiyoruz. Tek vaadimiz, yeterince aksiyoner olursan var olanın yıkılacağıdır” dediğiniz genç dimağlara bir parça merhamet ediniz ve hakiki bir alternatiften bahsediniz.

Gündelik siyasetten, Erdoğan’dan, Kılıçdaroğlun’dan, Ak Parti’den, CHP’den, muhalif olmaktan falan bahsetmiyorum. Müşahhas olarak bir kimseyi de hedef almıyorum. Bu bir tutum.

Hayata rıza ile yaklaşmayan gençlerimizin, neyi değiştireceklerini bilmeden bir şeyleri yıkma hevesi ile meşbu kılınmasıdır bahsettiğim.

Sonra?

Sonrası koca bir hiç!

Bir boşluk.

Boşluğa davet ettiğiniz, elin oğlu-kızı olunca konforlu oluyordur muhtemelen. Tohumuna para saymadınız. Lakin en büyük sermayesi bir gencin, ümittir. Elinden alırken bir parça mes’uliyet duyunuz.

Yola çıkmadan aküsünü boşalttığınız araçlarla bir barikat kurmayı amaçlıyorsanız eğer, bu barikatı en kıymetli sermayemiz ile kurmaya çalıştığınızı hatırlatmak isterim.

Altın külçesi ile olmaz, kenarda taşlar duruyor. Onlara yönelin.

Bir parça mes’ul hissedin kendinizi gençlere karşı.

Haydi, onlar sizden ve hissiyatınızdan uzak duracak iz’ana gençlik toyluğu sebebiyle sahip değiller. Bari siz, ne bednam kimseler olduğunuzu bir an olsun hatırlayın ve kendiniz kendinizi gençlere mani olmaktan alıkoyun.

Belki, bugün ile başlayan hayatınızın bundan sonraki kısmı, gençlerden yansıyan ışıltı ile bir parça revnakdar olur.

Hiçbir şey yapmayarak mutlu olursunuz.

Ne dersiniz?   

<p>Sıcaklıkların yurt genelinde mevsim normallerinde seyrettiğini belirten Yusuf Ziya Yavuz şunları

Meteoroloji'den yağış ve çiğ uyarısı!

Bitlis'te metrelerce yükseklikteki karla zorlu mücadele böyle görüntülendi

Karlı ve sisli hava Yıldız Göleti'ne estetik kattı

Kars'ın asırlık abideleri minyatüre dönüştü