• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
1 Haziran 2023 Perşembe

M. Furkan Kamalak'ın sektörü

B.

İstanbul Üsküdar'dan Ş. Ö. isimli vatandaş geçtiğimiz günlerde bana bir dava dosyası iletti. Esasen saçma sapan bir şey. Uğraşmaya ar edeceğiniz kadar sakil bir dava. Özetle, şu Facebook'ta sürekli gördüğünüz o meşhur kaplumbağa hikayesi var ya, işte o. Mahallenin veletlerini hesap edemedim hikayesi.

Ş. Bey bu hikâyeyi görmüş ve profilinde paylaşmış. Üstelik yazan da kendisi değil. Paylaşımından tam 19 dakika sonra kendisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş. Şikâyet sahibi Meral Akşener, vekili ise Avukat M. Furkan Kamalak. Akabinde uzlaştırıcı tarafından aranmış Ş. Bey, 17 bin lira talep edilmiş.

Dedim ya saçma sapan bir şey. Doğal olarak böyle bir parayı sokağa atmak istememiş Ş. Bey ve reddetmiş. Haziran'ın 11'inde davası var.

Böyle saçmalık mı olur diye hayret ettim. Küçük çaplı bir araştırma yaptım.

Saadet Partisi'nin eski genel başkanlarından Mustafa Kamalak'ın oğlu, M. Furkan Kamalak'a ait Kamalak Hukuk Bürosu meğer bu işi biteviye yapmaktaymış. Bir hukukçu dostuma sordum "bu nasıl mümkün oluyor?" diye. Öyle ya anlayamadım. Meğer Kamalak Hukuk Bürosu hukukçular arasında çoktan nam yapmış. Onun gibi nice hukuk bürosu da benzer yöntemlerle vatandaşı tecessüs ediyormuş. Hukukçu dostum şöyle özetledi: "Stajyer yahut genç avukatları oturtuyor bilgisayar başına, özellikle orta yaş üstü profillerce yapılan paylaşımların anında ekran görüntüsünü alıp suç duyurusunda bulunuluyor. Akabinde uzlaşma ile para talep edilip, yaşı geçkince vatandaşlardan 15-20 bin, ne olursa davadan vaz- geçme şartı olarak alınıyor. Belli bir yaş grubunun hedef seçilmesi ise, bu vatandaşların daha kolay ikna edilmesi ve sürecin zahmetsizce yürütülmesi. Taze mezun hukukçuların bu bürolardaki işi gücü sosyal medya takibi yapmak." Pek tabii bir meslek ve icrası söz konusu ama buna diyecek bir şey olamaz ama durumun birçok yönüyle mağdur ettiği bir kesim var...

Nasıl olup da 19 dakika sonra tespit yapılıp şikâyette bulunuldu böylelikle açığa kavuşuyor benim için. Tespit yapılıp derhal UYAP üzerinden suç duyurusu... Kişiye pişman olmaya bile imkân tanımayan bir yaklaşım... Mevzunun beni asıl dehşete düşüren kısmı ise şurası: Yine benim bilemeyeceğim ancak hukukçu dostumdan rivayet edebileceğime göre Meral Akşener'in bizzat şikayetçi olduğu dava sayısı 15 bini aşmış, 20 bine yaklaşmış. Her dosya önce uzlaşma teklifi ve bir meblağ belirlenmesi ile başlıyorsa, üzerinde konuştuğumuz paranın eski ifadeyle kaç trilyon olduğunu varın siz hesap edin.

Fâilden bağımsız olarak söylüyorum, bu hukukun sektörleştirilmesi, adeta bir köprü haline getirilmesi, en basit tabiriyle hakkın bir tür kötüye kullanımı... Hukuk büroları Deli Dumrul gibi geçenden beş, geçmeyenden on alıyor. Bendeniz ilk defa duydum bu durumu, meğer haberlere konu olmuş. Üstelik Ankara Cumhuriyet Savcılığı da bu durum hakkında şöyle bir karara varmış: "dosya sayısı da dikkate alındığında müştekinin bu durumu meslek haline getirdiğinin değerlendirildiği, hiç kimsenin kendi yarattığı, haksız bir durumdan menfaat temin edemeyeceğinin evrensel bir hukuk ilkesi olduğu, bu kapsamda kişilik değerlerinin rencide edildiğinden bahisle şikayetçi olunmasının da hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, söz konusu soruşturmanın yürütülmesinde kamunun da menfaatinin bulunmadığı anlaşılmaktadır."

Yani demiş ki "siz hukukçuluk yapmıyorsunuz, haraç kesiyorsunuz."

Meral Hanım'ın politik söylemleriyle kıyaslayınca ayrı bir fecaat karşımızda duruyor. Konuşan Türkiye, fikir özgürlüğü, gençleri dava eden Erdoğan vs...

Elbette hakaret etmek hürriyetini talep etmiyorum, fakat zorlama yorumlarla hakaret olmayan şeyleri hakaret kategorisine sokmak ve insanlardan ceza alacakları tehdidi altında para talebinde bulunmak hukuka olan güveni sarsan bir durumun ortaya çıkmasını sağlamış.

Yeni dönemde Adalet Bakanlığı umarım bu durumun önüne geçecek bir düzenlemeye imza atar. Zira bu durum hak arama özgürlüğü değil, üzerinde düşünülmesi gereken -bence haksız- bir kazanç kapısı...

<p></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteklediği festivalin açılışına, sa

11. Boğaziçi Film Festivali'ne yoğun ilgi

BİM 12 Aralık 2023 aktüel ürünler kataloğu

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı